Endogenous retroviruses türkçesi Endogenous retroviruses nedir

  • Genomunu proviral genom olarak enfekte hücre genomuna entegre eden, dikey yolla diğer yavru hücrelere geçen ve çoğalması hücre genlerinin kontrolü altında bulunan retrovirüsler.
  • Endojen retrovirüsler.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Endogenous retroviruses ingilizcede ne demek, Endogenous retroviruses nerede nasıl kullanılır?

Endogenous : İçinden büyüyen. İç oluşlu. Hücre ya da sistem içinden gelen; dokularda biyosentez ve yıkım olayları. İçerden yaratılan. Endojen. İçten doğmuş. Hücre veya sistem içinden gelen. dokularda biyosentez ve yıkım olayları. İçkaynaklı. İçten büyüyen. Endojenöz.

Retroviruses : Sığırların lökozizi, koyunların visna/maedi, atların bulaşıcı anemisi ve kedilerin immün yetmezlik hastalığıyla insanlarda görülen aids hastalığı virüsleri gibi, yapılarında pozitif anlamlı ve tek zincirli rna genomu bulunduran, zarflı ve yaklaşık 100 nm büyüklükte virüslerin oluşturduğu virüs ailesi, aids ve tümör virüslerinin yer aldığı virüs ailesi, retroviridae. Retrovirüsler.

Endogenous dynamics : İçsel devingenler.

Endogenous forces : Yanardağlar ve bunların yeryüzüne püskürdükleri kızgın magmanın etkileri, depremler, kırılma ve kıvrılma gibi olayları yaratan ve kökeni yeryuvarının içinde olan güçlerin tümü. bk. dışgüçler. İçgüçler.

 

Endogenous money supply : İçsel para sunumu. Merkez bankasının pasif konumda olduğu durumda; hanehalkı, firma ve bankaların davranışlarıyla iktisadi hayatın gereksinimlerine göre belirlenen para sunumu.

Endogenous pyrogen : Endojen pirojen. Konak hücresi tarafından üretilen ve konakta ısı artışına neden olan interlökin-1 gibi bir lenfokin.

İngilizce Endogenous retroviruses Türkçe anlamı, Endogenous retroviruses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Endogenous retroviruses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A amplitude mod : Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır. A-mod görüntü.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Aks kemiği dışında. Abaksiyal. Eksen dışı. Eksenden uzak.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal palpation : Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon. Abdominal palpasyon.

Abdomen : Batın. Abdomen. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Karın. Böcek gövdesinin alt kısım.

 

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

Abattoir : Mezbaha. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Kesimevi.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

Endogenous retroviruses synonyms : a clay, abdominal pain, abdominal ovariectomy, abdominal distention, a c deformity, a c syndrom.