Energy türkçesi Energy nedir

  • Taneciklerin devinimini ya da devinim yapabilme gerilimlerini ölçen nicelik.
  • Özdeğin iş yapabilme yeteneğinin ölçüsü olan nicelik. (konumsal görelikten doğan gizilgüç ya da konum değişiminden doğan kinetik erke gibi biçimleri, ısı ve iş gibi bir dizge ile çevresi arasında aktarım türleri; ışınım, elektrik, yüzey erkeleri gibi türleri vardır.).
  • Can.
  • Erke.
  • Derman.
  • Bilgisayar, biyoloji, coğrafya, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Canlı organizmalarda katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi.
  • Maddede var olan ve ısı ışık biçiminde ortaya çıkan güç.
  • Güç.
  • Gayret.
  • Kudret.
  • Doğada çeşitli hallerde görünen iş yapabilme yeteneği. değişlik yollarla bir türünden ötekine dönüşebilen bellibaşlı erke türleri erkil, devimsel, elektriksel, ısıl, ışıl, kimyasal, çekirdeksel erkelerdir.
  • Çalışmada, her türlü üretimin yaratılmasında, ulaşımda sayılı bir dayanak olan, bir bölümü elektrik, akaryakıt, kömür vb.; bir bölümü de rüzgar, su, güneş ısısı gibi kaynaklar ya da insan ve hayvandan sağlanan güçlerin tümü.
  • İş yapabilme yeteneği. (erkenin gizil, devimsel, elektriksel, ısıl, kimyasal, nükleer, radyan gibi çeşitli biçimleri vardır ve bunlar, uygun araçlarla birbirlerine çevrilebilir. erkenin sı birimi jul'dür, simgesi e'dir).
  • Erk.
  • Genellikle kalori veya jul olarak ifade edilen, sistemin faaliyet veya iş yapma yeteneği.
  • Mecal.
  • Kuvvet.
  • Enerji.
 

Energy ile ilgili cümleler

English: A national campaign for energy saving is underway.
Turkish: Enerji tasarrufu için ulusal bir kampanya sürüyor.

English: A great deal of energy is locked up in the nucleus.
Turkish: Çekirdekte büyük bir enerji hapsedilmiştir.

English: Alcohol mixed with energy drinks can be a dangerous combination.
Turkish: Enerji içecekleri ile karışık bir alkol tehlikeli bir kombinasyon olabilir.

English: 31 percent of Germany's electricity comes from renewable energy sources.
Turkish: Almanya'nın elektriğinin yüzde 31'i yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanır.

English: A growing child who doesn't seem to have much energy perhaps needs medical attention.
Turkish: Büyümekte olan enerjisi olmayan bir çocuğun belki de ilaçlara ihtiyacı vardır.

Energy ingilizcede ne demek, Energy nerede nasıl kullanılır?

Energy agriculture : Biyoyakıt üretiminde kullanılan soya, ayçiçeği, kanola, aspir, şeker pancarı gibi her türlü bitkisel ürünün yetiştirilmesi. Enerji tarımı.

Energy balance : Enerji alımıyla harcaması arasındaki denge. enerji alımı enerji harcamasını aştığı zaman vücutta fazla enerji depolanır ve vücut ağırlığında artış görülür, pozitif enerji dengesi. enerji alımı az olduğunda vücuttaki depolar kullanılır ve vücut ağırlığında azalma görülür, negatif enerji dengesi. Enerji dengesi. Enerji dengesi bilançosu. Enerji denkliği. Erke denkliği. Enerji eşitleme. Termodinamiğin birinci yasasına göre, bir dizgeye giren çıkan erke türlerinin nicelikleri arasında kurulan denklik. (giren çıkan erke nicelikleri arasındaki ayrım, dizge içinde ya üretilmiş, ya biriktirilmiş ya da yitirilmiştir.). Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Erke dengesi.

 

Energy band : Enerji bandı. Enerji kuşağı.

Energy cable : Enerji kablosu.

Energy consumption : Enerji sarfiyatı. Erke tüketimi. Enerji tüketimi.

Energy exchange : Enerji değişimi. Yemlerdeki ham enerjinin organizmada meydana gelen kayıplar dikkate alınarak sindirilebilir enerji, metabolik enerji ve net enerjiye dönüşmesi.

Energy department : Enerji departmanı.

Energy dependence : Işınım enerjisindeki değişime bağlı olarak, fiziksel ya da biyolojik yanıtta oluşan değişim. Enerji bağımlılığı.

Energy distribution : Enerji dağınımı. Erke dağılımı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Işıyan akımmıknatıssal erkenin, dalga boylarına düşen tutarlarımı gösteren dağılım işlevi; bu dağılımı gösteren eğri. Sayıtım düzeneği kurallarına göre, belirli koşullarda hangi devinim kipinde ya da nicemsel erke düzeyinde, ne ölçüde erke bulunacağını gösteren ortalamalar. Enerji dağılımı. Enerji dağıtım.

Energy function : Enerji fonksiyonu.

İngilizce Energy Türkçe anlamı, Energy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Energy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Constrainment : Baskı. Mecburiyet. Zorlama.

Ardours : Ateş. Heyecan. Ateşlilik. Heves. Şevk. Hararet.

Doughtiness : Yiğitlik. Cesaret.

Vigour : Dinçlik. Coşku. Yaşama gücü. Zindelik. Yürürlük. Canlılık.

Electricity : Elektrik. İki nesnenin birbirine sürtünmesiyle, sıkıştırma gibi herhangi bir mekanik etki sırasında, ısının kimi örütler, ışığın kimi özdekler üzerindeki etkisiyle ya da ayrı potansiyelli iki özdek arasında oluşan ve etkisini çekme, itme, mekanik, kimyasal, ısıl vb. olaylar biçimin de gösteren erke türü. Elektriklilik. Eksiciklerin akım ve alanlarından oluşan görüngeler. Elektrik akımı. Duruk ya da devinen elektrik yüklerinin yol açtığı tüm görüntüleri inceleyen doğabilim dalı. Cereyan. Kıvıllık. Fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Elektrik yükünün yol açtığı bütün olaylar için kullanılan genel terim.

Erg : Erg. Enerji birimi.

Ardency : Tutku. Ateşlilik. Çaba. Heves. Şevk.

Radiant energy : Radyan enerji. Yayılan enerji. Işıyan erke. Isı ve ışık yayan enerji. Işınım erkesi. Yayılan dönüştürülen ya da alınan parçacıkların durgun enerjileri dışında kalan enerji (r). Fizik, uzay, kimya, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Işıyan enerji. Işıma enerjisi. Işınım halindeki erke.

Pith : Ökaryotlarda bir veya daha fazla bulunan, kalıtım materyali olan dna’yla çeşitli organik ve inorganik maddeler kapsayan, çift zarla çevrelenerek stoplazmadan ayrılmış olan hücre organeli, nükleus. halatlarda etrafına damarların, damarlarda ise damar tellerinin sarıldığı göbek kısmı, öz. En önemli kısım. Çekirdek. Yumuşak doku. Ruh. Öz. Süngerdoku.

Impetus : Zor. Teşvik. Saik. Yüreklendirme. Dürtü. Hız. Şiddet. Uyarı.

Energy synonyms : strenuosity, energy of activation, physical phenomenon, pep, drive, power, diligence, assiduities, jazziness, work, beloved, might, efforts, hearting, anima, darlings, brothering, clout, activity, friend, assiduity, conation, remedies, faculty, biosis, ardor, force, relief, capacity, darling, action, rest energy, energy state.

Energy zıt anlamlı kelimeler, Energy kelime anlamı

Ill health : Hastalık. Bozuk sağlık durumu. Sağlığın kötü olması. Sağlıksızlık.

Exothermic : Isı veren. Biyoloji, fizik alanlarında kullanılır. Isıveren ekzotermik. Isı verici. Enerjinin sıcaklık olarak çıktığı kimyasal reaksiyon. Bir süreç sırasında, dizgenin dışa ısıl erke verme özelliği. Isı çıkaran. Eksotermik. Isıveren. Çevreye ısı veren kimyasal işlem.

Energy antonyms : exoergic.

Energy ingilizce tanımı, definition of Energy

Energy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capacity of acting, operating, or producing an effect, whether exerted or not. Internal or inherent power. As, men possessing energies may suffer them to lie inactive.