Enerji nedir, Enerji ne demek

Enerji; bir fizik terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke.
  • Manevi güç.
  • Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç

"Enerji" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Isıl enerji. Elektrik enerjisi. Mekanik enerji."
  • "Size yaşamak enerjisini verecek kitaplar tavsiye ederim." - P. Safa

Biyoloji'deki anlamı:

Canlı organizmalarda katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi.

Felsefi anlamı:

[Bakınız: erke]

Kimya'daki anlamı:

Bir cismin, konumu, hareketi, taşıdığı elektrik yükü, içinde bulunduğu ortamdan daha yüksek sıcaklığa sahip olması sebebiyle iş yapabilme yeteneği. Durum enerjisi (potansiyel enerji), hareket enerjisi (kinetik enerji), elektrik enerjisi, ışık, ısı, kimyasal eneji ve nükleer enerji, başlıca türleridir. SI sisteminde enerji birimi Joule (J)' dür.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Maddede var olan ve ısı ışık biçiminde ortaya çıkan güç.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Genellikle kalori veya jul olarak ifade edilen, sistemin faaliyet veya iş yapma yeteneği.

Zooloji alanındaki anlamı:

(Lat. energia) Canlı organizmada katabolizma sırasında meydana gelen iş görme kapasitesi.

 

İngilizce'de Enerji ne demek? Enerji ingilizcesi nedir?:

energy

Osmanlıca Enerji ne demek? Enerji Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

kudret

Enerji hakkında bilgiler

Fizikte, enerji doğrudan doğruya gözlemlenemeyen fakat kendi konumundan hesaplanabilen fiziksel sistemin geniş, korunmuş bir özelliğidir. Enerji, fizikte temel önemdedir. Pek çok biçime girebilmesinden dolayı enerjinin kapsamlı bir tanımını yapmak imkansızdır ama en yaygın tanım şudur: Enerji, bir sistemin iş yapma kapasitesidir. Fizikte iş, kuvvetin yer değişim yönündeki bileşeninin etkisinin yerdeğiştirmeyle çarpımı olarak tanımlanır ve enerji, iş ile aynı birimle ölçülür.

Fizikte, enerjinin önemi için bir sebep; enerjinin korunma özelliğidir. Enerjinin korunumu yasası şöyle söyler: Enerji ne yaratılabilir ne de yok edilebilir, sadece farklı biçimlere dönüştürülebilir. Enerjinin bir hacim alanı içerisindeki bütün biçimlerinin toplamı sadece o hacme giren ya da o hacimden çıkan enerji miktarı ile değiştirilebilir. Enerjinin önemi için diğer sebep; enerjinin alabileceği farklı biçimlerin sayısıdır. Kinetik enerji (hareket enerjisi) ve potansiyel enerji enerjinin iki temel kategorisidir. Kinetik enerji atılan bir beyzbol topu gibi hareketli bir kütle tarafından taşınan hareketin enerjisidir. Potansiyel enerji kütleçekim alanı, elektrik ya da manyetik alan gibi bir kuvvet alanı içerisindeki objelerin konumları tarafından etkilenen enerjidir. Örneğin; yer çekimine karşı kaldırılan bir nesne içerisinde, eğer düşerse kinetik enerjiye dönüştürülen, kütleçekim potansiyel enerjisi depolar. Işık gibi elektromanyetik dalgaların ışıma enerjisi, katı cisimlerin bozulması ya da esnemesi sonucu elastik enerji, örneğin; bir yakıtın yanmasıyla oluşan kimyasal enerji ve ısı enerjisi, maddeyi oluşturan parçacıkların belirli bir rastgele hareketinin mikroskopik kinetik ve potansiyel enerjileri enerjinin özel biçimlerini içerir.

 

Ancak, bir sistemdeki toplam enerjinin tamamı işe dönüştürülemez. Bir sistemin enerjisinin işe dönüştürülebilen miktarına kullanılabilir enerji denir. En fazla bozulan ve enerjinin en yüksek entropi biçimi olarak ısı enerjisi özel bir duruma sahiptir. Termodinamiğin ikinci yasası, enerjinin değişik biçimlerine dönüştürülebilen ısı enerjisinin miktarını belirler.

Her cisim durgunken kütleye sahiptir. Buna hareketsiz kütle denir. Durgun enerji Albert Einstein'ın E=mc2 eşitliği kullanılarak hesaplanabilir.

Enerji ile ilgili Cümleler

  • Yetmiş yaşındaki bir adam için o hala şaşırtıcı bir enerjiye sahip.
  • Panelistler enerji sorunlarını tartıştı.
  • Enerji içecekleri ile karışık bir alkol tehlikeli bir kombinasyon olabilir.
  • Enerji talebini azaltmalıyız.
  • Kahve enerji verir!
  • İnsanlar çalışmalarını sunarken daha enerjik olmalılar.
  • Enerji tasarrufu için ulusal bir kampanya sürüyor.
  • Biz bir restorana girdik ve akşam yemeğimizi yerken enerji krizini tartıştık.
  • Enerji içeceklerini alkolle karıştırma.
  • Günlük hayatında fazla enerji kullanmaya karar verdi.
  • Enerji kablosunu modemden ayır, yaklaşık bir dakika bekle, sonra kabloyu tekrar bağla.
  • Enerji depoluyor.
  • Ali çok enerjik değildi.
  • Enerji stoklarımızı israf etmemeliyiz.

Enerji tanımı, anlamı:

Madde : Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Bir cismi oluşturan öge, öz. Para, mal vb. ile ilgili şey. Duyularla algılanabilen nesne. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Molekül. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım.

Işık : Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.

Biçim : Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Biçme işi. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form.

Enerji kaynağı : Güç kaynağı.

Aktif enerji : Aktif gücün, zamanla çarpımından elde edilen ve kilovatsaat birimi ile gösterilen enerji.

Birincil enerji : Enerjinin herhangi bir değişim veya dönüşüm uygulanmamış biçimi.

Jeotermal enerji : Yer altından çıkan sıcak su veya sıcak su buharından elde edilen enerji.

Kinetik enerji : Bir cismin hareketini sağlayan veya hareket eden cisimlerde bulunan enerji.

Nükleer enerji : Atom çekirdeğinin parçalanmasından doğan enerji.

Serbest enerji : Kullanımı belli kurallara bağlı olmayan enerji.

Yenilenebilir enerji : Güneş, rüzgâr vb. kaynaklardan elde edilen enerji.

Atom enerjisi : Atom çekirdeklerinin parçalanmasından veya hafif atomların kaynaşmasından oluşan büyük enerji.

Güneş enerjisi : Bu enerjiyi ısınma veya suyu ısıtma amacıyla kullanan düzenek. Güneş'in çekirdeğinde yer alan füzyon süreci ile açığa çıkan ışıma enerjisi.

Enerjik : Aldığı kararları hızlı bir biçimde uygulayan. Enerji ile ilgili. Güçlü ve hareketli, aktif.

Enerjiklik : Enerjik olma durumu.

Ortay : Bir uzayı, bir yüzeyi eşit iki parçaya bölen (düzlem, çizgi). Bir düzlem şeklin aynı yöndeki paralel bütün kirişlerini eşit parçalara bölen (çizgi).

Organ : Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, uzuv. Bir görevi, bir işi yerine getirmekle yükümlü kuruluş.

Çalış : Çalma işi.

Vücut : İnsan veya hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Besin : Yaşamak, varlığını sürdürmek için gerekli şey. Yenilebilir, beslenmeye elverişli her tür madde, azık, gıda.

Manevi : Görülmeyen, duyularla sezilebilen, ruhani, tinsel, maddi karşıtı.

Fizik : Maddenin kimyasal yapısındaki değişiklikler dışında genel veya geçici yasalara bağlı, deneysel olarak araştırılabilen, ölçülebilen, matematiksel olarak tanımlanabilen madde ve enerji olgularıyla uğraşan bilim dalı. Kişinin dış görünüşü. İnsanın doğal yapısı.

Güç : Bir cihazın, bir mekanizmanın iş yapabilme niteliği. Fizik, düşünce ve ahlak yönünden bir etki yapabilme veya bir etkiye direnebilme yeteneği, kuvvet, efor. Bir ulus, bir ordu vb.nin ekonomik, endüstriyel ve askerî potansiyeli. Yeterliliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış kimse. Büyük etkinliği ve önemi olan nitelik. Ağır ve yorucu emekle yapılan, çetin, müşkül, kolay karşıtı. Bir toprağın verimlilik yeteneği. Bir akarsuyun aşındırma ve taşıma yeteneği. Sınırsız, mutlak nitelik. Bir olaya yol açan her türlü hareket, kuvvet, takat. Siyasi, ekonomik, askerî vb. bakımlardan etki ve önemi büyük olan devlet, devletler topluluğu. Birim zamanda yapılmış olan iş. Zorlukla.

Enerji akışı : Ekosistemde bir organizmadan diğerine enerji taşınması.

Enerji aktarımı : Tek etkileşim sürecinde, bir parçacığın atom ya da moleküle enerji aktarması.

Enerji almak : (kimya)

Enerji bağımlılığı : Işınım enerjisindeki değişime bağlı olarak, fiziksel ya da biyolojik yanıtta oluşan değişim.

Enerji bakımından zengin yemler : Kuru maddesinde en az 5 MJ/kg net enerji laktasyon veya 9 MJ /kg metabolik enerji içeren tahıl taneleri, bitkisel veya hayvansal yağlar gibi yemler.

Enerji bunalımı : Enerji üretiminin veya ülkeler arasındaki siyasi gerilimlere bağlı olarak dünya enerji sunumunun daralması veya daralacağına ilişkin beklentilerin oluşturduğu spekülatif ataklar sonucu enerji fiyatlarında ortaya çıkan aşırı artışın dünya ekonomisinde sermaye ve gelir kayıplarına yol açması.

Enerji değişimi : Yemlerdeki ham enerjinin organizmada meydana gelen kayıplar dikkate alınarak sindirilebilir enerji, metabolik enerji ve net enerjiye dönüşmesi.

Enerji dengesi : Enerji alımıyla harcaması arasındaki denge. Enerji alımı enerji harcamasını aştığı zaman vücutta fazla enerji depolanır ve vücut ağırlığında artış görülür, pozitif enerji dengesi. Enerji alımı az olduğunda vücuttaki depolar kullanılır ve vücut ağırlığında azalma görülür, negatif enerji dengesi.

Enerji sağlayan yem katkı maddeleri : Yemlere enerji kaynağı olarak katılan propilen glikol (dihidroksi propan), propiyonik asit, fumarik asit, melas gibi yem katkı maddeleri.

Enerji salıveren reaksiyonlar : Metabolizmada katabolik reaksiyonlarda dışarıya enerji vererek meydana gelen yıkımlanma olayları, ekzergonik reaksiyonlar. Serbest enerjinin salınımıyla oluşan kimyasal bir reaksiyondur. ∆Go negatif olduğunda serbest enerjinin kaybıyla kendiliğinden ilerleyen reaksiyonlardır.

Diğer dillerde Enerji anlamı nedir?

İngilizce'de Enerji ne demek? : n. energy, power, kick, drive, pep, pith, snap, steam, verve, vigor, vigour [Brit.], vim, vinegar, guts

Fransızca'da Enerji : énergie [la]

Almanca'da Enerji : n. Energie

Rusça'da Enerji : n. энергия (F), сила (F)

adj. энергетический