Engibenk olmak nedir, Engibenk olmak ne demek
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Şaşmak, şaşa kalmak.
[Bakınız: engi bengi olmak].
Boş bulunup ani bir şeyle irkilmek, korkmak: Dalmışım, Ayşe'nin sesiyle engibenk oldum.
Engibenk olmak tanımı, anlamı
Engi : Nezle. Bademcik iltihabı. Sancı, ağrı. Felç. O (kişi adılı). İşte, yanındaki, çevresindeki. Çene. Çocuk. Ateşli hastalıkta gelen bunalma, nöbet. hlk. Su sakağısı
Engibenk : Hayret, şaşma.
Olma : Olmak işi.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
Engi bengi olmak : Şaşmak, şaşa kalmak.
İrkilmek : Ürkerek geri çekilir gibi olmak. Vücudun bir yeri dışarıdan gelen bir uyarıcının etkisiyle kanlanıp şişmek, taharrüş etmek. Şaşırıp duraklamak. Akan bir şey, bir engel karşısında duraklayıp birikmek.
İrkilme : İrkilmek işi.
Korkmak : Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak. Yapamamak, cesaret edememek. Çekinmek, sakınmak, saygı duymak. Kaygı duymak, endişe etmek.
Korkma : Korkmak işi.
Şaşmak : Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek. Şaşırmak. Yolundan sapmamak, gidişini değiştirmemek, veya yanılmamak.
Kalmak : Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.
Ayşen : Ay gibi güzel ve şen olan.
Şaşma : Şaşmak işi.
Şeyle : Şöyle.
Bengi : Sonu olmayan, hep kalacak olan, ölümsüz, ebedî. Ege ve Güney Marmara bölgesinin halk oyunlarından biri.
Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.
İrki : Kuşku. [Bakınız: erki].
Kork : Bostan korkuluğu.
Diğer dillerde Engerekgiller anlamı nedir?
İngilizce'de Engerekgiller ne demek ? : vipers

Bu kısımda Engibenk olmak nedir? Engibenk olmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Engibenk olmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Engibenk olmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.