Enzim nedir, Enzim ne demek

Enzim; bir biyoloji terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde

Biyoloji'deki anlamı:

(Yun. en: içinde; zyme: bırakmak) Canlı hücreler tarafından meydana getirilen, biyokimyasal tepkimelerde katalizör olarak görev yapan bir protein molekülü. Katalizledikleri tepkimelerin tipine ve sayısına bağlı olarak, oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. Ferment.

Kimya'daki anlamı:

Canlı hücrelerce sentezlenen ve biyolojik olayları seçimli olarak katalizleyen, genel olarak protein yapısında polimer madde.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Biyokimyasal tepkimeleri başlatan, hızlandıran ve tepkime sonunda başlangıç yapısını koruyarak tepkimeden ayrılan protein yapısındaki katalizör bileşikler.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Hayvansal veya bitkisel dokular tarafından sentezlenen, besin maddelerinin sindirilmelerini sağlayan, organizmada maddelerin parçalanma ve birleşmelerini düzenleyen, bu işlemlerin yönünü ve hızını belirleyen fakat işlem sırasında değişmeyen organik, protein tabiatında maddeler. Katalizledikleri tepkimelerin tipine bağlı olarak oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar.

 

Zooloji alanındaki anlamı:

(anlamdaş. ferment), (Yun. en = içinde, Yun.zyme = maya, Lat. fermentum = enzim): Canlı organizmalarda meydana gelen ve sudaki çözeltisi özel bir madde üzerine, kendisi değişmeksizin etki yaparak onları sade molekül yapılı maddelere parçalayan azotu kapsar madde. Daima 'az' eki alırlar. Örnek: Lipaz, amilaz.

İngilizce'de Enzim ne demek? Enzim ingilizcesi nedir?:

enzyme, ferment

Fransızca'da Enzim ne demek?:

enzyme

Enzim hakkında bilgiler

Enzimler, kataliz yapan (yani kimyasal tepkimelerin hızını artıran) biyomoleküllerdir. neredeyse tüm enzimler protein yapılıdır. Enzim tepkimelerinde, bu sürece giren moleküllere substrat denir ve enzim bunları farklı moleküllere, ürünlere dönüştürür. Bir canlı hücredeki tepkimelerin neredeyse tamamı yeterince hızlı olabilmek için enzimlere gerek duyar. Enzimler substratları için son derece seçici oldukları için, ve pek çok olası tepkimeden sadece birkaçını hızlandırdıklarından dolayı, bir hücredeki enzimlerin kümesi o hücrede hangi metabolik yolakların bulunduğunu belirler.

Her katalizör gibi enzimler de bir tepkimenin aktivasyon enerjisini (Ea veya ΔG) azaltarak çalışır ve böylece tepkime hızını çarpıcı şekilde artırır. Çoğu enzim tepkimesi, ona karşılık gelen ve katalizlenmeyen tepkimeden milyonlarca kere daha hızlıdır. Diğer katalizörler gibi enzimler de katalizledikleri tepkime sonucunda tükenmez, ve bu tepkimelerin dengesini değiştirmez. Ancak, diğer çoğu katalizörden farklı olarak enzimler çok daha özgüldür (spesifiktir). Enzimlerin 4000'den fazla biyokimyasal tepkimeyi katalizlediği bilinmektedir.

 

Enzimlerin büyük çoğunluğu protein olmakla beraber, ribozim adlı bazı RNA molekülleri de tepkimeleri katalizler, bunun en iyi bilinen örneği ribozomu oluşturan bazı RNA'lardır.

Enzimlerin etkinliği başka moleküller tarafından etkilenebilir. İnhibitörler enzim aktivitesini azaltan moleküllerdir, aktivatörler ise enzim aktivitesi artıran moleküllerdir. Etkinlik ayrıca sıcaklık, kimyasal ortam (örneğin pH) ve substrat konsantrasyonu tarafından etkilenir. Bazı enzimler endüstriyel amaçla kullanılırlar, örnek olarak antibiyotik sentezinde. Ayrıca bazı ev ürünlerinde biyokimyasal tepkimeleri hızlandırmak için enzim kullanılır (örneğin, çamaşır tozunda bulunan enzimler lekelerdeki protein ve yağları parçalar).

Enzim kısaca anlamı, tanımı:

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Tepkime : Birbirini etkileyen maddeler arasında ortaya çıkan durum, reaksiyon, teamül.

Protein : Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde.

Gerçek : Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Gerçeklik. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Yapay olmayan. Temel, başlıca, asıl. Doğruluk. Yalan olmayan. Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel.

Çoğunluk : Sayı üstünlüğü, ekseriyet, azınlık karşıtı.

Organik : Canlı, güçlü (ilişki). Doğal yolla yapılan. Organlarla ilgili, uzvi. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan.

Madde : Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Duyularla algılanabilen nesne. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül. Bir cismi oluşturan öge, öz. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey.

Kataliz : Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi.

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Enzim baskılanması : Bazı ilaçlar veya kimyasallar tarafından, ilaç metabolizmasında görevli enzimlerin baskılanması sonucunda ilaçların metabolizmalarının yavaşlaması ve buna bağlı olarak etki süresi ve şiddetlerinin artması durumu.

Enzim baskılayıcısı : İlaç metabolizmasında görevli bazı enzimlerin üretimini azaltarak veya yıkımlanmalarını artırarak bu enzimlerin substratı durumundaki ilaçların biyotransformasyonunun yavaşlamasına neden olan simetidin ve kloramfenikol gibi bileşikler.

Enzim immunoassay : Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi.

Enzim indükleyici : Biyotransformasyonda görevli bazı enzim veya enzim sistemlerinin üretimini artıran veya yıkımlanmasını azaltan ve böylece dokulardaki enzim düzeyini ve buna bağlı olarak da etkinliğini artıran maddeler. Karaciğerde ilaç biyotransformasyonunda görevli olan mikrozomal enzimlerin indüklenmesini gerçekleştiren binlerce madde vardır ve bunlar fenobarbital tipi ve poliaromatik hidrokarbon tipinde artış yapanlar olmak üzere iki kısma ayrılırlar.

Enzim indüksiyonu : Karaciğer başta olmak üzere bazı organlarda ilaçların biyotransformasyonundan sorumlu enzimlerin aktivitesinin artması.

Enzim sensörü : Elektrot enzim/analit reaksiyonunda oluşan ürüne cevap veren, tutuklanmış bir enzimle kaplı bir zar elektrot.

Enzim substrat kompleksi : S+E <=> E-S şekilde oluşan ara ürün.

Enzim zehiri : Enzimlerin aktifliğini sürekli durdurabilen madde.

Enzimle bağlanmış immünosorbent deneyi : Enzimle işaretli antikorlar kullanılarak antijen veya antikor varlığını belirlemeye yönelik gerçekleştirilen bir laboratuvar yöntemi, ELİZA, eİA, enzim immunoassay.

Enzimoloji : (Yun. en: içinde; zyme: bırakmak; logos: bilim) Enzimlerle bunların etkilerini inceleyen bilim dalı. Enzimler ve bunların etkilerini inceleyen bilim dalı. Enzimlerin yapı ve işlevlerini, kataliz mekanizmalarını ve enzimlerin katalizlediği her türlü metabolik ve biyokimyasal reaksiyonların neden ve nasıl gerçekleştiğini inceleyen, araştıran bir bilim dalı.

Diğer dillerde Enzim anlamı nedir?

İngilizce'de Enzim ne demek? : n. enzyme

Fransızca'da Enzim : enzyme [le]

Almanca'da Enzim : n. Enzym, Ferment

Rusça'da Enzim : n. фермент (M), энзим (M)