Epik tiyatro nedir, Epik tiyatro ne demek

Epik tiyatro; Gösteri, Tiyatro alanlarında kullanılan bir terimdir.

Tiyatro'daki anlamı:

İllüzyoncu tiyatronun seyirciyi saran yaşantısı yerine, anlatıcı, belgeleyici, göstermeci bir üslûp ile seyirciyi usçul yoldan bir gözlemci olmaya zorlayan ve seyirciye olayı yaşatmak yerine onu olayın dışında bırakıp yargı vermesini sağlamak ereğini güden tiyatro türü (Kökleri Orta çağda ve Çin Tiyatrosunda). Önce deneysel yönden Ervvin Piscator sonra daha geniş anlamıyla Bertold Brecht'ce kuralları saptanan tür. (bk. Aristocu olmayan tiyatro).

Teknik terim anlamı:

Yanılsamacı tiyatronun seyirciyi sahnedeki karakter ve olayla özdeşleştiren duygusal yaşantısı karşısına, maddeci diyalektiğin tarih bakış açısını getiren ve seyirciyi gözlemde bulunan bir üçüncü kişi durumuna getirerek onun usçul yönelişte karar vermesini sağlayan tiyatro anlayışı. bk. göstermeci tiyatro.

Epik tiyatro hakkında bilgiler

Epik tiyatro, siyasal amaçlı bir tiyatro düşüncesidir. Bertolt Brecht’in doğrudan Marksizm-Leninizm etkilenimiyle oluşturduğu ve seslendiği seyirci kitlesini de emekçi sınıf olarak belirlemiş bir kuramdır. Asıl amacı tiyatronun; yalnızca lüks olarak toplumun elit kısımlarına hitap ediyor oluşu değil, aynı zamanda sıradan halkın sorunlarını da konu edinebilen bir anlayış üzerine kurulu olabileceğini göstermektir. Teoride ve pratikte Marksizmin felsefi, siyasal ve ekonomik tahlillerini tiyatro sahnesine yansıtmaya çalışır. Brecht tarafından bilim çağının tiyatrosu olarak değerlendirilen epik tiyatro, kapitalizm ve sınıflı toplum eleştirisi yapar; oyunlar bir devrimin gerekliliğini çoğu kez doğrudan işaret etmese bile, varolan sistemin olumsuzlanması yoluyla, seyircisini başka alternatifler üzerine düşünmeye çağırma iddiasındadır. İşte yazarın seyircisini sokmayı arzuladığı bu aktif eleştirel tutum, Brecht tarafından ilk kez 1927 yılında kullanılan epik tiyatro nitelemesinde karşılığını bulur. Brecht canlandıran, taklit eden, seyirciyi yanılsamaya sokan gerçekçi tiyatro düşüncesinin karşısına koyduğu epik tiyatronun, yanılsamacı yönü yok edilmiş, anlatımcı bir tiyatro olmasını hedefler. Brecht’e göre, görünenin ardındaki gerçeği göstermek, burjuva gerçekçiliğiyle ve bütünlüklü bir tiyatro algısıyla mümkün değildir. Tam tersine bu algıyı kıracak, seyirciyi determinist neden-sonuç ilişkisinin cenderesinden kurtaracak ve böylece yanılsamayı kıracak bir tiyatroya ihtiyaç vardır.

 

Epik tiyatro tanımı, anlamı

Epik : Destansı

Tiyatro : Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.

Aristocu olmayan tiyatro : Aristoteles'in önerdiği kurallara ters bir yolda davranılarak ortaya çıkarılan tiyatro türü. Bertold Brecht'in Anlatımcı Tiyatrosuna (Epik Tiy.) ve kendi aralarında bağlantısız tablolar zinciri kullanan başka akımlara verilen ad. Bu tür tiyatroda, Aristoteles'in arınım (katharsis), psikolojik gelişim ve trajik akım, bulgu anlayışına karşı durulur.

 

Yanılsamacı tiyatro : İki temel tiyatro anlayışından biri. Bu tür tiyatroda, seyircinin, sahnedeki olaylara, onları yaşıyormuşçasına katılması sağlanır. bk. benzetmeci tiyatro.

Göstermeci tiyatro : Tiyatronun tiyatro, oyunun oyun olduğunu vurgulayan, kişileri ve olayları canlandırmadan gösteren, seyirci ile sahne arasına güzelduyusal uzaklık (yabancılaştırma) koyup seyircinin oyuna ussal yoldan katılmasını sağlayan tiyatro anlayışı. Örnek : Ortaoyunu, Çin tiyatrosu, İtalyan halk doğaçlama tiyatrosu, epik tiyatro, Japon tiyatrosu, Meyerhold'un biyome-kaniğe dayanan tiyatrosu vb. Tiyatronun iki temel türünden biri; öbürü: Benzetmeci Tiyatro. Oyunun oyun olduğunu vurgulayan Benzetmeci Tiyatroda olduğu gibi gerçek yaşam duygusu vermeyi araç edinmeyen tutum. Örn. Çin Tiyatrosu. Brecht'in Epik Tiyatrosu.

Gerçekçi tiyatro : Gerçekliği nesnel, somut ve dolayımsız olarak yeniden yaratarak yansıtmayı amaçlayan tiyatro. Aşamalar sırasına dayanan kapalı bir toplumun değil, açık bir kentsoylu toplumun sanat anlayışını içeren tiyatro. Gerçekçi tiyatro, olay dizisinin kesintisiz aksiyonundan yararlandığı oranda, anlatıma ve episodik gelişime dayanan biçimleri de kullanır. Gerçekçilik, yazarın ve sanatçının, gerçekliği birey-toplum ilişkilerinin çelişkileriyle incelediği noktada başlar. bk. eleştirel gerçekçilik, toplumcu gerçekçilik. [Bakınız: Realist tiyatro].

Çin tiyatrosu : Ezgi, dans, maske ve belli simgeleri plan giysiler, akrobasi, pantomim sanatlarını birleştiren ve yabancılaştıran bir tiyatrodur. Stilize döşem ve lirik konuşmaları vardır. Oyuncular bir rolü yaşatmazlar, gösterirler. bk. göstermeci tiyatro. Bunun içinde, seyirci o rolü ne olduğu ile değil, nasıl oynandığı ile ilgilenir. Çin oyunları kırk bölüme kadar uzayabilmektedir. Aynı oyunun oynanması kimi kez günlerce sürebilir; 1920'den bu yana, Çin tiyatrosunun Batı tiyatrosunda etkisi görülmektedir. Bu etkiyi özellikle Epik Tiyatro’da izleriz. Büyük ölçüde simgelere başvurarak ezgi, dans, akrobasi ve sözsüz oyun sanatlarını birleştiren ve seyirciye Doğu tiyatrosuna özgü göstermeci nitelikleriyle yönelen bir tiyatro. Şiirli konuşmaları ve simgelerden oluşan bir dekoru vardır. Oyuncular rolü yaşamazlar, onu yansıtırlar. Seyirci rolün ne olduğu ile değil, nasıl oynandığı ile ilgilenir. Çin tiyatrosu önce Sovyet yönetmeni Meyerhold'u sonra da epik tiyatro'nun temsilcisi Brecht’i etkilemiştir.

Üçüncü kişi : Fiil çekiminde teklik ve çokluk üçüncü şahıs biçimi, gaip.

Bakış açısı : Bir olay, konu veya düşünce incelenirken izlenen belirli yön, görüş açısı, açılım, perspektif.

Determinist : Belirlenimci.

Alternatif : Seçenek. Karşı. Dalgalı. Değişik, farklı. Almaşık.

Kapitalizm : Anamalcılık.

Göstermeci : Cinsel organlarını göstermeyi, sergilemeyi seven (ruh hastası), ut açıcı, teşhirci.

Eleştirel : Eleştiri niteliği taşıyan, eleştiriyel, eleştirisel, tenkidî. Eleştiri ile ilgili.

Göstermek : Birini veya bir şeyi işaretle belirtmek. Bir şeyin etkisi altında tutulmak. Görünmek, benzemek. Belirtmek, anlatmak. Öğretmek, açıklamak. Görülmesini sağlamak, görmesine yol açmak. Kanıtla inandırmak. Güzelliğini ortaya çıkarmak, temsil etmek. Yapmasını söylemek, görevlendirmek. Etmek. Herhangi bir biçimde değerlendirmeye yol açmak. Sert bir biçimde karşılık vermek.

Anlatımcı : Yalnızca hikâye etmeye ağırlık veren eser. Dışa vurumcu.

Etkilenim : Bir öğecik çekirdeğinin, uygun bir ışınımla dövülerek ışımetkin duruma getirilmesi.

Yanılsama : Yanlış algılama ve duyu yanılması. Var olan nesne veya canlıyı yanlış, ayrımlı veya değişik olarak algılama, galatıhis, illüzyon.

Marksizm : Marksçılık.

Aristocu : Aristotelesçi.

Diğer dillerde Epik tiyatro anlamı nedir?

İngilizce'de Epik tiyatro ne demek ? : epic theatre