Episodes türkçesi Episodes nedir

Episodes ile ilgili cümleler

English: The Beurs March broke out after several episodes of racism and violence.
Turkish: Beurs March birkaç bölüm ırkçılık ve şiddetten sonra patlak verdi.

Episodes ingilizcede ne demek, Episodes nerede nasıl kullanılır?

Episode : Göstermeci nitelikteki oyunlarda olay bölümleri. ana olaya bağlı, destekleyici ikincil olay. Vaka. Olay. Oluntu. Perde. Parça. Zaman dilimi. Tefrika. Bölüm. Dilim.

Episodic : Episodik. Aralıklı. Bölümlerden oluşmuş. Süreksiz. Olaylı. Olaylara dayanan. Epizodik.

Episodic technique : Bir tiyatro yapıtını perdelerle değil de, duraklarla (tablolarla) kurma yöntemi. ilk kez orta çağda dinsel oyunlarda görülmüştür. ekspresyonist ve anlatımcı (epik) tiyatro yapıtlarında bu yöntem izlenir. Tiyatro yapıtının, sürekli gelişimi sağlayan bölümlerle değil de, kendi basma tamamlanmış birimlerle ve duraklarla kurulduğu yöntem, ilk kez ortaçağ'ın dinsel oyunlarında izlenen bu yönteme çağımızda dışavurumcu oyunlarda, belgesel tiyatroda ve epik tiyatro yapıtlarında rastlanır. Durak yöntemi.

Episodical : Ayrı ayrı bölümlerden oluşmuş.

Episodically : Olaysal biçimde. Şans eseri. Ayrı ayrı olaylardan meydana gelmiş şekilde. Aralıklı birşekilde. Tesadüfen. Biribirne bağlı çeşitli olaylar neticesinde. Periyodik olarak. Epizodik olarak.

 

Episcopacies : Piskoposlar. Piskoposluk. Piskoposluk idaresi.

Episcopalian : Piskoposluk kilisesi üyesi (hristiyanlık mezhebi). Piskoposluğa ait.

Episomal : Epizomal.

Episcopal : Piskoposlara ait. Piskoposlar ile ilgili. Piskoposlarca yönetilen. Piskoposlarla ilgili.

Episome : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hem konakçı hücrenin kromozomuyla birleşebilen hem de bağımsız olarak bulunabilen plazmit. Bakteri kromozomu ile geçici olarak bütünleşebilen ve bakteride kendini kopyalayan plazmit. Epizom.

İngilizce Episodes Türkçe anlamı, Episodes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Episodes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Happening : Olma. Vuku. Vaki. Olmak. Doğaçlama. Vaka. Arız. Hadise.

Incident : Vaka. Perde (tiyatro terimi). Ayrıcalık. Kaza. Özel durum. İkincil, ifintisel ve süreksiz olay. Hadise. Tesadüf. Yük.

Capita : Kafatası (latince). Başlar. Segment. Baş. Üst kısım. Şahıslar. Dal. Filiz.

Fact : Eylem. Gerçek. Gözlenebilir ya da görgül işlemlerle kavranabilir olan ve kendine özgü bir örüntüsü bulunan olay. Olgu. Olgusal gerçek. Doğru bilgi. Çarpınım. Vaka.

Fragment : Parçalamak. Kırıntı. Yazılı bir yapıttan alınan bir bölüm. tümü değil de bir bölümü bize kalabilmiş yapıt. örn. büchner'in "woyzek". Kırılmış küçük kemik parçası. Parçalanmak. Yazılı bir yapıttan alınmış bir bölüm. bir kısmı yitirilerek yalnızca bir bölümü kalmış olan yapıt. Kırılmış parça. Tam olmayan parça. Küçük parça.

 

Affair : İş. Şey. Hadise. Vaka. Aşk ilişkisi. Hal. Konu. Maslahat. İlişki.

Episode : Oluntu. Zaman dilimi. Vaka. Parça. Dilim. Tefrika. Göstermeci nitelikteki oyunlarda olay bölümleri. ana olaya bağlı, destekleyici ikincil olay.

Cantel : Parça payı (ayrıca cantle). Köşe. Eğerin genellikle yukarı doğru kıvrık arka kısmı.

Cantles : Parça. Eyerin arka kaşı. Köşe.

Apparition : Görüntü. Harry potter'da kişinin kendini bir yere teleport etmesi. Cilve. Çıkıverme. Tayf. Hayalet. Görünme.

Episodes synonyms : occurrent, drama, fret, departments, contingents, experience, chapter, natural event, cantle, cloak, event, cloaks, curtain, lambrequin, covering, cataracts, case, drapery, dole, section, business, categories, appearance, contingent, circumstance, dramatic event, subdivision, damper, idyll, compartments, category, compartment, division.

Episodes zıt anlamlı kelimeler, Episodes kelime anlamı

Permanent : Sürekli. Asil. Devamlı. Sabit. Permanant. Perma. Yerleşik. Daimi. Kalımlı.

Predictable : Önceden kestirilebilir. Önceden bildirilebilir. Öngörülebilir. Tahmin edilebilir.