Erişmek nedir, Erişmek ne demek

  • Varılması zamana, emeğe bağlı olan ya da uzakta bulunan bir amaca varmak, ulaşmak.
  • Zaman gelip çatmak.
  • Bitkiler veya bunların ürünleri olgunlaşmak.
  • Bir yere ulaşmak, varmak

"Erişmek" ile ilgili cümleler

  • "Yemişler bu yıl çabuk erişti."
  • "Vakit erişti. Bahar erişti."
  • "Genç yaşında üne erişmiş, yönettiği oyunlar afişlerden inmemiş." - N. Cumalı
  • "Boyu bir elli beş olduğu için eli ancak on beşinci düğmeye erişebilmektedir." - H. Taner

Yerel Türkçe anlamı:

Yaklaşmak.

Kovalamak.

Boğuşmak.

İlişmek, el ile şakalaşmak, alay etmek.

Güreşçiler birbirleri ile tutuşmak, güreşe başlamak.

Tartışmak.

Şakalaşmak

Şeytan, cin çarpmak.

Olgunlaşmak

Sataşmak, yiğitlik satmak.

Diğer sözlük anlamları:

Uğraşmak, sataşmak, münakaşa etmek.

Şakalaşmak.

İngilizce'de Erişmek ne demek? Erişmek ingilizcesi nedir?:

retrieve

Erişmek anlamı, kısaca tanımı:

Erişme : Erişmek işi.

Zaman : Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit.

 

Uzak : Arada çok zaman bulunan. İhtimali az olan. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. Eli, gücü veya hükmü yetişmez. Yakın olmayan yer.

Varmak : Hoş olmayan bir sona ermek. Acımadan, çekinmeden yapmak. Kadın, evlenmek. Belli bir duruma veya düzeye gelmek. Bir şeyi iyice anlamak veya duymak. Bir durumdan başka duruma geçmek. Erişilmek istenen yere ayak basmak, ulaşmak, vasıl olmak.

Ulaşmak : Elde etmek, erişmek. Varmak, gelmek. Birbirine katılmak, dökülmek. Yetişmek.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Ürün : Eser. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul. Türlü endüstri alanlarında ham maddelerin işlenmesiyle elde edilen şey. Bir tutum veya davranışın ortaya çıkardığı şey.

Olgunlaşmak : İnsanın bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş olmak. Yazı, düşünce olgun duruma gelmek. Meyve olgun duruma gelmek.

 

Bir : Tek. Sadece. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber. Bir kez. Aynı, benzer. Sayıların ilki. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Eş, aynı, bir boyda. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı).

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Çatmak : Gemiler birbirine çarpmak. Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Yazıyla veya sözle sataşmak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Rastlamak, karşılaşmak.

Erişmek ile ilgili Cümleler

  • Birbirini aldatmayacak olgunluğa erişmek herkesin harcı mı?
  • Uzak bilgisayarlarıma erişmek için sık sık SSH'ı kullanırım.
  • Yokohama'ya erişmek iki saatimi aldı.

Diğer dillerde Erişmek anlamı nedir?

İngilizce'de Erişmek ne demek? : v. reach, attain, achieve, compass, range

Fransızca'da Erişmek : atteindre, accéder, obtenir, parvenir, faire sort chemin

Almanca'da Erişmek : v. belaufen: sich belaufen, gehen, gewinnen, heranreichen

Rusça'da Erişmek : v. достигать, добираться, доставать, успевать, доноситься, созревать, наступать, приходить, достигнуть, достичь, добраться, достать, успеть, донестись, наступить, прийти