Eritmek nedir, Eritmek ne demek

  • Erimesini sağlamak, erimesine yol açmak
  • Çok üzmek.
  • Zayıflatmak.
  • Harcayıp tüketmek.
  • Yok etmek.

"Eritmek" ile ilgili cümleler

  • "Fazla yağlarını eritmek için karısı ile yürüyüşe çıkan fabrikatör..." - H. Taner

Yerel Türkçe anlamı:

Sindirmek.

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

[Bakınız: çözmek]

Osmanlıca Eritmek ne demek? Eritmek Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

izabe etmek

Eritmek anlamı, tanımı:

Eritme : Eritilerek elde edilen. Eritmek işi. Metallerde erimeyi sağlamak amacıyla dökümden önce yapılmış olan ısıtma işlemi.

Aralarındaki buzları eritmek : Kırgınlığı, küslüğü ortadan kaldırmak.

Göbeğini eritmek : Zayıflamak.

Kalbini eritmek : Acımasını sağlamak, yumuşatmak.

Yüreğini eritmek : Çok üzmek.

Erime : Erimek işi.

Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Elde etmek, sahip olmak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek.

Açmak : Bir konu ile ilgili konuşmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Alışverişi başlatmak. Engeli kaldırmak. Ayırmak, tahsis etmek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Yarmak. Yapmak, düzenlemek. Savaşla almak, fethetmek. Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Rengin koyuluğunu azaltmak. Ferahlık vermek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Geçit sağlamak. Görünür duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Alanını genişletmek.

 

Tüketmek : Yürüyerek aşmak, bitirmek. Güçsüzleştirmek, bezdirmek. Kullanarak, harcayarak yok etmek, bitirmek, yoğaltmak.

Üzmek : Bir şeyi gerip çekerek gevşetmek, sürterek aşındırmak. Üzüntü vermek.

Zayıflatmak : Zayıf olmasına yol açmak.

Yol : Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Gidiş çabukluğu, hız. Kez, defa. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Hile, tuzak. Kumaşta bulunan çizgi. Gaye, uğur, maksat.

 

Çok : Aşırı bir biçimde. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı.

Yok etmek : Ortadan kaldırmak, ifna etmek, izale etmek. varlığına son vermek.

Yok : Birbirine karşıt iki cümleden, ikincisinin başına getirilen bir söz. Olmayan, bulunmayan şey. Birinin söylediği sözlerden genel olarak kuşkulanıldığında veya sözler hafifsendiğinde kullanılan bir söz. Yasak. Savunulan bir düşünceyi doğrulayan sözün başına getirilir. Bulunmayan, mevcut olmayan (nesne, kimse vb.), var karşıtı. "Hayır" anlamında kullanılan bir söz.

Etmek : "İyi, kötü" zarflarıyla birlikte davranmak. Kötülükte bulunmak. Birini bir şeyden yoksun bırakmak. Küçük veya büyük abdestini yapmak. Bir işi yapmak. Bulmak, erişmek. Demek, söylemek. Eşit değer kazanmak. Herhangi bir değerde olmak.

Eritmek ile ilgili Cümleler

  • Buz tuzu karı eritmek için kullanılır.
  • Oluklu kaşıklar geleneksel pelin ayininde belirli bir role sahiptir.Onlar bir adet küp şekeri soğuk suyla bardaklarının içine eritmek için küp şekeri bardağın üstünde tutmak için kullanılır.
  • Tuz kar eritmek için kullanılır.

Diğer dillerde Eritmek anlamı nedir?

İngilizce'de Eritmek ne demek? : v. melt, dissolve, fuse, unfreeze, thaw; reduce, whittle away, whittle off

Fransızca'da Eritmek : dégivrer, dissoudre, fondre, dégeler, résoudre

Almanca'da Eritmek : v. auflösen, auftauen, ausschmelzen, einschmelzen, zerlassen, zersetzen

Rusça'da Eritmek : v. плавить, расплавлять, растворять, топить, растапливать, вытапливать, расходовать, транжирить, изнурять, изводить, разводить, расплавить, растворить, потопить, истопить, утопить, растопить, вытопить, израсходовать, растранжирить, изнурить, извести