Esas nedir, Esas ne demek

Esas; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Bir şeyin özünü oluşturan ana öge, temel
  • Ana, temel olarak alınan, başlıca, asal, esasi.
  • Bir iş veya sözde doğru biçim.

"Esas" ile ilgili cümleler

  • "Esas düşünce. Esas görev."
  • "Bu işin esası böyle değil."

Esas anlamı, kısaca tanımı:

Esasa bağlamak : Belirli bir kurala dayandırmak.

Esası olmamak : Gerçek olmamak, yalan olmak.

Esasına bakarsan : Aslına bakarsan.

Esas duruş : Dimdik, kımıldamaksızın durma, esas vaziyet.

Esas vaziyet : Esas duruş.

Esas vaziyete geçmek : Hazır ol durumunu almak.

Esasen : Aslında. Başından, temelinden, kökeninden. Zaten. Nasıl olsa, gene.

Esasi : Asal.

Esaslandırma : Esaslandırmak işi.

Esaslandırmak : Esaslı duruma getirmek, sağlamlaştırmak.

Esaslanma : Esaslanmak işi.

Esaslanmak : Kökleşmek. Temeli sağlamlaşmak, temelleşmek.

Esaslı : Köklü, geniş ölçüde etkili, güzel, doğru. Kuvvetli, etkili. Köklü, etkili, güzel bir biçimde, doğru olarak.

Esassız : Sağlam bir temele dayanmayan, köksüz, asılsız. Doğru olmayan, yalan.

Esastan bozma : Bir davada yerel mahkemece verilen kararın usul hukukuna uygun biçimsel koşulları taşımasına karşın dava konusu hakkın sübutuna ilişkin koşulların yerine getirilmemiş olması nedeniyle bir üst mahkeme tarafından gerekçeleri de açıklanarak yeniden görüşülmek üzere yerel mahkemeye geri gönderilmesi.

 

Mütekabiliyet esası üzerine : Karşılıklı olarak.

Temel : Bir şeyin gelişimi için gereken ilk ögeler. Bir yapının toprak altında kalan ve yapıya dayanak olan duvar, taban vb. bölümlerinin tümü. En önemli, belli başlı, ana, taban, esas, asıl, baz. Bu bölümleri yapmak için kazılan çukur.

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Tarz. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Biçme işi. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu.

Başlıca : En önemli, başta gelen.

Esas belirti : Asıl belirti.

Esas donlar : Tayın doğduğunda sahip olduğu ve yaşamı boyunca değişiklik göstermeyen, al, yağız, doru, izabel ve kula gibi donlar.

Esas fiil : Herhangi bir yardımcı kelimeye ihtiyacı olmadan, kendi başına anlamı olan fiil: at-, biç-, bin-, çık-, gez-, gizle-, oyala-, uza-, yanaştır- gibi. Karşıtı yardımcı fiil’dir.

 

Esas hücreler : Mide, paratiroit bezi ve böbreğin toplayıcı borucuklarında asıl işlevi yerine getiren ana hücreler.

Esas köşegen : (…)

Esas minör : Minörün yer aldığı satırların ve sütunların numaraları aynı olduğunda bu minöre esas minör denir.

Esas mutantlar : Bazı Escherichia coli hücrelerinde gelişigüzel enzim oluşması ile meydana gelen mutantlar.

Esasan : Esasen

Esasda hata : temel yanılması, yanılgısı (Grundlageirrtum).

Esassızlık : Esassız olma durumu.

Esas ile ilgili Cümleler

  • Aymara kültüründe birinin ebeveynlerine saygı göstermek esastır.
  • Bay Jackson bizim esas dersane öğretmenimiz.
  • Esas branş olarak hangi konuyu seçtin?
  • Benim esas dersane öğretmenim Bayan Jackson.
  • Martılar esas olarak kıyı kuşlarıdır.
  • Esas bundan sonrası önemli.
  • Bu esasen yanlış.
  • Esas sorun, katılıp katılmayacağı.
  • Esas branşım orta çağ Avrupa tarihidir.
  • Bu olay gönüllülük esasına dayanır.
  • Havanız kime? Lütfen havalandırmayı kapatınız ve siktirin gidiniz esas düşmanlarınıza hava atınız.
  • Esas branşın nedir?
  • Esas şimdi bizi düşündüren ne, biliyor musunuz?

Diğer dillerde Esas anlamı nedir?

İngilizce'de Esas ne demek? : [Exploration Systems Architecture Study] adj. that

adj. those, the ones indicated (used to indicate specific objects)

adj. that, pronoun used to indicate a specific person or thing

Fransızca'da Esas : foncier/ière, fondamental/; principal/e

Almanca'da Esas : n. Anhalt, Basis, Eckstein, Fond, Fundus, Grundlage, Kern, Thema, Wurzel

adj. eigentlich, kardinal, primär

Rusça'da Esas : n. основание (N), база (F), базис (M), сущность (F), суть (F), существо (N), основное (N), истина (F), естество (N), принцип (M)

adj. основной, главный, капитальный, конечный