Estray türkçesi Estray nedir
- Dalalete düşmek.
- Sahibinden ayrılmış başıboş gezen hayvan (hukuk terimi).
- Başıboş kalmış evcil hayvan.
- Başıboş ve aylak kimse.
- Sürüden ayrılıp yoldan çıkmak.
- Doğru yoldan ayrılmak.
- Evden kaçmış çocuk.
- Sahipsiz hayvan.
- Evinden uzaklaşmış ve yolunu şaşırmış insan veya hayvan.
- Sürüden ayrılmış hayvan.
- Sahipsiz eşya.
- Yanlış yola sapmak.
Estray ingilizcede ne demek, Estray nerede nasıl kullanılır?
Estraying : Dalalete düşme. Doğru yoldan ayrılma. Yanlış yola sapma. Sürüden ayrılıp yoldan çıkma.
Estrade : Yükseltilmiş zemin.
Estradiol : Östrojenik hormon. Kızgınlık belirtilerinin ortaya çıkarılması, implantasyon için döl yatağının hazırlanması, dişi üreme sisteminin olgunlaşması ve ikincil cinsiyet karakterlerini geliştirilmesinde rol oynayan memelilerde yumurtalıklarda graaf folikülü tarafında salgılanan, ayrıca sentetik olarak da hazırlanan en güçlü etkiye sahip östrojen. Dişcilik iç salgısı. Östradiol. Östrojen hormon türevi. Estradiyol.
Estradiol antagonists : Östradiolün biyosentez ve etkisini durduran bileşikler. Östradiol antagonistleri.
Estradiol benzoate : Östradiol benzoat. C-3 pozisyonda benzil ester içeren bir östradiol analoğu. çiftlik hayvanlarında genellikle progestinlerle kombine kullanılır.
Estragon : Tarhun. Bitki türü. Bu bitkinin çeşni olması (tat vermesi) için kullanılan yaprakları. Tarhun otu.
Estragons : Tarhun.
Estranged husband : Karısından ayrılmış koca.
Estranged : Yabancılaşmış. Ayrılmış. Ayrılmış (eş). Boşanmış (eş). Ayrı yaşayan. Soğumuş. Uzaklaşmış. Birbirinden ayrılmış.
Estral discharge : Kızgınlık çarası. Östral akıntı. Kızgınlıktaki inekte, serviks uterideki goblet hücreleri tarafından salgılanan, yumurta akı kıvamı ve renginde vulvada gözlenen berrak akıntı, östral akıntı.
İngilizce Estray Türkçe anlamı, Estray eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Estray ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
End : Akıbet. Ölüm. Sona erdirmek. Amaç. Kalkmak. Son vermek. Son çekit. Uç çekit. Sonuç. Bitim.
Rape : Kaçırmak. Irzına tecavüz etmek. Tecavüz. Gaspetmek. Zorla almak. Tecavüz etmek. Mahvetme. Bozma. Irza tecavüz. Yağmalayıp yakıp yıkma.
Raze : Yıkıp yerle bir etmek. Ortadan kaldırmak. Temelinden yıkmak. Dümdüz etmek. Tahrip etmek. Yıkmak. Yerle bir etmek.
Waif : Sahipsiz mal. Batan geminin malları. Sahibi belirsiz eşya. Kayıp eşya. Bakımsız çocuk. Başıboş hayvan. Evsiz barksız. Kayıp çocuk. Kalıntı. Kimsesiz çocuk.
Violate : -in kutsallığını bozmak. Irzına geçmek. Çiğnemek. Tutmamak (söz). İhlal etmek. Uymamak. Saygısızlık etmek. Tecavüz etmek. İhlalde bulunmak. Bozmak.
Undo : Açmak. Yok etmek. Çözmek. Geri almak. Mahvetmek.
Eradicate : Tahrip etmek. Kökünden söküp atmak. Toptan yok etmek. İmha etmek. Kökünü kurutmak. Kökünden sökmek. Yok etmek. Yoketmek. Kökünü kazımak. Kökünden halletmek.
Devour : Parçalayıp yutmak (avı). Yalayıp yutmak. Silip süpürmek. Bitirip tüketmek. Bir çırpıda yiyip bitirmek. Yemek. Yiyip bitirmek. Hırsla yiyip yutmak. Bir solukta okumak. Bitirmek yok etmek.
Exterminate : İmha etmek. Kökünü kurutmak. Yoketmek. Toptan yok etmek. Öldürmek. Mahvetmek. Yok etmek. Kırmak. Kökünü kazımak.
Destruct : Füze imhası. İmha edilmek. Tahribat yapmak. Hedefe ulaşmadan imha etmek. Kendi kendini imha etmek.
Estray synonyms : break apart, do a job on, rase, self destroy, demyelinate, ruin, break up, waste, tear down, consume, get rid of, bust, eliminate, kick in, subvert, wash out, kick down, uproot, wreck, dilapidate, pull down, self destruct, extirpate, desolate, scourge, vandalise, break, waifing, fire, take down, plunder, wander, wanders.
Estray zıt anlamlı kelimeler, Estray kelime anlamı
Repair : Düzeltmek. Tamir. Onarım. Zararını ödemek. Telafi etmek. Bilgisayar, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sinema ve televizyon araçlarının, donatımının bozulmamasını, düzgün işlemesini sağlamak amacıyla gerekli işleri yerine getirme. Yamamak. Gidermek. Gitmek.
Assemble : Toplaşmak. Düzenlemek. Toplanmak. Çevirmek. Montaj yapmak. Bir araya koymak. Monte etmek. Toplantı yapmak. Parçaları birleştirmek. Takmak.
Make : Marka. Kapatmak (devreyi). Çeşit. Hazırlamak. Yapmak. Eylemek. Verim. Meydana getirmek. Yapı. Düzeltmek.
Estray antonyms : raise.
Estray ingilizce tanımı, definition of Estray
Estray kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stray. A stray. Any valuable animal, not wild, found wandering from its owner.

Bu kısımda Estray kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Estray ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Estray anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Estray ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.