Etkin nedir, Etkin ne demek

Etkin; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

Felsefi anlamı:

Etki yapan. Karşıtı bk. edilgin

Eylemde bulunan.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Tepkileşimlerde etkinliği önde gelen.

Bilimsel terim anlamı:

Bir başkasına etki yapabilen.

Kimyasal tepkimelere girmeye ya da fiziksel etkiler bırakmaya yatkın olan (özdek).

Kimyasal tepkimelere kolayca giren.

Eylem ve etkinlikleri başlatıp harekete geçiren ve bunu sürdüren.

kimya, metalbilim: Kimyasal tepkimelere kolayca girebilen (özdek, özdekcik ve benzeri).

İngilizce'de Etkin ne demek? Etkin ingilizcesi nedir?:

active, effective, affective

Fransızca'da Etkin ne demek?:

agent

Osmanlıca Etkin ne demek? Etkin Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

faal, müessir

Etkin anlamı, tanımı:

Etkin okul : Eğitim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma imkânı sağlayan okul.

Etkin öğretim : Ele alınan bir sorunun çözümünde, geleneksel öğretim yöntemlerinden yararlanmak yerine, ilgili birkaç bilgi alanında araştırma, deneme ve inceleme yapmaya önem veren öğretim.

 

Aşırı etkin : Yaşına göre çok daha fazla hareketli olan (kimse), hiperaktif.

Işın etkin : Işın etkinliği olan, radyoaktif.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Etkinci : Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştiren kimse, aktivist.

Etkincilik : İnsan hayatı ve düşüncesinde başlıca gerçekliğin etki ve eylem olduğunu öne süren öğreti ve dünya görüşü, aktivizm. Toplumsal veya politik değişim meydana getirmek, belirli sorunlara dikkat çekmek için özel amaçlı etkinlik gerçekleştirme, aktivizm.

Etkinleşmek : Etkin özellik kazanmak.

Etkinleştirme : Etkinleştirmek durumu, aktivasyon.

Etkinleştirmek : Etkin duruma getirmek.

Etkinlik : Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği.

Etkinlik merkezi : Konserlere, konferanslara elverişli dinleme salonu, oditoryum.

 

Aşırı etkinlik : Aşırı etkin olma durumu, hiperaktivite.

Eğitici etkinlik : Okul yöneticilerinin denetimi altında temizlik, çevre koruma, düşünce geliştirme gibi ders dışı yürütülen çalışma, eğitsel etkinlik.

Eğitsel etkinlik : Eğitici etkinlik.

Işın etkinlik : Alfa, beta veya gama ışınlarını yayma özelliği, radyoaktivite.

Radyo etkinliği : Işın etkinlik, radyoaktivite.

Sosyal etkinlik : Bilgilendirme, yardımlaşma, eğlendirme gibi toplum veya grup yararına düzenlenen etkinlik, sosyal faaliyet.

Hareketli : Canlı, kıpırdak. Hareketi olan, yer değiştirebilen, devingen, müteharrik, mobilize.

Çalış : Çalma işi.

Faal : Çalışır durumda olan. Etkin. Çok çalışan, çalışkan, canlı, hareketli, aktif.

Aktif : Etken. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal.

Dinamik : Hareketli, her an değişebilen, duruk karşıtı. Devimsel. Mekaniğin kuvvet, hareket, enerji arasındaki ilişkilerini inceleyen dalı, devim bilimi. Canlı, etkin, hareketli.

Fiil : İş, davranış. Olumlu veya olumsuz olarak çekimli durumda zaman kavramı taşıyan veya zaman kavramı ile birlikte kişi kavramı veren kelime, eylem.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Etkin açık artırma : Açık arttırmaya konu olan bir malın en yüksek fiyatla satılması.

Etkin bağışıklık : Organizmanın aşılama veya doğal olarak karşılaştığı hastalık etmenlerine karşı antikor veya etkin T hücresiyle oluşturduğu humoral veya hücresel cevap, aktif bağışıklık.

Etkin bant genişliği : Bir monokromatör veya bir girişim filtresinde, geçirgenliğin anma dalga boyundakinin %50’si kadar olduğu dalga boyu aralığından ibaret bir bant genişliği.

Etkin besin maddeleri : Organizmada önemli fizyolojik fonksiyonların yürütülmesi için gerekli olan vitaminler, hormonlar, enzimlerle demir, bakır, mangan, çinko, iyot, flor, kobalt, molibden ve selenyum gibi iz elementler, etkicil maddeler.

Etkin birikim : (aktif birikim) Bir yüzey üzerinde radyoelement birikimi.

Etkin birim : (Nitelik denetimi) Nitelik denetiminde önceden saptanmış bir ilkeye göre benimsenen birim.

Etkin bölge : Heterojen katalizörlerin yüzeyinde ya da bir enzimde katalizlenmenin meydana geldiği bölge.

Etkin cüzdan : Markowitz’in geliştirdiği bir kavram olup belli bir getiriyi enaz riskle, belli bir riskle ençok getiriyi sağlayan cüzdan.

Etkin çekirdek yükü : [ etkin çekirdek yükü, Zet ] Bir atomda belli bir elektrona etkiyen pozitif yük miktarı; çekirdek yükü diğer elektronlarca perdelendiğinden, o belli elektronun “duyacağı” pozitif yük bir miktar azalacaktır.

Etkin çoğa : Çalışan ya da üretken çoğa kesimi.

Etkin ile ilgili Cümleler

  • Bu etkinliği Mustafa düzenliyor.
  • Etkin olmak zorundasın.
  • Birçokları, savunma bütçesindeki kesintilerin ordunun etkinliğini baltalayacağından korkuyorlar.
  • Ali etkinliği düzenledi.
  • Ali etkinliğe katılmadı.
  • Antiseptiklerin etkin uygulaması hastane enfeksiyonlarının önlenmesinde önemli bir konudur.
  • Eğer biri seni beyaz kravat etkinliğine davet etseydi, ne giyeceğini bilir miydin?
  • O çok yaşlı olmasına rağmen etkindir.
  • Etkinlik çok iyi planlandı.
  • Etkin kökenin ne? Zamboangueño!

Diğer dillerde Etkin anlamı nedir?

İngilizce'de Etkin ne demek? : adj. active, effective, forceful, operative, prepotent, ascendant, ascendent, effectual, hard core, real

Fransızca'da Etkin : actif/ive, agissant/e

Almanca'da Etkin : adj. obwaltend, tätig

Rusça'da Etkin : n. субъект (M), подлежащее (N)

adj. активный, эффективный