Etkinlik nedir, Etkinlik ne demek

  • Etkin olma durumu, müessiriyet.
  • Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite.
  • Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu.
  • Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği
  • İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.

"Etkinlik" ile ilgili cümle

  • "Her ülkede tiyatro etkinliğinin önemli bir kesimi amatör tiyatrolardan gelir." - M. And

Biyoloji'deki anlamı:

Bir genin ya da gen kombinasyonunun fenotipte kendini gösterme sıklığı. Etkinlik, sahip olduğu genotipi, fenotipinde gösteren bireylerin populasyondaki oranıyla tanımlanır.

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu.

Felsefi anlamı:

Etkide bulunmak için yapılmış olan atılım. // Eylemden ayrılığı, eylemin daha somut oluşudur.

Eylem gücü, etki gücü.

Eylemde bulunanın, etkin olanın niteliği.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Bir ışımetkin çekirdeğin içinde oluşan çekirdeksel bozunumların birim zamana düşen sayısı, bk. ışımetkinlik.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Enaz çaba veya maliyet ile ençok sonuç elde etme kapasitesi. zıt anlamlısı iktisadi etkinlik, teknik etkinlik

 

Nükleer Enerji alanındaki anlamı:

Bir radyonüklid içinde, dt zaman aralığında oluşan nükleer dönüşüm sayısına dN denilse, dN'nin dt'ye bölümü (A). A=dN/dt

Sosyoloji'deki anlamı:

İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

İlaç molekülünün almaçları uyarma veya baskılama yeteneğinin bir ölçüsü.

İlaç veya zehirli maddelerin vücuda alındıktan sonra etkisini gösterme durumu, aktivite,

Etkin olma durumu, bazı etkileri oluşturma yeteneği.

Bilimsel terim anlamı:

[Bakınız: etkin kestirici]

Gaz karışımında ya da sıvı çözeltide bulunan bir özdeğin etkin derişimi.

Bir ışınetkin özdekte birim zamandaki parçalanma sayısı.

Bir canlının içinde geçen ya da kendisinin giriştiği çalışma durumu.

kimya:

Bir özdecik, öğecik ya da yükünün erke ve işlemi etkileme yönünden daha güçlü, daha elverişli olması durumu.

Kimyasal gerilimi logaritmik hız ve büyüklük olarak veren nicelik.

İngilizce'de Etkinlik ne demek? Etkinlik ingilizcesi nedir?:

penetrance, activity, efficiency, activity / aktiflik, efficacy

Osmanlıca Etkinlik ne demek? Etkinlik Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

faaliyet

Etkinlik kısaca anlamı, tanımı:

Etkinlik merkezi : Konserlere, konferanslara elverişli dinleme salonu, oditoryum.

 

Aşırı etkinlik : Aşırı etkin olma durumu, hiperaktivite.

Eğitici etkinlik : Okul yöneticilerinin denetimi altında temizlik, çevre koruma, düşünce geliştirme gibi ders dışı yürütülen çalışma, eğitsel etkinlik.

Eğitsel etkinlik : Eğitici etkinlik.

Işın etkinlik : Alfa, beta veya gama ışınlarını yayma özelliği, radyoaktivite.

Sosyal etkinlik : Bilgilendirme, yardımlaşma, eğlendirme gibi toplum veya grup yararına düzenlenen etkinlik, sosyal faaliyet.

Radyo etkinliği : Işın etkinlik, radyoaktivite.

Etkin : Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom). Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı.

Etki : Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Müessiriyet : Etkililik.

İşletmen : Bilgisayar vb. teknik aletleri işleten kimse, operatör.

Kurum : Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese. Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is.

Eylem : Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası. Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Fiil.

Faaliyet : İşler durumda olma, etkinlik. Çalışma. Canlılık, hareket.

Aktivite : Etkinlik.

Olma : Olmak işi.

Etkinlik çözümlemesi : Kişilerin, ortaklıkların ve öteki çeşitli kurumsal birimlerin, işlerini sürey ve uzamda izleme yöntemleriyle ilgili bir inceleme türü. Bu incelemelerde, birimler, dizgeciklere bölünerek, dizgecikler arasındaki, etkinlik, iletişim ve alışveriş ilişkileri sürey ve uzam içinde inceleme konusu yapılır.

Etkinlik derecesi : Belli bir genotipin fenotipik olarak belirme derecesini tanımlamada kullanılan bir kavram olup, bir genin etkinlik derecesi, etkin bir genin fenotipte meydana getirdiği etkinin derecesidir. Bu özellik, genin sorumlu olduğu karakterin bireylerde ortaya çıkma dereceleriyle belirlenir. [Bakınız: etkin kestirici]

Etkinlik eğrisi : (aktiflik eğrisi) Bir radyoaktif kaynağın zamana bağlı olarak etkinliğini belirleyen eğri

Etkinlik gereksinmesi : Dış uyaranların da bulunmadığı durumlarda canlının bedensel etkinliklere girişme gereksinmesini duyması.

Etkinlik giderme : Bir ortamda tepkimeye neden olan etkin bileşenin niteliğinin güçsüzleştirilmesi ya da niceliğinin azaltılması.

Etkinlik ilkesi : Öğrenmenin ancak öğrenci etkin duruma geçirildiğinde gerçekleşebildiği görüşü.

Etkinlik katsayısı : Etkinliğin derişikliğe oranını veren katsayı. Bir özdeğin etkinliğinin gerçek derişimine oranını gösteren katsayı.

Etkinlik kuramı : Coşkuların kaynağını, organizmanın türlü bölümlerinin birbiriyle güçlü etkileşiminin sonucuna bağlayan görüş. (Etkileşim zayıfladıkça durulma ve uyku durumuna gidilir.)

Etkinlikölçer : fizik: Işınetkin bir öğenin etkinliğini ölçen araç.

Etkinlik ile ilgili Cümleler

  • Birçok çocuk, okuldan sonra kulüp etkinlikleri için kalır.
  • Resmi giymene gerek yok. Bu gayri resmi bir etkinlik.
  • O zamandan beri dini etkinliklerle uğraşıyor.
  • Etkinlik çok iyi planlandı.
  • Anne babalar, çocuklarının etkinliklerini izlemelidirler.
  • Bayan Tanaka, yeni öğretmen, Japoncayı haftada iki kez ilgili öğrencilerine müfredat dışı etkinlik olarak öneriyor.
  • Öğrenciler sıkı çalışmak zorunda, ama onlar sosyal etkinlikler için de zaman ayırmak zorundalar.
  • Fahişelik, kumar, uyuşturucu madde kullanımı, sarhoşluk, düzeni bozmak ve diğer yasadışı etkinlikler kesinlikle yasaklanmıştır.

Diğer dillerde Etkinlik anlamı nedir?

İngilizce'de Etkinlik ne demek? : n. activity, efficiency, forcefulness, operation, strength, trenchancy

Fransızca'da Etkinlik : activité [la], action [la], ressort [le]

Almanca'da Etkinlik : n. Aktivismus, Aktivität, Betätigung, Tätigkeit, Wirksamkeit

Rusça'da Etkinlik : n. эффективность (F)