Eventual türkçesi Eventual nedir

Eventual ile ilgili cümleler

English: Ali eventually agreed.
Turkish: Ali sonunda kabul etti.

English: Ali and Mary didn't like each other at first. However, they eventually became good friends.
Turkish: Ali ve Mary başlangıçta birbirlerini sevmediler ama sonunda iyi arkadaş oldular.

English: After eight months passed and his broken heart healed, George eventually started dating girls again.
Turkish: Sekiz ay geçtikten ve onun kırık kalbi iyileştikten sonra, George sonunda tekrar kızlarla flört etmeye başladı.

English: After eight months, he eventually started dating girls again.
Turkish: Sekiz ay sonra, nihayet gene kızlarla çıkmaya başladı.

English: Ali and Mary eventually got married.
Turkish: Ali ve Mary sonunda evlendiler.

Eventual ingilizcede ne demek, Eventual nerede nasıl kullanılır?

Eventualities : İmkan. Netice. Takdir. Olası sonuç. İhtimal. Olasılık. Olası netice.

Eventuality : Olasılık. Netice. Takdir. İmkan. Olası netice. Olası sonuç. İhtimal.

Eventually : Nihayet. Sonuç olarak. Neticede. En sonunda. Eninde sonunda. Sonunda. Zamanla. Er geç. Er ya da geç. Sonuçta.

Eventuate : Olmak. Sonuçlanmak. Çıkmak. Meydana gelmek. Neticelenmek.

 

Eventuated : Meydana gelmek. Meydana gelmiş. Sonuçlanmak. Olmak. Çıkmış. Çıkmak. Gerçekleşmiş. Sonuçlanmış. Neticelenmiş.

Event driven : Eylem ve oluşum tarafından aktive edilen. Olaya dayalı. Olay güdümlü.

Eventuates : Neticelenmek. Sonuçlanmak. Olmak. Çıkmak. Meydana gelmek.

Event management : Olay yönetimi.

Eventuating : Meydana gelmek. Meydana gelme. Gerçekleşme. Olmak. Çıkma. Sonuçlanma. Sonuçlanmak. Çıkmak. Neticelenme.

Event handler : Olayların oluşumuna tepki gösteren (yanıt veren) bir program segmenti. Olay giderici.

İngilizce Eventual Türkçe anlamı, Eventual eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eventual ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In the long view : Özetle. Sonuçta. Neticede. Velhasıl.

Lastly : Nihayet.

Likely : Be.galiba. İyi. Olması muhtemel. Önemsiz. Mantıklı. İnanılır. Geleceği parlak. Güzel.

Finally : Velhasıl. Sonunda. Hele şükür. Sözün kısası. Nihayet. Tamamen. Kesin olarak. Bir de. En sonunda.

Possible : Olurlu. Makul. Akla yatkın. Mümkün. Olabilir. Olur. Akla uygun. İmkan dahilinde.

Printer : Basım aygıtı. Yazıcı. Matbaacı. Basımcı. Matbaa makinesi. Bir yapıtın basılmasını sağlayan, basılarak yayımını yapan kişi. Basım işini yöneten kimse. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Basım işini gerçekleştiren aygıt.

Consequently : Bu veya o yüzden. Netice itibarıyla. Bu yüzden. Bu nedenle. Bundan dolayı. O nedenle. Binaenaleyh. Dolayısıyla. Dolayısı ile.

Plenary : Kesin. Külli. Sınırsız. Sonsuz. Tam. Bütün. Bütün üyelerin hazır bulunduğu. Genel. Tümel.

 

Likeliest : Mantıklı. Uygun. En uygun. İnandırıcı. Mümkün.

Last : Ayakkabı kalıbı. En son. Dayanmak. Sonuncu kimse. Sonuncu. Son şey. Bozulmamak. Ölüm. Yetmek.

Eventual synonyms : once for all, ultimates, feasible, later, aptest, ultimately, herewith, estimated, following, definitive, after, earthlier, liable, contingent, eventually, incidental, secondaries, conceivable, final, once and for all, afterings, apt, as a consequence, earthliest, conceivably, likelier, in the cards, in all probability, ultimate, dernier, last of all, once again, allowable.

Eventual zıt anlamlı kelimeler, Eventual kelime anlamı

Proximate : Yaklaşık. En yakın. Yakın. Hemen hemen.

Eventual ingilizce tanımı, definition of Eventual

Eventual kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Consequential. Coming or happening as a consequence or result.