Evre nedir, Evre ne demek

Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:

Özdeğin tektürel, kesiksiz durusu (katı evre, sıvı evre ve benzeri).

Dalga işlevinin bir noktasının aynı yere hangi zamanda geleceğini gösterir açı.

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Salınımlı bir olayın yinelenimleri boyunca, içinde bulunduğu aşamaları niteleyen açısal nicelik.

Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:

Tekrarlı olaylarda bir dönüm içindeki her bir nokta, konum ya da durum. Örnek: Ay'ın evreleri (ilkdördün, dolunay vb). Bir değişen yıldızın minimum evresi.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Aynı yinelenimdeki dönemsel iki devinimin birbirine göre durumunu saptayan özellik. (İki devinim, aynı anda, dönemsel devinimin aynı noktasında bulunuyorlarsa aynı evrededirler (evrede). Ses dalgalarının, elektrik salınımlarının evresinden de söz edilebilir).

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Bir hastalığın veya işlemin çeşitli durum veya safhalarından her biri, faz

Diğer sözlük anlamları:

Çevre, etraf, muhit.

Bilimsel terim anlamı:

Zaman ya da uzay içerisinde sıralanmış bir dizinin dönüm noktalan arasındaki aralık.

 

Dengedeki bir dizge içinde, başka bölümlerden fiziksel ayrılıklar gösteren ve kesin yüzeylerle sınırlanmış tektürel yapılı bölge. 2-Gözİem süresinde bir elektriksel dalganın sıfırdan en büyük değere dek aldığı bağıl değer.

Isıl işlem ve yüzey işlemelerinde, ardışık olarak görülen durumlardan her biri.

Motorlarda birbirini izleyen emme, sıkıştırma, yanma ve atma işlemlerinden oluşan dönemlerin her biri.

fizik, kimya: Birbiri ardınca gelen değişikliklerde özdeğin biryapımlı, kesiksiz durumu (katı evre, sıvı evre ve benzeri).

Bir oluşum ya da süreç içinde birbirini izleyen değişik görünüşlü durumlardan her biri.

İngilizce'de Evre ne demek? Evre ingilizcesi nedir?:

phase, stage, cycle stroke

Osmanlıca Evre ne demek? Evre Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

safha

Evre anlamı, kısaca tanımı:

Evren : Gök varlıklarının bütünü, kâinat, cihan, âlem, kozmos. Düzenli ve uyumlu bir bütün olarak düşünülen bütün varlıklar. Büyük yılan. Kişinin içinde yaşadığı, ilişkide bulunduğu ortam. Ankara iline bağlı ilçelerden biri.

Evren bilimi : Uzay bilimi.

Evren bilimsel : Uzay bilimsel.

Evren doğumu : Evrenin oluşumu, kökeni, doğuşu ve yaradılışı ile ilgili kuram, kozmogoni.

Evren pulu : Mika.

 

Evrensel : Dünya ölçüsünde, dünya çapında. Bütün insanlığı ilgilendiren, âlemşümul, cihanşümul, üniversal. Evrenle ilgili.

Evrenselleşmek : Evrensel duruma gelmek.

Evrenselleştirme : Evrenselleştirmek işi.

Evrenselleştirmek : Evrensel duruma getirmek.

Evrensellik : Evrensel olma durumu, âlemşümullük, cihanşümullük.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Geliş : Gelme işi.

Değişik : Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Duruş biçimi, konum, tavır. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Aşama : Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye.

Safha : Evre. Faz.

Merhale : Derece, basamak, aşama, evre. Bir yolcunun sekiz saatte gidebileceği mesafe. Varılması istenen noktaya kadar aşılması gereken yerlerin her biri, konak, menzil.

Evre açısı : Yinelenen bir olayı gösteren bağıntıyı zaman ya da uzay yerlemlerine göre belirleyen dönemsel işlevin konusu.

Evre ağaç : Saç üzerinde pişirilen yufka ekmekleri çevirmeye yarayan uzun ve yassı tahta araç.

Evre çizelgesi : Basınç ya da sıcaklık değişimiyle bir özdek ya da karışımın evrelerinde ve bileşiminde oluşan değişiklikleri gösteren çizge.

Evre çizgesi : Sıcaklık ve bileşime göre, bir dizgede hangi özdek evrelerinin bulunacağını gösteren çizge.

Evre değiştirimi : Yüksek yinelenimli bir dalganın evresinin, daha alçak yinelenimli bir dalganın gücüyle orantılı olarak değiştirilmesi. Televizyonda, sinüsoidal bir taşıyıcı dalganın evre açısının değiştirilmesi.

Evre denetimi : Kimi eksicik borularının akım çıktılarını, besleme çevrimi, zaman değişmezi ya da evre açısı ile denetleme.

Evre geçişi : Katı, sıvı, gaz gibi bir evrenin, bağımsız değişkenlerin belli bir noktasında başka bir evreye dönüşmesi olayı.

Evre kayması : Herhangi bir evrenin dönüm içinde yer değiştirmesi.

Evre kuralı : Dengede bulunan çoktürel bir dizgede, bileşenlerin sayısıyla evreler arasındaki nicel ilişkiyi belirten kural.

Evre sırası kuramı : (Hebb) Davranışların ya da bilinçteki süreçlerin sinirsel karşıtlarını, beyinde birbirine bağlanan hücre topluluklarını, ilişki ve evre sırasıyle yorumlayan bir kuram.

Evre ile ilgili Cümleler

  • Evren bugün de bana acımasız davrandı.
  • Kadın Evrenin gerçekten büyük olduğunu bilmiyordu ve o onun küçük bir parçasından başka bir şey değil.
  • Evren bir yanıtsa, soru nedir?
  • Plaja gittiğin zaman okyanusta bulunan evrenin sınırsızlığını görürsün.
  • Milattan önce 384 ve 322 yılları arasında yaşamış olan Aristo, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu. Dünya'nın evrenin merkezi olduğu; Güneş'in, Ay'ın ve bütün sabit yıldızların da onun çevresinde döndüğü görüşündeydi.
  • İnsan hakları evrenseldir.
  • Evren gizemlerle dolu.
  • Ali kendisinin evrenin merkezi olduğunu düşünür.
  • Burak evrenin merkezi olduğuna inanıyor.
  • Evren gerçekten büyük ve biz gerçekten küçüğüz.
  • Evren bir ev neyi kimden saklayacağız?
  • Evren kaç yaşında?
  • Evren benden nefret ediyor.
  • Bazı gerçekler evrenseldir.

Diğer dillerde Evre anlamı nedir?

İngilizce'de Evre ne demek? : n. stage, phase, degree, state

Fransızca'da Evre : étape [la], phase [la], stade [le]

Almanca'da Evre : n. Phase

Rusça'da Evre : n. фаза (F), стадия (F), этап (M)