Excretory organ türkçesi Excretory organ nedir

  • Boşaltım organı.
  • Boşaltım sisteminde boşaltım görevini yapan böbrek, mesane gibi organlar. ekskresyon organı.
  • Boşaltım kılganı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Excretory organ ingilizcede ne demek, Excretory organ nerede nasıl kullanılır?

Excretory : Boşaltım. Salgı çıkaran. Ekskretuar. Salıcı.

Organ : Organizma içinde özel görevleri olan ve dokulardan oluşmuş, karaciğer; böbrek, kalp gibi yapılar. Alet. Kılgan. Yayın kılganı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uzuv. Erganun. Kitle iletişim araçları. Vasıta. Org.

Excretory canal : Boşaltım kanal. Boşaltım maddelerini dışarı taşıyan kanal. herhangi bir bezin salgısını taşıyan kanal. ekskresyon kanalı. Boşaltım kanalı. Boşaltım maddelerini dışarı taşıyan kanal, ekskresyon kanalı. Ekskresyon kanalı.

Excretory duct : Boşaltım maddelerini dışarı taşıyan kanal. herhangi bir bezin salgısını taşıyan kanal. ekskresyon kanalı. Boşaltım kanalı. Boşaltım maddelerini dışarı taşıyan kanal, ekskresyon kanalı. Ekskresyon kanalı.

Excretory gland : Boşaltı bezi. Bazı nematodların vücut boşluğunu drene etmek için sahip oldukları çift bezler ve lateral kordlar içerisindeki kanallar biçimindeki h hücre sistemi. krustaselerde antenlerin kökünde ve/veya bacağın ilk segmentlerinde bulunan benzer boşaltı sistemleri.

 

Excretory system : Boşaltım jüyesi. Organizmada boşaltım görevi yapmak üzere bir araya gelmiş organlar topluluğu, ekskresyon sistemi. Organizmada boşaltım görevi yapmak üzere bir araya gelmiş organlar topluluğu. ekskresyon sistemi. Boşaltım sistemi. Ekskresyon sistemi.

İngilizce Excretory organ Türkçe anlamı, Excretory organ eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Excretory organ ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

Abiotic environment : Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

 

Acacia : Salkım ağacı. Akasya sakızı. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Mimoza.

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Excretory organ synonyms : aardvarks, aardwolf, a cells, abiotic factor, excretion organ, abo blood groups system, a protein.