Exempt türkçesi Exempt nedir

  • Dışında bırakmak.
  • Çürüğe çıkarmak.
  • Serbest.
  • Gümrük bildirmeliğinde sıfır olan vergi oranı. yurda, kesin olarak ve gümrük vergisi alınmadan sokulan mal.
  • Gümrük alanında kullanılır.
  • İstisna etmek.
  • Ayrılık.
  • Hariç tutulmuş.
  • Bağışıklık.
  • Özgür.
  • Hariç.
  • Bağışık.
  • Hariç tutmak.
  • Muaf tutmak.
  • Muaf.

Exempt ile ilgili cümleler

English: We will exempt you from attending.
Turkish: Seni katılmaktan muaf tutacağız.

English: You have a personal tax exemption of 500,000 yen.
Turkish: 500.000 yenlik bir kişisel vergi muafiyetin var.

Exempt ingilizcede ne demek, Exempt nerede nasıl kullanılır?

Exempt from : Sorumluluğunu bağışlamak. Yükümlülüğünü kaldırmak. Görevden affetmek.

Exempt from duty : Gümrükten muaf. Gümrükten muaf olmak.

Exempt from military service : Askeri hizmeti yerine getirmesi gerekmeyen. Askeri hizmetten muaf.

Exempt from tax : Vergiden muaf. Vergi ödeme yükümlülüğü olmayan.

Exempt from taxes : Vergi ödeme yükümlülüğü olmayan. Vergiden muaf.

Duty free exempt from customs : Gümrük vergisi ile bağımlı olmayan mal. gümrük vergisi ödenmemiş kaçak mal. Gümrüksüz.

Exemption certificate : Muafiyet sertifikası. Birisini bir yükümlülükten muaf tutan yazılı belge. Muafiyet belgesi.

Exempted : Müstesna. Ayrı tutulmuş. Muaf.

 

Draft exempt : Askerliğe elverişsiz. Çürük.

Tax exempt : Vergisiz. Vergiden muaf. Vergi muafiyeti. Vergiden bağışık tutulma.

İngilizce Exempt Türkçe anlamı, Exempt eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exempt ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Free of duty : Gümrükten muaf. Gümrüksüz.

Ad valorem duties : Değer vergisi. Gümrük bildirmeliklerinde, malların değeri üzerinden alınan vergi.

Derestrict : Hız yasağını kaldırmak. Sınırlamayı kaldırmak. Özellikle hız kısıtlamasını kaldırmak.

Disengaged : Bağlı değil. Bağlantısız. Boş. Devreden çıkmış. Tutulmamış. Boşta.

Dispenses : İlaç hazırlamak. (ilaç veya reçete) hazırlamak. Tevzi etmek. İlaç yapıp vermek. Dağıtmak. Hazırlamak (ilaç vb). Vazgeçmek. Bağışlamak. Başarmak.

Footloose : Kayıtsız. İpsiz. Başıboş.

Discreteness : Ayrıklık. Kesintili olma durumu. Farklı olma durumu. Ayrı olma durumu.

Abeyant : Münhal. Geçici olarak durdurulmuş. Geçici olarak ertelenmiş. Bağlı olmayan. Muallak.

Throw on the scrap heap : Başından savmak. Elden çıkarmak. Kaale almamak. Adam yerine koymamak.

Immunes : Bağışıklığı olan. Ayrıcalıklı. Duyarsız. Dokunulmaz. Bağışık kimse. Muaf kimse. Etkilenmeyen.

Exempt synonyms : externalize, scrapped, clearence for home use, bound item, commin external tariff, apartness, concession rate, franchise, latitudinarians, exonerates, leave out, spare, exonerate, pruned, invalid, foreclosed, broad, broads, immunized, excluded, dissentients, freest, discrepancy, immunised, coasting traffic, exempted, externalizes, exclude, detachedness, privileged, dissentient, left off, differences.

 

Exempt zıt anlamlı kelimeler, Exempt kelime anlamı

Nonexempt : Muaf tutulmayan (kişi). Vergiye tabi. Muaf tutulmayan. Muaf olmayan. Her zamanki rolünden veya görevinden muaf olmayan.

Restrict : Sınırlandırmaya tabi tutmak. Tahdit etmek. Bağlamak. Hasretmek. Kayıtlamak. Daraltmak. Kısıtlamak. Sınırlamak. Sınırlandırmak.

Regulate : Nizamlamak. İşleyişini regüle etmek. Bir aracı düzenine koyup, doğru işlemesini sağlamak. Düzenleme yapmak. Düzene sokmak. Denetim altına almak. Çalışmasını regüle etmek. Ayar etmek. Düzenlemek. Yoluna koymak.

Exempt antonyms : enforce.

Exempt ingilizce tanımı, definition of Exempt

Exempt kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Cut off. Set apart. One exempted or freed from duty. To remove. To set apart. One not subject.