Expecting türkçesi Expecting nedir

Expecting ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary are expecting a baby.
Turkish: Ali ve Mary bir bebek bekliyorlar.

English: Ali and Mary are expecting their first child next month.
Turkish: Ali ve Mary gelecek ay ilk çocuklarını bekliyorlar.

English: Ali and Mary are expecting visitors this evening.
Turkish: Ali ve Mary bu akşam ziyaretçi bekliyorlar.

English: Ali could tell that Mary was expecting him to kiss her.
Turkish: Ali Mary'nin onun öpmesini umduğunu söyleyebilirdi.

English: Ali and Mary are expecting you.
Turkish: Ali ve Mary seni bekliyorlar.

Expecting ingilizcede ne demek, Expecting nerede nasıl kullanılır?

Expecting profit : Ortaya konulan yapıtın karşılığı olarak umulan gelir. Beklenen olasılı kazanç.

Be expecting a child : Çocuk beklemek. Bebek beklemek.

Be expecting : Hamile olmak. Gebe olmak. Bebek beklemek. (kadın) bebek beklemek.

She is expecting : Bebek bekliyor. Hamile.

Expect of : İstemek. Beklemek. Ummak.

Did not expect : Beklemedi. Öngörmedi. Zorunlu kılmadı. İstemedi. Ummadı. Tahmin etmedi.

Expectance : Beklenti. Ümit. Bekleyiş. Umut. Bekleme.

Expectancy : Bekleme. Beklenen şey. Ümit. Umut. Bekleyiş. Bireyin belli koşul ve durumların alacağı biçimler ya da kendisinden beklenenler konusundaki öngörüşü. Beklenti. İntizar.

 

Expectancies : Bekleme. Beklenen şey. Beklenti. Ümit. Umut. İntizar. Bekleyiş.

Expectanct : Bekleyen.

İngilizce Expecting Türkçe anlamı, Expecting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expecting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gestational : Gebelikle ilgili. Gebelik süresiyle ilgili. Embriyonun rahim içinde gelişimi ile ilgili.

Parturient : Doğurmak üzere olan. Doğuran. Parturyen.

Big with : Yüklü.

Corporal punishment : Bedeni ceza. Fiziksel ceza. Dövme, aç ya da susuz bırakma, ayakta bekletme gibi bedene güçlük ve sıkıntı vermek yoluyla uygulanan ceza. Cismani ceza. Hukuk, eğitim alanlarında kullanılır. İşkence. Dayak cezası. Dayak. Beden cezası. Bedensel ceza.

Heaviest : Şiddetli. Aşırı. Fırtınalı. Baskın. Sert. Baygın. Önemli. Ağdalı. En ağır. Üzücü.

Crucifixion : Çarmıha germe. Çarmıha gerilme. İsanın çarmıha gerilmesi. Hz isa´nın çarmıhta ölümünü gösteren resim.

Execution : Bir izlenceyi oluşturan komutların bilgisayar donanımınca uygulanması, izlencenin işletilmesi. İdam. İcra. Yürütme. Sergileme. Yapma (manevra veya hareket). İfa. İnfaz. Yorum biçimi. Yerine getirme.

Hanging : Duvar kumaşı. Vücud ağırlığının, kollar, bacaklar ya da bir başka vücut bölümünde asılı tutulması. Sarkık. Asma. Duvar kağıdı. İdam. Sarkma. İpe çekme. Sarkan.

Fecundated : Döllenmiş. Verimli veya meyveli yapan. Aşılanmış.

Expecting synonyms : burning at the stake, preggers, pregnant, beheading, with young, gone, big with child, impregnated, burning, decapitation, heavier, enceinte, electrocution, family, in pod, expectant, capital punishment, hopeful, gravid, with child, anticipative, anticipating, in the family way, anticipant, death penalty.

 

Expecting zıt anlamlı kelimeler, Expecting kelime anlamı

Hopeless : Umarsız. Boşuna. Umutsuz. Beceriksiz. Devasız. Umut vermeyen. Yeteneksiz. Yararsız. İşe yaramaz. Meyus.

Undemanding : Gösterişsiz. İddiasız. Basit.