Exquisite türkçesi Exquisite nedir

  • Aşırı.
  • Zarif.
  • Keskin.
  • Seçkin.
  • Kibar.
  • Üstün.
  • Hassas.
  • Şiddetli.
  • Nazik.
  • Nefis.
  • Muhteşem.
  • İnce bir güzelliğe sahip.
  • Çok büyük (acı veya mutluluk).

Exquisite ile ilgili cümleler

English: This restaurant offers some really exquisite dishes.
Turkish: Bu restoran gerçekten bazı nefis yemekler sunuyor.

Exquisite ingilizcede ne demek, Exquisite nerede nasıl kullanılır?

Exquisitely : Harikulade. Mükemmel bir şekilde. Güzel bir şekilde. Zarifçe.

Exquisiteness : Güzelleştirme. Nezaket. Hassasiyet. Nefaset. Şiddet. Yoğunluk (acının, zevkin, vb.). Mükemmellik. Keskinlik. Zariflik. Mükemmeliyet.

İngilizce Exquisite Türkçe anlamı, Exquisite eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exquisite ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Delicious : Kaymak gibi. Tatlı. Tadına doyulmayan. Ağzına layık. Leziz. Hoş. Lezzetli. Güzel.

Beyond praise : Mükemmel.

Civiler : Devlete ait. Medeni. Sivil. Kamu. Hükümete ait. Resmi. Bireysel. Nezaketli. Mülkiye. İç.

Classier : Klas. Şık. Sosyetik. Mükemmel. Süper.

Brickle : Gevrek (arkaik). Kolay kırılır. Kırılgan.

Brutishly : Kaba bir tarzda. Hayvanca. Hoyratça. Hayvan gibi. Vahşice.

Corking : Müthiş. Harika. On numara (müthiş). Şahane.

Climacteric : Menapozla ilgili. Yaş dönümü. Menapoz. Menopozla ilgili. Bunalımlı. Dönüm noktası. Kritik dönem. Menopoz. Yaş dönümüyle ilgili.

 

Feeling heart : Empatik. Sempatik. Duyarlı (bir insana ilişkin).

Acutest : İlerlemiş. Ağır. Zeki. Dar. Dar (açı). Akut. Güçlü.

Exquisite synonyms : canniest, bright, dainty, daintier, great, civilised, advantageous, cloying, blistering, complaisant, elegant, bonnie, blancmange, brutal, excellent, aculeate, astronomical, brilliants, climacterics, ascendant, beautiful, burnings, affable, acute, ambrosial, extra, bonniest, aristocratical, keen, breakneck, atop of, awfully nice, bonny.

Exquisite zıt anlamlı kelimeler, Exquisite kelime anlamı

Mild : Yavaş. Nazik. Halim. Ilık. Küçük yumru. Yumuşak. Hafif. Mazlum. Zarif. Ilımlı.

Inelegant : Zarif olmayan. İncelikten yoksun. Yontulmamış. Çirkin. Kaba. Terbiyesiz. Zarafetsiz. İnceliksiz.

Exquisite ingilizce tanımı, definition of Exquisite

Exquisite kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fop. One who manifests an exquisite attention to external appearance. As, exquisite workmanship. A dandy. One who is overnice in dress or ornament. Carefully selected or sought out. Giving rare satisfaction. Hence, of distinguishing and surpassing quality. Delightfully excellent. Exceedingly nice.