Faithing türkçesi Faithing nedir

Faithing ingilizcede ne demek, Faithing nerede nasıl kullanılır?

Faith cure : Telkinle tedavi. İmanla tedavi.

Faith healer : İnanç şifacısı. Telkinle tedavi eden kimse. İmanla tedavi eden kimse. İnançla iyileştiren kimse.

Faith healing : İnançla iyileşme. İmanla tedavi. Telkinle tedavi. İnançla iyileştirme.

Faith no more : Ünlü amerikan rock and roll grubu.

Had faith in him : Ona güvendi. Ona inandı.

Good faith : Güven (birine karşı beslenen). Dürüstlük. İyiniyet. Niyetin ciddiliği. Hüsnüniyet. İtimat. İyiye çekme. İyi niyet.

Breach of faith : Güveni kötüye kullanma. Sadakatin bozulması. Sözünden dönme. Güveni sarsma. Dürüst olmayan davranış. Sözünü yerine getirmeme. Sözünü tutmama.

Keep faith : İnancına bağlı kalmak.

Bad faith : Aldatma. Suiniyet. Aldatma kastı. Kötü niyet. Kötü kasıt.

Firm faith : Sağlam inanç. Baki inanç. Sıkı inanç.

İngilizce Faithing Türkçe anlamı, Faithing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Faithing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Theology : İlahiyat. Herhangi bir dinin inaklar dizgesi. bu dizgeyi inceleyen bilgi dalı. Tanrıbilim. Tanrı'nın varlığı ve nitelikleri üzerinde ileri sürülen bilgi, görüş ve inançları yöntemli biçimde inceleyen bilim dalı. Teoloji. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Dinbilim.

 

Cohesiveness : Tutturganlık. Uyum. Kaynaştırıcılık. Yapışıklık. Yapışkanlık. Bağlayıcılık. Birbirine tutkunluk. Dayanışma. Grup üyelerinin birbirlerine karşı duydukları bağlılık.

Certainty : Kesinlik. Muhakkak. Belirlilik. Kuşkusuzluk. Katiyet. Olasılık kuramında bir olayın gerçekleşme olasılığının tam, yani 1'e eşit olması ya da gerçekleşmesinin kesinliği, bk. gerçekleşmeme olasılığı. Gerekirlik. Kesin olan şey. Belirli olma.

Conscience : Adalet hissi. İnsaf. Vicdan. Ahlaki duygu. Duyunç. Vicdanlılık. Bilinç. Bulunç. Duyum, heyecan, düşünme ya da başka bir ruh etkinliğiyle nitelenen durum, ben'in kendi etkinlik ve duygulanmalarını sezebilmesi. geniş anlamda zihin. bir topluluktaki ruhsal etkinliğin ya da ruhsal durumların tümü.

Credit : Hesaptaki para miktarı. Vade. Veresiye. Öğrenim değeri. Saygınlık. Onur. Para, mal veya para cinsinden bir değerin belirli bir vade ve koşulla geri alınmak üzere verilmesi. Övgü. Sadakat. İtibat etmek.

Allegiance : Mensubiyet. Tebaalık. Vatandaşın devletine karşı sadakat borcu. Yurttaşlık. Sadakat. Biat. Tabiiyet.

Affiance : Nişanlamak. Söz takmak. Söz kesmek. Ahdetmek. Sözlenmek. Nişanlanma. Nişanlanmak. Nişan.

Expression : Bilgisayar, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sıkma. İfade. İbare. Duygularını katma. Bir genin kendini ifade etmesi, fonksiyonel protein üretimi. Ruh. İfade etme. Tabir.

Confidences : Güven duygusu. Sır. Kendine güven. Mahremiyet. Sırdaşlık. Gizlilik.

 

Angling : Oltayla balık avlama. Olta ile balık tutma. Balık avlama.

Faithing synonyms : outdoor sport, sportfishing, field sport, asseveration, assurances, creed, adherence, disloyalty, betrayal, reliabilities, certitude, affiances, cohesion, credos, conviction, attachments, faith, reliability, infidelities, cast, credence, disloyalties, stout, convictions, creeds, casting, betrayals, lese majesty, guarantying, religions, credences, theologies, persuasions.

Faithing zıt anlamlı kelimeler, Faithing kelime anlamı

Improper : Çirkin. Yakışıksız. Biçimsiz. Uygun olmayan. Hatalı. Yanlış. Münasebetsiz. Terbiyesiz. Uygunsuz. Açık saçık.

Unjust : Yersiz. Hakkaniyetsiz. Haksız. İnsafsız. Vicdansız. Adaletsiz.