Faktör nedir, Faktör ne demek
Faktör; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
"Faktör" ile ilgili cümleler
- "Bütün hastalıklarda böyle ruh faktörleri bulunabilir." - P. Safa
Biyoloji'deki anlamı:
Biyolojik, iklimsel, besinsel ve benzeri olabilen ve bir etki yapan herhangi bir ajan.
Bir biyokimyasal olayda görev yapan, henüz tamamıyla tanımlanmamış bir madde ya da etken. Çoğunlukla tanımlandıktan sonra da kullanılmaya devam edilir ya da ayrıca isimlendirilir.
İktisat alanındaki kelime anlamı:
[Bakınız: üretim faktörleri]
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
İstatistiksel çalışmalarda, kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Hayvan beslemede, bir vitamin, mineral veya diğer bir besin maddesi veya besin maddesi olmayan, genellikle hayvanın büyümesi veya döl verimi üzerine etkili olan, tanımlanmış veya henüz tanımlanmamış bulunan madde.
İstatistiksel çalışmalarda, kategorik değişken ve nitel özelliğe sahip değişken, etmen.
İngilizce'de Faktör ne demek? Faktör ingilizcesi nedir?:
factor
Faktör hakkında bilgiler
Faktör ya da etken, faktoring işlemlerinde alıcı, satıcı, ve faktoring şirketi olarak işlemi gerçekleştiren üç taraftan alacağı temlik eden faktoring şirketine verilen kısa isim.
Faktör ile ilgili Cümleler
- Yetenek çalışanları teşvik etmede düşünülen tek faktördür.
- Sermaye, toprak ve iş gücü üretiminin üç ana faktörüdür.
- Bir sürü komplike faktörler var.
- Bu faktörler önemli.
- Özellikle ekonomik kriz dönemlerinde, herhangi bir ürünü alıp almayacağımıza karar verirken fiyat baskın faktör haline gelir.
- Birçok faktör var.
- Bu durumda belirleyici faktör neydi?
Faktör anlamı, tanımı:
Risk faktörü : Zarara uğratma olasılığı olan etken.
Etmen : Birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, şartlardan, ögelerden her biri, amil, faktör.
Etken : Doğrudan doğruya öznenin yaptığı işi anlatan, öznesi belli olan fiil, etken fiil, aktif, aktif fiil, malum, edilgen karşıtı. Etki eden şey, faktör. Bir madde üzerinde belli bir değişiklik yapan şey, müessir.
İşlem : Nakit veya menkul değerleri kullanarak alım satım, takas, borçlanma vb. piyasa hareketi. Bir amaca ulaşmak için tutulan yol, prosedür. Bir işi sonuçlandırmak için yapılmış olan iş veya uygulamaların hepsi, muamele, muamelat. Ham veya ara malları ve maddeleri fiziksel, kimyasal değişikliklerle daha uygun, kullanılır duruma getirme, muamele. Sayıları karşı karşıya getirip belirli birtakım kurallara uygun olarak birbiri üzerine etkilendirme yöntemi. Madde üzerinde her türlü değişim yapma işi, muamele.
Alıcı : Kamera. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Almaç. Satın almak isteyen kimse, müşteri. Azrail.
Satıcı : Alıcıya bir şey satan kimse.
Şirket : Ortaklık.
Gerçek : Aslına uygun nitelikler taşıyan, sahici. Yalan olmayan, doğru olan şey, hakikat. Bir durum, bir nesne veya bir nitelik olarak var olan, varlığı inkâr edilemeyen, olgu durumunda olan, özbeöz, hakiki, reel. Temel, başlıca, asıl. Doğruluk. Düşünülen, tasarımlanan, imgelenen şeylere karşıt olarak var olan. Yapay olmayan. Doğadaki gibi olan, doğayı olduğu gibi yansıtan. Gerçeklik. Yalan olmayan.
Faktör akışkanlığı : Üretim faktörlerinin bir üretim alanından diğerine ya da bir ülkeden öteki ülkeye hareket yeteneği.
Faktör donanımı : Bir ülkede farklı üretim faktörlerinin, fiziki miktarları veya değerleri cinsinden göreli dağılımı.
Faktör fiyat sınırı : Kârların sıfırlandığı tam rekabet piyasalarında veri fiyatlardan bir veya daha fazla mal üretmek için denge faktör fiyatlarının alması gereken en düşük değeri bir başka deyişle en düşük maliyeti gösteren, ücret sınırı olarak da adlandırılan sınır.
Faktör fiyatı : Bir birim üretim faktörüne yapılan ödeme. bk. üretici fiyatı
Faktör fiyatlarıyla gayrisafi milli hasıla : Üretici fiyatlarıyla hesaplanan gayrisafi millî hasıla. krş. gayrisafi millî hasıla, üretici fiyatı
Faktör fiyatlarıyla gayrisafi yurtiçi hasıla : Üretici fiyatlarıyla hesaplanan gayrisafi yurtiçi hasıla. krş. gayrisafi yurtiçi hasıla, üretici fiyatı
Faktör fiyatlarıyla milli gelir : Üretici fiyatlarıyla hesaplanan millî gelir krş. millî gelir, üretici fiyatı
Faktör gelirleri : Üretim faktörlerinin üretim sürecine katılmaları sonucunda faiz, kâr, ücret ve rant biçiminde elde ettikleri gelirler. krş. faktör payı
Faktör ı : [Bakınız: fibrinojen] Fibrinojen. Karaciğerde yapılan, büyük molekül ağırlıklı ve pıhtılaşma mekanizmasının esas faktörlerinden olan bir plazma proteini. Kan pıhtısının oluşumu sırasında trombinin etkisiyle erimeyen fibrin ve fibrinopeptitlere dönüştürülür, serumda bulunmaz, fibrinojen.
Faktör ıı : [Bakınız: trombinojen] Protrombin. Karaciğerde, K vitamini varlığında yapılarak kana verilen, trombin enziminin etkisiz biçimi olan bir pıhtılaşma faktörü, protrombin.
Diğer dillerde Faktör anlamı nedir?
İngilizce'de Faktör ne demek? : [Faktor (der) ] n. agent, person authorized to perform a certain action; representative; factor, cause, circumstance, modifying condition, influencing factor
n. factor, element, agent
Fransızca'da Faktör : facteur [le]
Almanca'da Faktör : n. Faktor
Rusça'da Faktör : n. фактор (M), причина (F)


Bu kısımda Faktör nedir? Faktör ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Faktör tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Faktör hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.