Families türkçesi Families nedir

Families ile ilgili cümleler

English: Ali apologized to the families of the victims for the explosion at the factory.
Turkish: Ali fabrikadaki patlama için kurbanların ailelerine özür diledi.

English: Fifty families live in this tiny village.
Turkish: Bu küçücük köyde elli aile yaşıyor.

English: Ali and Mary's kids have all now grown up and have families of their own.
Turkish: Ali ve Mary'nin çocuklarının hepsi şimdi büyüdü ve kendi aileleri var.

English: Denying a quality education to the children of working families is as wrong as denying health care or child care to working families.
Turkish: Çalışan ailelerin çocukları için kaliteli bir eğitimi inkar etmek çalışan aileler için sağlık hizmetlerini ya da çocuk bakımını inkar etmek kadar yanlıştır.

English: All happy families resemble each other, each unhappy family is unhappy in its own way.
Turkish: Bütün mutlu aileler birbirine benzer, mutsuz olan her aile mutsuzluğunu kendine göre yaşar.

Families ingilizcede ne demek, Families nerede nasıl kullanılır?

All the families : Çoluk çocuk.

Bereaved families : Yaslı aileler. Yas tutan aileler. Matemli aileler. Sevdikleri birini kaybetmiş aileler.

Subfamilies : Altfamilya. Alt familya. Alt aile. Subfamilya. Alttakım.

 

Familial : Aileye ait. Ailevi. Familyal. Kodak. Ailesel. Kodaktan geçmiş. Kodağa değişli. Ailenin içerisinde olan veya ailenin karakterstiği. Bir aileye ilişkin.

Familial allowance : Vergi yükümlüsünün kendine, eşine ve küçük çocuklarına ilişkin yaşam, sayrılık, sakatlık, analık, doğum, öğrenim gibi kişisel güvencelerinin özel paylarının vergiden düşürülmesi. Yardım indirimi.

Familial corneal dystrophy : Familyal korneal distrofi.

Familial hepatitis : Ailevi karaciğer yangısı. Wilson hastalığı.

Familiar form : İçtenlikli biçim. Gündelik biçim.

Familial nepfropathy in norwegian elkhound : Norveç tazılarının ailevi böbrek hastalığı. Tubulointerstisyel böbrek hastalığı.

Familial amyloidosis : Familyal amiloidoz.

İngilizce Families Türkçe anlamı, Families eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Families ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coveys : Kuş sürüsü. Çil. Sürü (kuş). Takım. Sürü. Grup. Aynı kuluçkadan çıkan yavruların tümü.

Bloodlines : Nesep. Aile şeceresi. Nesil. Soy kütüğü.

Everyday : Orta halli. Gündelik. Olağan. Vasat. Her günkü. Günlük. Basit. Her gün. Adi.

Clumped : İndirmek (argo terim). Kümeye eklemek. Yumruklamak. Ağır adımlarla yürümek. Kümelenmiş. Yığmak.

 

Extraction : Sızdırma. Bir karışım içindeki bileşenlerden istenen bir tanesini uygun bir çözücü içinde çözündürerek bulunduğu ortamdan ayırma işlemi. Kare kök alma. Bir çözücü içinde çözünen katı ya da sıvıdan bir maddenin çıkarılması. ekstraksiyon. Özünü çıkarma, herhangi bir maddenin çeşitli yöntemlerle özünü elde etme, ekstraksiyon. Köken. Ekstraksiyon. Asıl. İhraç.

Bank : Para yatırmak. Banka. Set çekmek. Silindir arası (motor). Tuş arası (müzik terimi). Yığın. Sahil. Sığdip. Bilgisayar, coğrafya, iktisat, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. İşlevlerine göre merkez bankası, kalkınma ve yatırım bankası ve ticari banka; sermaye yapısına göre ise kamu bankası, özel banka ve yabancı banka biçiminde sınıflandırılan ve yasa veya izinle kurulabilen finansal aracı kurum.

Menages : Ev işleri. Ev idaresi.

Tribes : Kabile. Aşiretler. Aşiret. Takım. Boy. Meslek grubu. Oymak.

Beaten : Vurularak biçimlendirilmiş. Mağlup. Dövme. Hırpalanmış. Dövülmüş. Bitkin. Aşınmış. Yenilmiş. Çiğnenmiş. Dayak yemiş.

Bloodline : Nesil. Aile şeceresi. Kan hattı. Soy kütüğü. Aynı genetik kökenden olan hayvanların sürekli olarak yetiştiricilikte kullanılması. Nesep.

Families synonyms : long familiar, ascendance, people, household, extractions, assemblage, births, clumps, clump, family circle, cluster, bloodings, ancestries, domestic, usual, menage, agglomerations, relations, folk, common or garden, known, kinfolks, peopling, common, stirpes, progeny, cloud, subgroup, ancestors, old, householder, dynasties, breeding.

Families zıt anlamlı kelimeler, Families kelime anlamı

Unknown : Gizli. Meçhul. Tanınmamış. Yabancı. Bilinmeyen. Nedeni bilinmeyen. Bilinmedik. Tanınmayan. Bilinmez. Ünsüz.

Unfamiliarity : İyi bilinmemenin bir sonucu olarak tuhaf veya sıradışı olma durumu. Yabancılık.

Unfamiliar : Alışık olmayan. İyi bilinmeyen. Tanıdık olmayan. Alışılmamış. Alışılmadık. Yabancı. Bilinmedik.

Families antonyms : strange.