Fashioner türkçesi Fashioner nedir

Fashioner ingilizcede ne demek, Fashioner nerede nasıl kullanılır?

Fashioners : Yaratıcı. Moda tasarımcısı. Moda yaratan kimse. Tasarımcı. Modacı.

Fashioned : Adapte edilmiş. Oluşturulmuş. Yaratılmış. Moda. Ayarlanmış. Elle şekil verilmiş. Uydurulmuş. Yapılmış. Şekillendirilmiş.

Fashionedness : Belirli bir tarzı veya biçimi olma durumu (kombinasyon içerisinde kullanılan, ör.: eski moda).

Fully fashioned : Tam uyan. Bedeni sımsıkı saran. Bedem sımsıkı saran. Reglan.

In an old fashioned way : Geleneksel bir şekilde. Eski moda bir şekilde.

Old fashioned medicine : Kocakarı ilaçları (tavuk çorbası, hintyağı, vs.). Modern tıbbın gelmesinden önce kullanılan tedaviler. Modası geçmiş tıbbi tedaviler.

Newfashioned : Modern. Yeni moda.

Old fashioned concept : Güncelliğini yitirmiş kavram. Artık popüler olmayan görüş. Modası geçmiş kavram.

Fashion design : Moda tasarımı. Giysi ve aksesuar tasarımı ile alakalı uygulamalı sanat. Modacılık.

Old fashioned : Modası geçmiş. Demode. Viskili bir kokteyl. Eski kafalı. Viski kokteyli. Eski moda. Eski.

İngilizce Fashioner Türkçe anlamı, Fashioner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fashioner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Designer : Dekoratör. Elbise modelleri çizen ressam. Proje müellifi. Desinatör. Düzenbaz kişi. Tasarçizimci. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dalavereci kişi.

Conceivers : Anlayan kimse. Algılayan kimse. Tasarlayıcı. Düşünen kimse. Yeni şeyler yaratan kimse. Mucit.

Forge : Yapmak. Uydurmak. Düzenlemek. İlerlemek. Taklidini yapmak. Dövmek. Demir dövmek. Sahtesini yapmak. Yaratmak (edebi). İşlemek.

Draughtsmen : Desinatör. Çizimci. Teknik ressam. Tasarı hazırlayan kimse. Dama taşı. Hukuki belge düzenleyen kişi.

Mode : Birbirine karışmadan incelenebilen titreşim ya da devinim biçimlerinden her biri. Yüklemin bildirdiği zamanı görülen geçmişe, duyulan geçmişe ve dilek şart kipine aktararak elde edilen birleşik fiil kipi. bil-iyor-du, bil-iyor-muş, bil-ir-se gibi. bu örneklerde, fiildeki oluş ve kılışı şimdiki zamandan geçmiş zamana ve şarta aktararak fiilin tarzını oluşturan öge eski er- fiilidir: bil-e-yorur er-di > bil-iyor-du, kel-miş er-di > gel-miş-ti, tut-ar er-se >tut-ar-sa vb. Kök ve gövde durumundaki fiilin bildirdiği oluş ve kılışın; konuşan, dinleyen ya da kendisinden söz edilen şahıslar açısından ne biçimde, ne tarzda yansıtıldığını gösteren bir gramer kalıbı, bir anlatım biçimi. başladım, başlıyorsun, tatlandırmış, yuvarlanacaklar vb. türkçede kipler bildirme kipleri ve tasarlama kipleri olarak ikiye ayrılır. bunlara bk. Moda. Kip. Şekil. Tarz. Mod. Merkezi eğilim ölçümlerinden biri olup bir dizide en sık tekrarlanan, sıklığı en yüksek olan ölçümsel değer. Yöntem.

 

Setup : Düzen. Değişik donanım birimlerinin birleşiminden oluşan bir bilgisayarda, birimler arasındaki, bağlantıların düzenlenmesi ve bilgisayarın belli bir sorun üzerinde çalışabilmesi için gerekli ayarların yapılması. Yapı. Yazılım ve donanım konfigürasyonu (bilgisayar). Kurma. Avanak. Ayarlama. İşletme. Kurgu. Oyun.

Drape : Süslemek. Sermek. Kumaş. Asmak. Kumaşla süslemek. Katlamak. Kumaşla örtmek. Sarkmak. (kumaş ile) üstünü örtmek. Kıvırmak.

Stylists : Dekoratör. Biçemci. Stilist. Belirli bir üslubu olan yazar. Üslupçu. Stile önem veren yazar. Stil veren kimse. Desinatör.

Couturieres : Terzi (kadın). Desinatör.

Fashioner synonyms : tailor make, artistic style, fashioners, architects, tailor, composer, property, touch, tie, designers, fit, way, make, stylers, craft, draftsmen, couturiere, life style, constructive, wise, composers, form, draftsman, drafter, daedalian, inventers, signature, planner, creative, style, fashion designer, creators, manner.

Fashioner zıt anlamlı kelimeler, Fashioner kelime anlamı

Undesigned : Saf. Önceden planlanmamış. Önceden bilinmeyen. Kasıtsız.

Fashionable : Moda. Şık. Rağbette olan. Moda olan. Revaçta olan. Modaya uygun. Asortik. Kibar. Sosyetik.

Fashioner ingilizce tanımı, definition of Fashioner

Fashioner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who fashions, forms, ar gives shape to anything.