Feather türkçesi Feather nedir

  • Kuştüyü.
  • Tüy.
  • Yalnızca kuşlarda bulunan ve vücudu örten, izolasyon, uçma, savunma, kur yapma ve diğer fonksiyonları sağlayan boynuzumsu epidermal yapı.
  • Tüylenmek.
  • Tüyle kaplamak.
  • Kama.
  • Kuştüyü ile kaplamak.
  • Kuşların vücutlarını örten çeşitli yapı ve renkteki üst deri uzantıları.
  • Kuş tüyü.
  • Tüy takmak.
  • Köpük (dalga).
  • Uçucu.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Tüylerle donatmak.
  • Zengin etmek.

Feather ile ilgili cümleler

English: Ali was tarred and feathered by the crowd.
Turkish: Ali kalabalık tarafından katranla kaplandı ve tüyle kaplandı.

English: Ali suffocated Mary with a feather pillow.
Turkish: Ali bir kuş tüyü yastıkla Mary'yi boğdu.

English: Birds of a feather flock together.
Turkish: Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.

English: I felt light as a feather.
Turkish: Kendimi tüy kadar hafif hissettim.

English: Ali keeps an eagle feather as a good-luck charm.
Turkish: Ali iyi bir şans tılsımı olarak bir kartal tüyünü saklıyor.

Feather ingilizcede ne demek, Feather nerede nasıl kullanılır?

Feather bed : Kuş tüyü yatak. Kuştüyü yatak. Kuştüyü şilte. Bir işyerinde bazı çalışanların çalışmadıkları halde, sendikaların baskısıyla kadroda tutulması.

Feather bedding : Çalışanların korunması.

 

Feather brain : Kuş beyinli. Akılsız.

Feather brained : Akılsız. Kuş beyinli.

Feather duster : (tüylü) toz alıcı.

Feather weight : Üty siklet sınıfından boksör (126 pound veya 57 kilogramdan hafif olan). Tüy siklet.

Feather ornament : Tüy bezeme. Çeşitli renk ve biçimdeki kuş tüyleriyle giysiyi, yakayı, başı, alnı, kolları, araç gereçleri vb. bezeme.

Feather grass : Sorguç otu.

Feather pillow : Kuş tüylü yastık.

Feather key : Uygu kaması. Düz kama.

İngilizce Feather Türkçe anlamı, Feather eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Feather ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hackles : Öfke. Duygu veya kızgınlık. Kuşların boyun arkasındaki tüyler ve kuş korktuğunda veya kavga etmek üzere olduğunda dikilen tüyler. Düşmanlık duygusu. Hayvanların sırtında erektil kıllar.

Enriches : Güçlendirmek. Değer katmak. Süslemek. Değerini artırmak. Gübrelemek. Koyulaştırmak. Zenginlik katmak. Yüceltmek. Zenginleştirmek.

Plumage : Kuş tüyleri. Tüylü elbise. Süslü elbise. Kuşun tüyleri. Tüyler (kuş). Tüyler (kuşa ait).

Cotter : Kopilya. Çatal pin. Maşalı pim. Çivi. Anahtar. Supap tırnağı.

Conjoin : Birleşmek. Bitiştirmek. Bağlanmak. Sıralama. Bağlamak. Birleştirmek. Bitişmek.

Fids : Mandal. Çelik. Kaşkaval.

Underfeather : Bazı kuşlarda (kazlar ve ördekler gibi) deriye yakın yerde bulunan küçük tüy. Kanataltı tüyü.

Down : Çabucak içmek. Bozuk. Boyunca. Düşürmek. Aşağısında. Yıkmak. Yere yıkmak. Alaşağı etmek. Beri. Aşağı.

Chock : Takozla desteklemek. Tıkamak. Odun parçası. Kızak. Takoz koymak. Takoz. Tıka. Destek koymak.

 

Vane : Fırıldak. Fırdöndü. Yeldeğirmeni kanadı. Tüyün yumuşak kısmı. Pervane kanadı. Kuşlarda tüy ekseninin çevresinde bulunan ve radyus ile ramuslardan meydana gelen safiha biçimindeki parça. veksillum. Zeval. Rüzgar fırıldağı. Rüzgar gülü. Yelkovan.

Feather synonyms : spurious wing, bastard wing, aftershaft, body covering, quill feather, web, pile, pinion, ignescent, aviator, daggers, cotters, animal material, volatilisable, feathering, marabou, cleat, fledges, poniarded, fluffed, ceratin, feathers, dirking, fledge, fuzzes, evaporating, fluffs, pluming, melanin, quill, poniards, fuzz, volatilizable.

Feather zıt anlamlı kelimeler, Feather kelime anlamı

Disjoin : Bağları kopmak. Ayırmak. Birleşmesine engel olmak.

Uncover : Ortaya çıkmasını sağlamak. Su yüzüne çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Meydana çıkarmak. Kapağını açmak. Açmak (örtü, kapak vb). Açmak. Ortaya çıkarmak. Örtüsünü açmak. Deşifre etmek.

Feather ingilizce tanımı, definition of Feather

Feather kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One of the peculiar dermal appendages, of several kinds, belonging to birds, as contour feathers, quills, and down. To furnish with a feather or feathers, as an arrow or a cap. To become feathered. Often with out. To grow or form feathers. As, the birds are feathering out.