Fişek nedir, Fişek ne demek

Fişek; kökeni farsça dilinden gelmektedir.

  • Tüfek, tabanca vb. hafif ateşli silahlara, atılmak için sürülen ve içinde barut bulunan bir kovan ile bu kovanın ucuna yerleştirilmiş mermiden oluşan cephane.
  • Donanma ve şenliklerde kullanılan çeşitli yanıcı veya patlayıcı maddeler

"Fişek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Ben fişeklerin barutunu, tapasını, saçmasını koyarım, beybaba!" - A. Gündüz
  • "Kestane fişeği."

Yerel Türkçe anlamı:

Kâğıttan yapılmış olan huni.

Mısır koçanı.

Yayık.

Bir yaşındaki koyun.

Yayık tokmağı.

Yayığın ağzındaki kapak.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Yağ yapmada kullanılan ucu çok geniş ağaç sopa, yayık kolu. (Akdağ *Gelendost -Isparta; *Kemalpaşa -İzmir.; Abdaloğlu *Gerze -Sinop)

Bilimsel terim anlamı:

Tabanca ve tüfek ile atılan metal nesne.

İngilizce'de Fişek ne demek? Fişek ingilizcesi nedir?:

cartridge

Fişek hakkında bilgiler

Fişek, genel anlamda türkçede yivsiz av tüfeklerinin kullandığı mühimmata denir. Fişekler yapılarından dolayı ve içerdikleri saçma/tek kurşun veya benzeri katı/gaz atılacak malzemeden dolayı kalibre ile değil gauge ile değerlendirilirler ancak başka parametreler de bu fişeklerin yapıları ve kullanım alanlarını etkilemektedir. Fişekler 8ga-36ga arasında çaplarda üretilseler de nadir olarak 10ga modeller de mevcuttur. en çok kullanımda olan 12ga çapı kendi içinde 70-76mm uzunluğa sahip kovanlarda üretilmektedir. ayrıca aynı çap fişeğin barut miktarı ve içerdiği saçma miktarı da değişmektedir.

 

Fişek ile ilgili Cümleler

  • Avustralya'da havai fişek yasal mı?
  • Havai fişek gösterisi hava karardıktan sonra başlayacak.
  • Fişekler ısı arayan füzeleri önlemek için kullanılır.
  • Havai fişekler tam gece yarısı patladı.
  • Akşama kadar kalıp havai fişekleri izleyelim.
  • Yeni Papa'nın seçimi havai fişekler eşliğinde kutlandı.
  • Dün gece havai fişek fabrikasında bir patlama meydana geldi.
  • Bu havai fişekler muhteşem.

Fişek tanımı, anlamı:

Tüfek : Savaş veya avda kullanılan, uzun namlulu ateşli silah.

Barut : Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.

Kovan : Yayık. Çoğunlukla toprak veya tahtadan yapılmış olan arı barınağı. Fişeğin kapsül, barut ve kurşun taşıyan yuva bölümü, kapçık.

Fişek atmak : Ortalığı karıştıracak bir söz söylemek. cinsel birleşmede bulunmak.

Fişek gibi : Hızla.

Fişek salıvermek : Ara bozacak söz söylemek.

Fişekhane : Fişek yapılmış olan yer.

Deli fişek : Delişmen ve atak (kimse).

 

Havai fişek : Gece yapılmış olan törenlerde yakılarak havaya uçurulan, renkli ışıklar saçan fişek. Geceleyin düşman bölgelerini aydınlatmak amacıyla kullanılan fişek.

Arayıcı fişeği : Bir tür donanma fişeği.

İşaret fişeği : Bulunduğu yeri belli etmek için havaya atılan, renkli ışık saçan fişek.

Kestane fişeği : İçinde tane barut ve fitilin geçmesine yarayan küçük bir kanalı olan bir tür şenlik fişeği.

Manevra fişeği : Askerî harekâtta kullanılan ve kurusıkı atım yapan fişek.

Fişe : Bazı mobilya kilitlerinin içinde bulunan, birbirinin benzeri fakat farklı ölçüdeki uçları yaylı kilit elemanı.

Fişekçi : Fişek yapan veya satan kimse.

Fişekçilik : Fişekçinin yaptığı iş.

Fişekli : İçinde fişek bulunan.

Fişeklik : Üzerine tüfek, tabanca fişekleri geçirilip bele asılan veya omuzdan bele doğru çapraz geçirilen kemer, kargılık. Kütüklük.

Fişeksiz : İçinde fişeği bulunmayan.

Tabanca : Boyacılıkta kullanılan, basınçlı hava yardımıyla boya püskürtmeye yarayan araç. Kısa, hafif, cepte veya belde taşınan ateşli silah.

Hafif : Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Gücü az olan, belli belirsiz. Önemli olmayan. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Etkisi az olan, sert karşıtı. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa.

Ateşli : Cinsel istekleri güçlü olan. Heyecanlı, coşkulu. Ateşi olan.

Silah : Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç. Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Bir konuda etkili her şey.

Atılmak : Başlamak. Atma işine konu olmak. Bir işe girişmek. Bir şeye doğru birden gitmek, birden bir davranışta bulunmak. Patlatılmak. Saldırmak, hücum etmek. Bir yerden, görevden veya işten uzaklaştırılmak.

Mermi : Ateşli silahlarla atılan patlayıcı ve delici madde, kurşun.

Cephane : Ateşli silahlarla atılmak için hazırlanan her türlü patlayıcı madde, mühimmat.

Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan.

Fişek pirinci : Fişek yapımında kullanılan % 70 bakırlı pirinç.

Fişek vermek : Kışkırtmak.

Fişek virmek : Kışkırtmak.

Fişeklemek : Kışkırtmak.

Fişeklenmek : Birdenbire yerinden doğrulmak ve aynı hızla harekete geçmek: Oğlan bu sözü duyar duymaz fişektendi.

Fişeklikli : Fişekliği olan. İlgili cümle: "“Gittiği zaman karşısında filintalı, fişeklikli, külotlu ve kalpaklı aslan gibi bir genç adam bulmuştu.”" T. Buğra.

Diğer dillerde Fişek anlamı nedir?

İngilizce'de Fişek ne demek? : n. cartridge, cracker, girandole, shell, squib

Fransızca'da Fişek : cartouche [le]

Almanca'da Fişek : n. Patrone

Rusça'da Fişek : n. патрон (M), гильза (F), заряд (M), ракета (F), шашка (F)

adj. патронный