Filibuster türkçesi Filibuster nedir

  • Parlamento tıkanıklığı.
  • Ağırdan almak.
  • Haydut.
  • İşi uzatmak.
  • Haydutluk etmek.
  • Parlamentoyu engellemek.
  • Korsan.

Filibuster ingilizcede ne demek, Filibuster nerede nasıl kullanılır?

Filibustered : Korsan. Parlamentoyu engellemek. Haydut. İşi uzatmak. Parlamento tıkanıklığı. Ağırdan almak. Haydutluk etmek.

Filibusterer : Bir karar verilmesine engel olmak veya geciktirmek için uzun konuşmalar yapan kimse. Haydutlara liderlik eden kimse. Parlamento çalışmalarını engelleyenlere liderlik eden kimse. Kasıtlı olarak görüşmeyi uzatan kimse.

Filibusterers : Haydutlara liderlik eden kimse. Kasıtlı olarak görüşmeyi uzatan kimse. Parlamento çalışmalarını engelleyenlere liderlik eden kimse. Bir karar verilmesine engel olmak veya geciktirmek için uzun konuşmalar yapan kimse.

Filibustering : Haydut. Ağırdan almak. Korsan. Parlamento tıkanıklığı. İşi uzatmak. Haydutluk etmek. Parlamentoyu engellemek.

Filibusters : Parlamento tıkanıklığı. Haydut. Haydutluk etmek. Ağırdan almak. Parlamentoyu engellemek. İşi uzatmak. Korsan.

İngilizce Filibuster Türkçe anlamı, Filibuster eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Filibuster ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Embarrass : Sıkıntıya sokmak. Şaşırtmak. Sıkıntı vermek. Para sıkıntısına düşürmek. Mahcup etmek. Para sıkıntısı çekmek. Bozmak. Bozum etmek. Sıkmak. Rahatsız etmek.

 

Buccaneer : Korsanlık yapmak. Deniz eşkıyası.

Desperados : Gözü dönmüş kimse. Umutsuz kimse. Her şeyi göze almış kimse. Çılgın.

Go slow : İş yavaşlatma eylemi. Yavaşlatmak. İşi ağırdan alma. Yavaştan almak. Acele etmemek.

Bravo : Suikastçi. Bravo!. Eşkıya. Kiralık katil. Aferin. Cani. Aferin!. Suikastçı.

Defer : Saygı göstermek. Sonraya bırakmak. Ertelemek. Kabul etmek. Uymak. Ötelemek. Ertelemek (borç vb). Tecil etmek.

Drag : Zahmetli şey. Bulaştırmak. Sürüklenim. Engel. Çekmek. Sürüklemek. Koku (av). Kızak. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Play for time : Vakit geçirmeye çalışmak (spor terimi). Zaman geçirmek. Zaman kazanmaya çalışmak. Oyalanmak.

Badman : Harami. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Filmlerde, izleyiciye sevimsiz gelen, filmin kahramanıyla çekişme durumunda olan, çeşitli kötülükler işleyen ve sonunda çoğu kez alt olan kimse. Eşkıya. Hırsız. Kötü adam.

Hijacker : Hırsız. Gaspçı. Soyguncu (kamyon veya tren vb'ni durdurarak soyan). Eşkıya. Uçak kaçıran kimse. Soyguncu. Uçak korsanı. Hava korsanı.

Filibuster synonyms : obstruct, corsairs, badmen, holdup, bushranger, hijackers, procrastinated, buccaneers, bravoing, picaroon, filibustered, procrastinate, bravos, dragged, stymie, delay, block, banditti, algerine, freebooter, hacker, defers, drags, bandit, mess around, corsair, filibusters, brigands, hinder, dawdle along, hackers, deferring, freebooters.

Filibuster ingilizce tanımı, definition of Filibuster

 

Filibuster kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A lawless military adventurer, especially one in quest of plunder. Originally applied to buccaneers infesting the Spanish American coasts, but introduced into common English to designate the followers of Lopez in his expedition to Cuba in 1851, and those of Walker in his expedition to Nicaragua, in. To act as a filibuster, or military freebooter. A freebooter.