Fill a tooth türkçesi Fill a tooth nedir

  • Dişe dolgu yapmak.
  • Dişteki bir boşluğu doldurmak (gümüşle, dolgu maddesi ile, vb.).
  • Diş dolgusu yapmak.
  • Dolgu yapmak.

Fill a tooth ingilizcede ne demek, Fill a tooth nerede nasıl kullanılır?

Fill : Dolgu yapma. Doymak. Kabarmak. Kaplamak. Doyma. Dolmak. Yapmak. Karşılamak. Doyumluk. Şişirmek.

A : Amperin simgesi. Atom ağırlığı. En yüksek not. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Belirli bir tür veya nitelikteki. Miktar belirtir. Bir. La (müzik terimi). Argonun simgesi. (herhangi) bir.

Tooth : Sert yüzey (kağıt vb.). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dişle kaplamak. Sevme (yemek). Damak zevki. Sert yüzey (kağıt). Diş. Pütürlü yapmak (kumaş ). Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri.

Fill a gap : Eksikliği gidermek. Boşluğunu doldurmak. Boşluk doldurmak. Boşluğu doldurmak. Bir boşluk veya deliği kapatmak veya doldurmak.

Fill a prescription : Reçetedeki ilaçları vermek.

I have a toothache : Dişim ağrıyor. Diş ağrım var.

Pull a tooth : Diş çekmek.

Had a toothache : Diş ağrısı geçirdi. Dişi ağırdı.

Eye for an eye and a tooth for a tooth : .

Crown a tooth : Dişe koruyucu kaplama takmak. Diş kaplama. Dişe takılan diş kronu.

 

İngilizce Fill a tooth Türkçe anlamı, Fill a tooth eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fill a tooth ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plugs : Vurmak. Harıl harıl çalışmak. Ateş etmek. Tıkaç. Tıpalamak. Yumruk atmak. Reklamını yapmak (radyo). Tıkamak.

Plug : Ateş etmek. Tapa. Kapamak. Reklamını yapmak (radyo). Tapalamak. Fiş. Tıkamak. Bağlantı parçasının ağzını kapatmakta kullanılan dişli parça. Durdurmak.

Stop : Alıcının ya da bazı basım aygıtlarının mercek düzeni içinde bulunup, birbiri üzerine binen incecik maden yapraklardan oluşan, açılıp kapanarak, duyarkat üzerine gelen ışığın niceliğini düzenleyen düzenek. Bitmek. Bilgisayar, gramer, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıkoymak. Durma. Devam etmemek. Önlemek. Karşı takımın çemberine doğru top sürerek ilerliyen oyuncunun birden duruvermesi. Dindirmek. Savmak.

Stops : Stop ettirmek. Dindirmek. Bitmek. Durdurmak. Noktalamak. Savmak. Tıkamak. Alıkoymak. Kapamak. Devam etmemek.

Fill a tooth synonyms : stop a tooth.