Fishing türkçesi Fishing nedir

  • Balık tutma.
  • Balık avcılığı.
  • Av.
  • Balık avı.
  • Tahlisiye.
  • Balıkçılık.
  • Balık dalyanı.
  • Belirli bir metot ve av aracı kullanılarak elde edilen su ürünü.
  • Ağız arama.

Fishing ile ilgili cümleler

English: A man was fishing on the opposite bank.
Turkish: Bir adam karşı kıyıda balık avlıyordu.

English: Ali goes fishing almost every day.
Turkish: Ali neredeyse her gün balık tutmaya gider.

English: Ali always keeps a fishing rod in his car.
Turkish: Ali her zaman arabasında bir olta tutar.

English: Ali grew up in a small fishing village.
Turkish: Ali küçük bir balıkçı köyünde büyüdü.

English: Ali and Mary went fishing together.
Turkish: Ali ve Mary birlikte balık tutmaya gitti.

Fishing ingilizcede ne demek, Fishing nerede nasıl kullanılır?

Fishing area : Av bölgesi. Av alanı. Su ürünleri avlama alanı.

Fishing boat : Balıkçı gemisi. Balıkçı teknesi. Alamana. Balıkçı kayığı. Balık avlamada veya yük taşımada kullanılan iki veya üç direkli aşırmalı yelkenli balıkçı teknesi, alametre. Alametre.

Fishing by gathering : Herhangi bir alet kullanılmadan gerçekleştirilen, elle, suya dalma, toplama yeri oluşturma ve hayvanlar yardımıyla avcılık biçimi, toplama balıkçılık. Toplama balıkçılık. Aletsiz balıkçılık.

 

Fishing community : Balıkçı topluluğu.

Fishing density : Birim alandan, birim zamanda avlanan miktarı. Avlanma yoğunluğu.

Fishing industry : Balıkçılık endüstrisi. Balıkçılık. Balık yetiştirme ve büyüdüklerinde onları havuzlardan çekme ile ilgilenen sınıf veya şube. Balıkçılık endüstrisi (çiftlik balıkçılığı).

Fishing gear : Balıkçılık tertibatı. Balık. Av aracı. Balıkçı takımı. Balık avı malzemesi. Balıkçılık aracı. Balık avlama malzemesi. Balıkçı malzemesi. Olta takımı. Avlanma.

Fishing in the air : Havai tuzak. Önlerine bir engel çıktığında sudan dışarıya fırlayan balıkların avlanması için su yüzeyine bırakılmış tuzaklar.

Fishing grounds : Balıkçılık alanı.

Fishing fleet : Balıkçılık filosu.

İngilizce Fishing Türkçe anlamı, Fishing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fishing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chases : Peşinde olmak. Takip etmek. Dizilmiş harfleri tutan demir çerçeve. Takip. Hakketmek. Oluk. Oluk açmak. İzlemek. Avlamak.

Salvages : Kurtarmak. Enkaz. Denizde mal ve can kurtarma. Kazaya uğrayan gemiyi kurtarmak. Eşya kurtarmak. (yangından veya kazadan) kurtarmak. Kurtarma. Kurtarılan eşya. Batmış gemiyi yüzdürmek.

Kills : Öldürme. Tahrip etme.

Preys : Kurban. Soymak. Avlamak. Yem. Sıkmak. Yağmaya gitmek. Şikar. Hayvanın avı. Yağma etmek.

Hunting : Takip. Salınma girme. Avlama. Boş hat arama. Araştırma. Arama. Çevrinme. Avcılık. Avlanma.

Piscary : Balık avlama alanı. Balık avlama. Balık avlama hakkı. Balık avlama bölgesi.

Rescuing : Hacizden kurtarmak. İmdat. Zorla geri almak. İmdadına yetişmek. Kurtarılma. Mahpusu düşmandan kurtarmak. Muaf tutmak. Kurtarmak. Yardım.

 

Pickups : Vurgun. Rastgele dostluk. Keklik (av). Alıcı. Pikap. Canlandırıcı içki. Kaldırma. Pikap kolu. Rasgele dostluk.

Casting : Kadro kurma. Oyuncu seçme. Astar sıva. Ağ atma. Atış. Kalıba dökme. Dökmecilik. Döküm. Plan.

Fishing synonyms : sportfishing, outdoor sport, field sport, fishings, fishery industry, chevy, huntings, explorative talks, salvage, cast, fishery, hunt, exploratory talks, kiteflying, killing, prey, rescue, rescues, kill, killings, business enterprise, preyed, angling, chase, commercial enterprise, fisheries, pisciculture, fishing industry, kite flying, business, pickup.

Fishing ingilizce tanımı, definition of Fishing

Fishing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Fishing tackle. As, fishing boat. Pertaining to fishing. Fishing village. The act, practice, or art of one who fishes. Engaged in fishing. Used in fishery.