Fissur türkçesi Fissur nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kemik dokusunun birbirinden ayrılmadan yarılması.
  • Çatlak.

Fissur ile ilgili cümleler

English: Are anal fissures curable?
Turkish: Anal fissürler tedavi edilebilir mi?

Fissur ingilizcede ne demek, Fissur nerede nasıl kullanılır?

Fissura : Fissura. Fisür. Çatlak, yarık. Yarık.

Fissura abdominalis : Karın yarığı. Karın duvarının doğuştan, yarık şeklinde açık oluşu, fissura abdominalis, gastroşizis.

Fissura ligamentum teretis : Fissura ligamentum teretis. Karaciğerin viseral yüzünde, içinde lig. teres hepatis'in seyrettiği oluk.

Fissura longitudinalis cerebri : İki beyin hemisferi arasında mediyan ve longitudinal olarak uzanan ve içine falx cerebri’nin girdiği derin yarık. Fissura longitudinalis serebri.

Fissura mediana : Medulla spinalis ve medulla oblongata'nın ventral yüzünde mediyan olarak boydan boya devam eden ve canalis centralis yakınına kadar uzanan derin yarık. Fissura mediyana.

Fissural cyst : İnklüzyon kisti. Fissural kist.

Fissura orbitalis : Göz çukuru yarığı. Fissura orbitalis. Atgiller ve etçillerde orbita'nın gerisinde, for. opticum'un alt yarımında ve ense tarafında, alt ve yandan basisfenoid’in ala orbitalis'i ile sınırlanan yarık, fissura orbitalis.

Fissura prima : Fissura prima. Beyincikte, culmen ile declive'yi birbirinden ayıran sığ oluk.

 

Fissura transversa cerebri : Fissura transversa serebri. Beynin dorsal yüzünde enine olarak seyreden ve beyin yarım küreleriyle beyinciği birbirinden ayıran derin yarık.

Fissure of rolando : Beyin korteksinin ön lobunu yan loplardan ayıran yarık. Rolando yarığı.

İngilizce Fissur Türkçe anlamı, Fissur eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fissur ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abdomen : Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Böcek gövdesinin alt kısım. Batın. Karın. Karnın altı. Abdomen.

Isthmus : Yarımadayı karaya bağlayan dar kara parçası. Dar geçit, dar boğaz. Yarımadanın karaya bağlandığı yer. bk. yarımada. İki büyük parçayı birleştiren dar yapı. yumurta kanalının (fallop kanalı) bir kısmı. Kanal. Bağ. Kıstak. Berzah. Balıklarda başın alt kısmında solungaçlar arasına yayılan etimsi şeritler. Biyoloji, coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Animal tissue : Hayvansal doku. Hayvan dokusu. Hayvan derisi.

Chapped : Çatlamış. Pütür pütür.

Breakages : Kırık. Kırılma tazminatı. Kırık parça. Kırılan şeylerin tutarı. Kırma. Kırılma. Kopma.

 

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Chappy : Yarılmış. Yarık. Çatlamış.

Chinks : Şangırdamak. Metalik ses. Temiz para. Şıkırtı. Yarıkları doldurmak. Para. Metalik ses çıkartmak. Şıkırdamak. Şangırdatmak.

Fissur synonyms : body part, abattoir, band, organism, a band, chink, a crochordon, abaxial, supply, battiest, chinking, abdominal pain, a amplitude mod, abdominal distention, unfreeze, abdominal fat necrosis, batty, unblock, cleavage, being, battier, chinked, release, a c deformity, abdominal ovariectomy, breakage, reissue, bent, chip, abdominal palpation, barmy, distribute, free.

Fissur zıt anlamlı kelimeler, Fissur kelime anlamı

Recall : Geri gelme işareti ya da emri. Hatırlama. Azil. Bilgi erişimde, erişilen anlamlı belge sayısının derlemde bulunan toplam anlamlı belge sayısına oranı. Bir görüşmecinin bilgi almak üzere evde ya da yerinde bulamadığı kişilerle görüşebilmek amacıyla ele geçirilemeyen örnekleri genellikle en çok üç kez olmak üzere araması. Anımsamak. Yeniden arama. Hatırlatmak. Anma. Anımsama.

Block : Engellemek. Durdurmak. Blok. Alıkoymak. Kütle. Önünü kesmek. Kesmek. Öbek. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Deneysel tasarımda amacı, konu dışı tesadüfi nedenlerden meydana gelen değişkenliği saf dışı bırakmak ve gerekirse yok etmek, böylece hatayı azaltmak olan, deneysel birimleri bir örnek bir grupta toplama işlemi.

Freeze : Topu elinde bulunduran takımın, zaman kazanmak için yaptığı oyalayıcı hareketler. Çivi kesmek. Buz kesilmek. Kıkırdamak. Dondurmak. Isı kaybederek sıvı halden katı hale geçme. Oyalama. Donakalmak. Buz tutmak. Dondurulma.