Fixed costs türkçesi Fixed costs nedir

  • Ebatı yapılan işe bağlı olmayan maliyet.
  • Sabit masraflar.
  • Sabit maliyet.
  • Kısa dönemde firmanın üreteceği mal miktarından bağımsız olan ve sabit girdiler dolayısıyla katlanılan maliyetler.
  • Daimi giderler.
  • Sabit giderler.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Firmanın üretim hacmine bağlı olarak değişmeyen masrafları.
  • Sabit maliyetler.

Fixed costs ingilizcede ne demek, Fixed costs nerede nasıl kullanılır?

Fixed : Fikse. Değişmez. Durağan. Uçmaz. Solmaz. Sağlanmış. Kararlaştırılmış. Sabitleştirilmiş. Önceden ayarlanmış. Belirlenmiş.

Costs : Neden olmak. Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler. Tutmak. Masarif. Giderler. Etmek. Mal olmak. Sarfiyat. Maliyetler.

Fixed costs industry : Sabit maliyetli endüstriler. Endüstriye yeni firmaların girişiyle girdi fiyatlarının değişmemesine bağlı olarak ortalama maliyetleri sabit kalan endüstriler. krş. azalan maliyetli endüstriler, artan maliyetli endüstriler.

Fixed a date : Ayarlanmış tarih. Karar verilmiş bir zaman belirleyen.

Fixed abode : Daimi ikametgah. Sabit konut.

Fixed accent : Durağan vurgu.

İngilizce Fixed costs Türkçe anlamı, Fixed costs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fixed costs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu.

Constant cost : Üretimin arttırılmasına karşılık belirli koşullara göre aynı durumda kalan tümdeğer. Sabit masraf. Durağan tümdeğer.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Overheads : Genel masraflar. Genel masraf. Yönetim giderleri. İşletme giderleri. Genel giderler. Genel maliyetler.

 

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Fixed costs synonyms : living expenses data, overhead cost, abolition of forced labour convention, fixed expenses, abnormal budget expenditures, fixed charges, ability rent, a change in supply, constant costs, fixed cost, a group shares, a shift in supply, a change in individual demand, a pass through certificate, a shift in demand.