Flöre nedir, Flöre ne demek

Flöre; bir spor terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Dürtücü kılıç.
  • Bu kılıç kullanılarak oynanan, hedef bölgesi sadece gövde olan bir tür kılıç oyunu

Flöre hakkında bilgiler

Flöre, düğmeyle kapatılmış ucuna doğru incelen, dikdörtgen kesitli, hafif ve esnek çelik namlulu dürtme silahı. 17. yüzyılda yaygın olan saray kılıçları için bir antrenman silahı olarak geliştirilmiştir. Günümüzde daha çok eskrim sporunda kullanılır.

Modern eskrim flöresinin uzunluğu en çok 110 cm, ağırlığı da en çok 500 gr olur. Daha hızlı hareket ettirebilmek için genel olarak daha hafif olanları yeğ ile tutulur. Kaliteli tavlı çelikten yapılmış olan ve en çok 120 mm çapında bir el koruma tası olan namlunun uzunluğu 900 mm'ye kadar çıkabilir.

Başlıca iki flöre türü vardır: hafif eğimli, sade bir kabzası bulunan Fransız flöresi ve el koruma tasının 5 cm gerisinde çapraz bir tutma çubuğu bulunan ve bir şeritle bileğe bağlanarak kullanılan İtalyan flöresi daha sağlam bir kavramaya olanak verirken, Fransız flöresi parmaklara ve bileğe daha geniş bir hareket özgürlüğü sağlar.

Uluslararası eskrim karşılaşmaları ile Olimpiyat Oyunları'nın temel dalları arasında uzun süredir yer alan flöre, bu karşılaşmalarda hem erkekler, hem de kadınlarca kullanılan tek silahtır. Flörenin ucunda puan kaydetmek için en az 500 gr basınç uygulanması gereken bir düğme vardır. Flöre dövüşleri rakibin gövdesine odaklanan, en dar hedef bölgesine sahiptir. Elektronik puanlama sistemi sadece, bu bölgeye tuş yapıldığında tespitini yapar. Karşılaşma sırasında tuşlar silahın ucuyla, vücudun ön yüzünde çene altından kasıklara kadar, arka yüzünde ise enseden kalçaların üst sınırına kadar olan bölümlerdeki geçerli hedeflere yapılır. 1960'tan bu yana kadınlar ve erkeklerde hedef aynı tutulmaktadır.

 

Flöre kısaca anlamı, tanımı:

Kılıç : Saban ökçesini oka bağlayan ağaç parçası. Bu silah kullanılarak oynanan, hedef bölgesi baş, gövde ve kollar olan bir tür kılıç oyunu. Uzun, düz veya eğri, ucu sivri, bir veya her iki yüzü keskin, kın içinde bele takılan, çelikten silah.

Hedef : Yapılması tasarlanan iş, amaç. Varılacak yer, ulaşılacak son nokta. Nişan alınacak yer, nişangâh.

Bölge : Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye. Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka.

Gövde : İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Bir şeyin asıl bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm.

 

Oyun : Şaşkınlık uyandırıcı hüner. Yetenek ve zekâ geliştirici, belli kuralları olan, iyi vakit geçirmeye yarayan eğlence. Hile, düzen, desise, entrika. Güreşte rakibini yenmek için yapılmış olan türlü biçimlerde şaşırtıcı hareket. Seslendirilmek veya sahnede oynanmak için hazırlanmış eser, temsil, piyes. Kumar. Müzik eşliğinde yapılmış olan hareketlerin bütünü. Teniste, tavlada taraflardan birinin belirli sayı kazanmasıyla elde edilen sonuç. Bedence ve kafaca yetenekleri geliştirmek amacıyla yapılan, çevikliğe dayanan her türlü yarışma. Tiyatro veya sinemada sanatçının rolünü yorumlama biçimi.

Dürtü : Bedensel veya ruhsal dengenin değişmesi sonucu ortaya çıkan ve canlıyı türlü tepkilere sürükleyebilen içten gelen gerilim.

Düğme : Çevrilmek veya üzerine basılmak yoluyla bir elektrik akımını açan, kapayan, herhangi bir makineyi işleten veya durduran parça. Üst deri altındaki kıkırdak ve yağdan oluşmuş düğme biçimindeki çıkıntı. Giyecek, yorgan vb.nin bazı yerlerine ilikleyici veya süs olarak dikilen kemik, metal, sedef gibi sert maddelerden yapılmış küçük tutturma aracı.

İnce : Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Ayrıntılı. Tiz (ses), pes karşıtı. Hafif, gücü az. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Zayıf. Taneleri ufak, iri karşıtı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı.

Dikdörtgen : Açıları dik olan paralel kenar, mustatil. Bu biçimde olan.

Kesit : Bir toplumun bölümü, kesim. Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç. Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta.

Hafif : Ağırbaşlı olmayan, ciddi olmayan, hoppa. Güç veya yorucu olmayan, kolay. Tartıda ağırlığı az gelen, yeğni, ağır karşıtı. Sıkıntısız, ferah, rahat olarak. Miktarı az, sindirimi kolay (yiyecek). Gücü az olan, belli belirsiz. Kalınlığı veya yoğunluğu az olan. Etkisi az olan, sert karşıtı. Çok dik olmayan (sırt, yokuş). Önemli olmayan.

Esnek : Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastik, elastiki. Görüş ve tutumlarında katı olmayan. Değişik yorumlara elverişli.

Dürtücü kılıç : Eskrimde kullanılan, namlusu düz ve yuvarlak, ucu düğmeli kılıç, flöre.

Diğer dillerde Flöre anlamı nedir?

İngilizce'de Flöre ne demek? : [Flore, Northamptonshire] n. array of flowers

n. flora

n. flora, plant life

Fransızca'da Flöre : fleuret [le]

Rusça'da Flöre : n. рапира (F)