Flanging türkçesi Flanging nedir

  • Kenar kıvırma.
  • Kenarlama.
  • Flanşlama.
  • Kenar bükme.

Flanging ingilizcede ne demek, Flanging nerede nasıl kullanılır?

Flang : Çift uçlu madenci kazması.

Flange : Bir film makarasının göbeğini iki yandan örten, filmin göbeğe düzgün olarak sarılmasını, sarılmış filmin göbekten çıkmamasını sağlayan ve filmi koruyan teker biçimindeki yüzeyler. Yaka. Çıkıntı. Flanşlamak. Kenar takmak. Boruların eklenmesinde kullanılan, çember biçimli ortası delik metal parça. Kulak. Flanş. Ek tekeri. Başlık.

Flange joint : Ek tekerli ek. Flanşlı bağlantı. Ek teker ile yapılan, sökülebilir bağlantı.

Flange nut : Kenarlı somun. Flanş somunu. Yakalı somun.

Flange rail : Oluklu ray.

Axle drive flange : Aks tahrik flanşı.

Flanged rail : Geniş tabanlı ray. Oluklu ray.

Flanges : Flanş. Kenar. Yaka.

Blank flange : Ortasında delik bulunmayan ektekeri. Kör flanş. Kör ektekeri.

Flanged pipe : Flanşlı boru.

İngilizce Flanging Türkçe anlamı, Flanging eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flanging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Curlings : Kıvırma. Kıvrımlara sahip. Kıvrım. Bükme. Bükülme. Saç kıvırma. Kıvrılma. Kaydırmaca izi.

Preparation : Hazırlanış. Müstahzar. Anıklama. Preparat. Sahne çalışmasına geçmeden önce oyunun özüne ve biçimine ilişkin olan ön çalışma. yazarın önemli bir olayı inandırıcı yapabilmek için daha önceden bir olayı ortaya çıkaracak- nedenleri gösteren hazırlığı. Hazırlık yapma. Akort yapma. Hazırlama. Giriş müziği. Hazır ilaç.

 

Dynamical : Güçlü. Dinamik. Kuvvetli. Enerjik.

Scheduling : Zamanlama. Planlama. Düzenleme. Programlayarak. Zaman planlama. Zaman çizelgesi yapma işlemi. Programlama. Bir izlenecek klavuz yaratma işlemi. Zaman çizelgelemesi.

Birth control : Doğum kontrolü.

Programing : İzlenceleme. Programlama. Programalama. Programlayarak. Program yapımı. Kodlama. Program yapma.

Crimping : Katlamak. Askere almak. Tufal kırma. Kıvırcıklama. Kilitleme. Sıkıştırma. Mıhlama. Zorla askere almak. Kıvırcıklaştırma. Engellemek.

Ever changing : Daima değişen.

Curling : Bükme. Kıvrılma. Kıvrım. Saç kıvırma. Bükülme. Kıvrımlara sahip. Kıvırma. Kaydırmaca izi.

Programming : İzlenceleme. Komutlama. Bir işlemi ana mantık komutlarına indirgeyip bilgisayara verilecek duruma getirme. Verilerin bilgisayarda istendiği biçimde işlenmesini sağlamak amacıyla çeşitli girdilerle işletece verilen düzenlenmiş işlem yönergesi. Çizeylemleme. Bir izlencenin tasarlanması, yazılması ve denenmesi ile ilgili işlerin tümü. Bir sinemada gösterilecek filmlerin seçimi, sürelerinin düzenlenmesi, filmlerin zamanında elde edilmesi, izlencenin yayımlanması, tanıtılması işi. tv. yapımı, yayını tasarlanan izlencelerin saptanması. izlencenin, izlence çizelgesinin hazırlanması. İzlencelerine. Programlama. Program yapımı.

Flanging synonyms : birth prevention, family planning, readying, dynamic.

Flanging zıt anlamlı kelimeler, Flanging kelime anlamı

Quiet : Dinlendirici. Sessizlik. Sakinleşmek. Uslu. Susunuz. Huzurlu. Dingin. Gizli. Sessiz. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Flanging antonyms : undynamic.