Flexible employment türkçesi Flexible employment nedir

  • Çalışma yeri, koşulları, saatleri, çalışan sayısı, sigorta, ücret ve sosyal yarar itibariyle çeşitlilik sağlamaya olanak veren işlendirme.
  • Esnek istihdam.
  • Esnek işlendirme.
  • İktisat alanında kullanılır.

Flexible employment ingilizcede ne demek, Flexible employment nerede nasıl kullanılır?

Flexible : Hareket kabiliyeti yüksek. Elastik. Sabit olmayan. Yumuşak başlı. Bükülme esnekliği gösteren. Esneyebilir. Uysal. Esner. Elastiki. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır.

Employment : İş alma. Çalıştırma. Görevlendirme. Geniş anlamda üretim faktörlerinin, dar anlamda ise emeğin üretim sürecinde kullanılması. Çalışma. Meşguliyet. Memuriyet. İş verme. İşlendirme. İşe alma.

Flexible budget : Esnek bütçe. Mütehavvil bütçe. Değişmeye maruz kalabilecek tahminlere dayalı bütçe. Yapılan işlemlere göre değişen ödeneklik. Değişken bütçe. Değişken ödeneklik.

Flexible cable : Esnek kablo. Bükülgen kablo.

Flexible conductor : Bükülgen iletken.

Flexible cord : Esnek kablo. Esnek kordon. Bükülebilir kordon. Bükülgen kordon. Kordon.

İngilizce Flexible employment Türkçe anlamı, Flexible employment eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flexible employment ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

 

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe geliri. Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Flexible employment synonyms : a change in supply, a shift in supply, a change in individual demand, a type mutual funds, ability to pay principle, abnormal budget expenditures.