Flotasyon nedir, Flotasyon ne demek

Flotasyon; Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Kimya'da terim anlamı:

[Bakınız: yüzdürme].

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Yüzdürme.

Flotasyon hakkında bilgiler

Flotasyon veya yüzdürme yöntemi, üretilecek cevherin su sevme (hidrofilik) ve su sevmeme (hidrofobik) özelliklerini kullanarak sıvı içerisinde kabarcık oluşturarak suda yüzmesi veya batması ile diğer malzemelerden ayrılmasını sağlayan bir zenginleştirme yöntemidir. Genelde sülfürlü cevherlerin ayrıştırılmasında kullanılır. Dünyada flotasyon özellikle bakır, kurşun ve çinko cevherlerinin zenginleştirme yöntemlerinden biridir. Örnek: porfirik bakır cevherlerinde (hem oksitli hem sülfürlü) flotasyon ile sülfürlü ve oksitli olarak ayırmak mümkündür. Yüzdürme işlemi sadece suyla yapılamadığından flotasyon için malzeme içine reaktifler eklenir. Bunlar sırası ile pH ayarlayıcı, bastırıcı, canlandırıcı, toplayıcı (kollektör), köpürtücüdür. Bu zenginleştirme yöntemi gravite ile yapılamayan zenginleştirme için uygulanır. Madencilik sektöründe önemli bir zenginleştirme yöntemidir.

Flotasyon kısaca anlamı, tanımı

Zenginleştirme yöntemleri : Bir elementin izotop oranını artırmayı sağlayıcı yöntemler

Zenginleştirme : Zenginleştirmek işi.

 

Canlandırıcı : Canlılık veren, canlılık kazandıran şey. Bir canlı resim veya şema filmi için hareketliliği sağlayan tek tek resimleri yapan sanatçı. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapan kimse, animatör.

Hidrofobik : Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen. Kuduz hastalığıyla ilgili olan. Suyu emmeyen, suyla birleşmeyen, suya ilgisi zayıf olan veya suda güçlükle eriyebilen.

Hidrofilik : Sucul. Suyu emebilen, su emici. Hidrofil.

Madencilik : Yer altındaki madenlerin araştırılması, çıkarılması ve işletilmesiyle ilgili teknik ve yöntemlerin bütünü. Madencinin yaptığı iş.

Hidrofobi : Su korkusu.

Hidrofili : Doku hücrelerinin suyu emme ve tutma eğilimi, suyu kendi içine çekme yeteneği.

Toplayıcı : Kentin arkdüzenini yoketme yerlerine ya da denizin derinliklerine bağlayan anaboru. Yüzdürmede (flotasyon) kullanılan mineral taneciklerinin hava habbecikleri ile taşınma verimini artıran, ksantatlar gibi bir madde.

Yüzdürme : Yüzdürmek işi.

Hidrofil : Sucul. Su böceği.

Sağlayan : Tekeffül eden, mütekeffil.

Kabarcık : İçi su, hava dolu ufak kabartı veya kürecik. Metal biliminde sıvı veya katıların içinde oluşan gaz hacmi. Kabartı. Vücutta oluşan sivilce gibi küçük şişkinlik.

Hidrofob : Bir bileşiğin, suyla yeterince reaksiyona girmeyen, suda az çözünen ya da hiç çözünmeyen grubu. Aralarından suyu çıkarıp topluluklar oluştururlar. Polar olmayan grup, kutupsuz grup. Su ile ıslanmayan, çoğu kez kolloidal olan madde. Su sevmeyen. Suda çözünmeyen polar olmayan molekül veya gruplar.

Dünyada : Hiçbir zaman, hiçbir biçimde.

Malzeme : Gereç. Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.

 

Madenci : Maden işleten kimse. Maden ocaklarında çalışan işçi.

Porfiri : Hem üretimi için gerekli bir veya daha çok enzimin eksikliği sonucu porfirin veya porfirin öncüllerinin dokular ve deride birikimi, dışkı ve/veya idrarla fazla miktarda atılımıyla sonuçlanan kalıtsal hastalık.

Ayrılma : Ayrılmak işi. Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi.

Gravite : Yoğunluk. Ağırlık.

Diğer dillerde Flotasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Flotasyon ne demek ? : flotation