Flowing türkçesi Flowing nedir
Flowing ile ilgili cümleler
English: The Jordan River is the only river flowing into the Dead Sea.
Turkish: Ürdün Nehri Ölü Deniz'e akan tek nehirdir.
English: He wasn't exactly overflowing with enthusiasm.
Turkish: O tam olarak coşku nedeniyle taşan biri değildi.
English: The stadium was overflowing with people.
Turkish: Stadyum, insanlarla taşıyordu.
English: Modern society is overflowing with all sorts of information.
Turkish: Modern toplum her türlü bilgi ile dolup taşıyor.
English: Tears were flowing down her cheeks.
Turkish: Gözyaşları onun yanaklarından süzülüyordu.
Flowing ingilizcede ne demek, Flowing nerede nasıl kullanılır?
Flowing text : Akan metin. Kayan metin.
Flowing with milk and honey : İyi şeylerle dolu. Halil ibrahim sofrası. Kuş sütü eksik sofra. Harika şeyler. Süt ve bal akan.
Ever flowing stream : Akışı hiç kesilmeyen akarsu. Kurumayan akarsu.
Land flowing with milk and honey : Sadece iyi şeylerle dolu olan cennet gibi yer. Refah ülkesi.
Non flowing text : Kaymayan metin.
Flow away : Akmak. Kaymak.
Full to overflowing : Dopdolu. Tıklım tıklım dolu. Ağzına kadar dolu. Dolup taşan.
Outflowing : Dışa akın eden. Taşma. Taşan miktar. Dışarıya akın halinde giden. Dış bölgelere doğru yolculuk eden. Akan miktar. Ülke dışına akan. Sızma. Dışarı akma. Sızıntı.
Free flowing : Serbest akış. Kendiliğinden akan.
Inflowing : Ülkeye doğru akan. İçeriye akma. Gelen. Ülkeye giren. İçeri akış. Giriş. Akış. İçeriye akış. Giren. Akın.
İngilizce Flowing Türkçe anlamı, Flowing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flowing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Smoothest : Düz. Düzgün. Sinekkaydı. Huzur veren. Yumuşak. Sakin. Pürüzsüz. Şık.
Readier : İstekli. Hazırlıklı. Müsait. Gönüllü. Razı. Tamam. Her günkü. Peşin para. El altında. Apiko.
Afflux : Kan toplanması. Kan hücumu. Kabarma. Akıntı. Akın.
Choppiest : Çırpıntılı. Yön değiştiren (rüzgar). Tutarsız. Değişken. (rüzgar) değişken. Durmadan yön değiştiren. İstikrarsız. Değişen. (deniz) çırpıntılı.
Running : Koşuş. Kaygan. İşleme. Akıntı. Koşma. Kaçamak. Koşarak yapılan. Koşan. İşlek.
Effortless : Gayret etmeyen. Çabasız. Gayretsiz. Çaba gerektirmeyen. Çaba göstermeyen. Zahmetsiz.
Gush : Fışkırmak. Fışkırma. Gırtlakla ilgili. Fışkırtı. Fışkırtmak. Aşırı hayranlık göstermek. Fışkırış. Coşku. Yağlayıp ballamak. Gırtlaktan.
Crispate : Buruşuk. Kıvırcık. Kıvrımlı. Bukleli.
Fluxing : Erime. Flukslama. Eritkenleme. Eriyen.
Overflow : Dolup taşmak. Oluk. Taşkın. Dışına taşmak. Bir aritmetik işlem sonucunda, ayrılan yere sığmayacak büyüklükte bir sayının bulunması. Coşmak. Su basmak. Azmak. Taşma. -in dışına taşmak.
Flowing synonyms : drippage, backflowing, flow of air, air flow, fastmoving, emanating, dripping, drifty, effusive, crinkliest, easiest, ebb, effusions, driftiest, exudation, flush, streaming, billowy, alternating, oozing, crimpy, surge, sleek, drifting, reflux, floaty, to day, crinklier, corrugated, stream, catarrhal, flights, spouting.
Flowing zıt anlamlı kelimeler, Flowing kelime anlamı
Rough : Terbiye etmek (at). Kaba saba. Rahatsız edici. Kabadayı. Pürüzlü. Güç. Taslağını yapmak. Hoyrat. Fırtınalı. Taşlık.
Flowing ingilizce tanımı, definition of Flowing
Flowing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That flows or for flowing (in various sense of the verb). Gliding along smoothly. Copious.

Bu kısımda Flowing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flowing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flowing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flowing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.