Fluid türkçesi Fluid nedir

  • Akış özellikleri gözlenebilen sıvı ya da gaz evresindeki özdek.
  • Su.
  • Değişken.
  • Mayi.
  • Gazlar, sıvılar ve camsı yapılılar gibi akma özelliği gösteren özdeklerin genel adı.
  • Akışkan.
  • Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Sıvı.
  • Sulu.
  • Akıcı.
  • İstikrarsız.
  • Akışkan madde.
  • Belirli bir biçimi olmayan, kuvvet etkisinde oylumu, değişmeyen akıcı özdek.

Fluid ile ilgili cümleler

English: Instead of ink there was some kind of strange fluid in the bottle.
Turkish: Şişede mürekkep yerine bir tür garip bir sıvı vardı.

English: How many fluids are used in a car?
Turkish: Bir arabada kaç tane sıvı kullanılır?

English: This fluid can be substituted for glue.
Turkish: Bu sıvı zamk yerine kullanılabilir.

English: Some fluid is leaking into our office.
Turkish: Bir miktar sıvı ofisimize sızıyor.

 
 

English: Ebola spreads from person to person through bodily fluids.
Turkish: Ebola vücut sıvıları yoluyla insandan insana yayılır.

Fluid ingilizcede ne demek, Fluid nerede nasıl kullanılır?

Fluid clutch : Hidrolik kavrama. Hidrolik kavram.

Fluid coupling : Hidrolik kavrama. Hidrolik kaplin. Sıvılı kavrama. Hidrolik akupleman. Hidrolik kavram. Yağlı kavrama. Bir sıvının devinsel erkesi aracılığı ile eşeksenli iki dingil arasında güç iletmeye yarayan iki çarktan oluşan dingil bağlantısı.

Fluid drive : Hidrolik transmisyon.

Fluid dynamics : Sıvı dinamiği. Akışkanlar dinamiği. Hareket eden sıvıların özelliklerini inceleyen akışkanlar mekaniği dalı. Akışkan dinamikler. Akışkanların devinim bilimi. Akışkanlar devinim bilimi.

Fluid extract : Sıcı öz. Bitkisel hapın alkolik çözeltisi. Meyve sebze veya diğer kaynaklardan elde edilen konsantre solüsyon.

Fluid savings : Akışkan tasarruf. Henüz bir yatırıma harcanmamış birikimler. Kolayca nakte çevrilebilen tasarruflar. Henüz kalıcı olarak yatırıma yönlendirilmemiş parasal kaynaklar. Seyyal tasarruf. Yatırılmamış birikim.

Fluid transmission : Hidrolik transmisyon. Sıvılı aktarma. Bir sıvının devinsel erkesi aracılığı ile hız ve eşlenik değişimi sağlayabilen aktarma türü.

Fluid friction : Bir, işlergenin devinen yüzeyleri arasında kalan ince yağ yaygısı özdeciklerinin sürtünmesi. Akışkan sürtünmesi. Akışkan maddelerin sürtünme durumu. Sıvı sürtünmesi.

Fluid pressure : Akışkan basıncı:. Sıvı basıncı. Akışkan basıncı.

Fluid state : Sıvı hal.

İngilizce Fluid Türkçe anlamı, Fluid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fluid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brooking : Kaldırmak. Katlanmak. Çay. Tahammül etmek. Çekmek. Dayanmak. Dere. Irmak.

Waters : Su birikintisi. Su kitlesi. Sular. Hare. Karasuları. Kaplıca suyu. Kalite. Deniz.

Softer : Cıvık. Hafif. Yumuşak başlı. Kafasız. Mankafa. Pes. Uysal. Sevgi dolu.

Runnier : Cıvık. Akan.

Brooked : Çekmek. Kaldırmak. Çay. Dere. Dayanmak. Katlanmak. Tahammül etmek. Irmak.

Inconsistent : Çelişik. Çelişkili. Uyuşmaz. Tutarsız. Sögeni sögenine uymayan. Her zaman aynı seviyeyi tutmayan (iş). Saati saatine uymaz. Bağdaşmaz.

Eau : (fransızca) su (ingilizcede eau de cologne {kolonya} gibi kombinasyonlarla kullanılır).

Bourns : Hedef. Diyar. Amaç. Dere. Memleket. Çay. Sınır.

Aquatic : Suda yaşıyan. Suda yetişen. Suda yaşayan hayvan veya bitki. Suda yaşar. Suda yaşayan. Suda olan. Susal. Suyla ilgili. Sucul.

Aquas : Açık mavimsi yeşil. Deniz mavisi. Açık mavi. Akua. Açık deniz mavisi. İspirto.

Fluid synonyms : plasma, flimsily, unstable, mellifluous, alterant, liquids, aqueous, flowing, instable, facetious, trunks, choppier, frivolous, smooth, alternant, factor, broth, bourn, liquid, substance, changeable, changeful, hydrated, aqua, fluidal, cocket, dilutes, diffluent, desultory, fitful, adsorbs, brothiest, fluctuating.

Fluid zıt anlamlı kelimeler, Fluid kelime anlamı

Unchangeable : Değiştirilemez. Değişmez.

Solid : Yekpare. Katı yiyecek. Bilgisayar, fizik, gitar, kimya alanlarında kullanılır. Ağırlığa dayanıklı. Kaliteli. Sert. Metanet. Yekpare ve içi dolu (madde). Özdegin belirli bir oylumu ve belirli bir biçimi olan hali; bir katının öğecikleri, değişmez bir denge konumu çevresinde titreşir, ancak yer değiştiremez, anlamdaş katı, katı durum. Som.

Gaseous : Gaz şeklinde. Hafif. Gaz gibi. Gaz. Boş. Gaz halinde bulunan. Gaz özelliğinde olan. Gazlı. Gaza ait.

Fluid ingilizce tanımı, definition of Fluid

Fluid kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A body whose particles move easily among themselves. Liquid or gaseous. Capable of flowing. A fluid substance. Having particles which easily move and change their relative position without a separation of the mass, and which easily yield to pressure.