Flukes türkçesi Flukes nedir

  • Trematodlar.
  • Zıpkın ucu.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Digenea.
  • Ok damağı.
  • Dil balığı.
  • Şans eseri.
  • Balina kuyruğu.
  • Beklenmedik talih.
  • Görünüşleri genellikle yaprağımsı, halkasız, sindirim aygıtı yarım, bir ya da birkaç çekmeni bulunan yassı solucanlar sınıfı; emici kurtlar.
  • Bal.
  • Sürpriz.
  • Talih.
  • Yassı balık.
  • Kararsız.
  • Beklenmedik başarı.
  • Sondaj kepçesi.
  • Yaprak solucanlar.
  • Şans.
  • Yassı solucanların trematoda sınıfının alt sınıfı. yaklaşık 6000 digenetik trematod türü omurgalılarda yaygın olarak görülmektedir. genç ve erişkinleri konakların hemen hemen tüm organlarına yerleşebilir. digenea’ların gelişiminde en az iki farklı konak ve birkaç nesil bulunur.
  • İlkel solucanlar (scolecida) dalının, yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfından, vücutları ince ve kutikula ile örtülü, ergin evrede asalak olarak yaşayan, çekmenleri bulunan, anüsleri olmayan fakat sindirim kanalları iyi gelişmiş türleri olan bir takım. karaciğer kelebeği (distomum) ve şistozomum (schistosomum) cinsleri iyi bilinir.

Flukes ingilizcede ne demek, Flukes nerede nasıl kullanılır?

Blood flukes : Kan kelebekleri. Memelilerde ve kuşlarda kan asalağı olarak yaşayan ince uzun gövdeli yaprak solucanlar familyası. bütün yassı solucanlardan değişik olarak, dişilik ve erkeklik ayrı bireylerdedir. Kan paraziti. Kankelebeği.

 

Liver flukes : İnsan ve hayvanların karaciğer ve safra kanallarında parazitlenen fasciolidae (fasciola hepatica, f. gigantica ve fascioloides magna), dicrocoeliidae (dicrocoelium dendriticum, d. hospes), opisthorchidae ve paramphistomatidae (gigantocotyle explanatum) ailesinde bulunan önemli digenetik trematodlar. Karaciğer kelebeği. Karaciğer kelebekleri. Karaciğer paraziti. Koyun karaciğer kelebeği.

Fluke disease : Yaprağımsı emicikurtlardan ileri gelen asalaksal hastalıkların ortak adı. (hastalık, solucanların yerleştiği yere göre adlandırılır; karaciğer kelebek hastalığı, akciğer kelebek hastalığı, bağırsak kelebek hastalığı gibi.). Kelebek hastalığı.

Lung fluke disease : Akciğer distomatozisi. Akciğer kelebeği hastalığı. Paragonimus cinsi trematodların neden olduğu bronşit, bronşektazi ve tüberküloid lezyonlarıyla ayırt edilen bir enfeksiyon, akciğer distomatozisi, paragonimozis.

Blood fluke : Kan kelebeği. Kankelebeği. Kan damarlarında, özellikle kapıtoplar damarı ve onun kollarında asalaklanan yaprak solucan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yasa solucanlar (platyhelminthes) sınıfının, trematotlar (trematodes) takımından, iplik gibi ince ve uzun olan dişinin, daha kalın olan erkeğin karnı boyunca uzanan bir oluk içinde yaşadığı, insanların karaciğer vena cava'sı ile bağırsak ve sidik torbası venalarında yaşayan, parazit bir ilkel solucan cinsi. bilharzia. Yassı solucanlar grubunun, trematodlar sınıfından, iplik gibi ince ve uzun olan dişinin, daha kalın olan erkeğin karnı boyunca uzanan bir oluk içerisinde yaşadığı, son konakları insan ve diğer memeli hayvanlar, ara konakları salyangozlar olan schistosomatidae ailesinde yer alan digenetik trematod cinsi. bu cinste bulunan türler insan ve hayvanların karaciğer, vena cava, bağırsak ve sidik torbası venalarında yaşamaktadır. bilharzia, bilharzia kurdu, schistosomum, schistosoma, şistom termatod. Kan paraziti. Şistozoma. Kan kelebekleri.

 

Lung fluke : Troglotrematidae ailesinin, paragonimus cinsinde bulunan, insan, kaplan, kedi, köpek, leopar, panter, domuz, kunduz ve sansarların akciğerlerinde yerleşen, oval, armut biçiminde, pembe-kırmızımsı renkte, genellikle akciğerlerde kistler içerisinde bazen de plöra, karaciğer, karın boşluğu veya diğer vücut kesimlerinde parazitlenen, insan ve hayvanlarda parazitik haemoptizise neden olan, konaklara yengeç, ıstakoz, kerevit gibi canlıları çiğ veya az pişmiş olarak yemek suretiyle bulaşan digenetik trematod türü, distoma westermani, d. ringeri ve d. pulmonale, paragonimus ringeri ve paragonimus westermani. Akciğer kelebeği. Uzakdoğu ülkelerinde, insan, kedi, köpek, domuz ve birçok yabanıl yırtıcılarda akciğer asalağı olarak yaşayan, çok yaygın yaprak solucan.

Rumen fluke : İşkembe kelebeği. Rumen kelebeği. Paramphistomidae ailesinde bulunan, erişkinleri ortalama 3-12 mm. uzunluğunda, açık kırmızı renkli ve kesitlerinde yuvarlak, ön taraflarında ağız çekmeni, arka nihayetlerinde ise karın çekmeni bulunan, yumurtaları gri renkte ve fasciola yumurtalarından biraz büyük, genç formları geviş getiren hayvanların onikiparmak bağırsağında, erişkinleri ise rumen ve retikulum mukozasında bulunan ara konakları planorbis, bulinus, anisus ve stagnicola soylarına bağlı su salyangozları olan digenetik trematod cinsi, paramphistomum, rumen kelebeği.

Cat liver fluke : Başta kedi olmak üzere birçok memelinin, bu arada insanların safra yollarında yaşayan, 8-10 mm. boyunda yaprağımsı yassı kurt. Kedi karaciğer kelebeği.

Liver fluke : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Karaciğerde yaşayan kelebek türlerinin genel adı. a. bk. büyük karaciğer kelebeği, küçük karaciğer kelebeği. Koyun karaciğer kelebeği. İlkel solucanlardan, yassı solucanlar (platyhelminthes) sınıfının, trematodlar (trematodes) takımından, büyük karaciğer kelebeği (distomum hepatica) ve küçük karaciğer kelebeği (d.lanceolatum) türleri koyun ve sığırların karaciğerlerinde yaşayan, kanşık ve uzun olan gelişmeleri iki ara konağı gerektiren bir cins. Fasciola hepatica. Karaciğer kelebeği. Koyun, sığır, keçi, at, diğer otçullar ve insanlarda parazitlenen en yaygın kelebek türü. etken insanlarda safra kanallarında tıkanmaya ve ciddi klinik semptomlara neden olabilmektedir. lymnaea cinsindeki salyangozlar parazitin ara konağıdır, distoma hepaticum, koyun karaciğer kelebeği, yaprak kelebeği. Karaciğer paraziti.

By a fluke : Şans eseri. Tesadüfen.

İngilizce Flukes Türkçe anlamı, Flukes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flukes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lot : Parsel. Taksim etmek. Grup. Parti. Yarışçıların deneme sıralarını, koşucuların koşaklarını saptamak için yapılan düzenleme işlemi. Pay. Bir malın istek üzerine yapılan toplu ayrıntılarından her biri. Yazgı. İşlik arsası. Oyunun başlangıcında oyuncular arasında yarıalan seçimi ve başlama atışı ya da karşılama hakkı için öncelik sağlayan eylem.

Btw : Bu vesileyle. Aynı zamanda (internet argosu). Ayrıca. By the way (bu arada). Bu arada.

Fate : Son. Kısmet. Alın yazısı. Yazgı. Helak. Kader. Akıbet. Akibet. Gelecek.

Surprising : Şaşılası. Hayret verici. Hayrete düşüren. Şaşırtıcı.

Chance : Planlanmamış. Şans eseri olan. Olasılık. Olanak. İhtimal. Risk. Tesadüfi. Riske girmek.

Piccolo : Pikolo. İnce sesli fülüt. Küçük piyano. Küçük flüt.

Surprise : Şaşkınlık uyandırmak. Baskın yapmak. Hayrete düşürmek. Baskın. Beklenmedik anda yakalamak. Şaşkınlığa uğratmak. Bir yere baskın yapmak. Birine sürpriz yapmak. Hayret ettirmek.

Flounders : Çırpınmak. Bata çıka ilerlemek. Batmamak. Boşuna çabalamak. Debelenmek. Bocalamak. Çabalamak. Şaşırıp kalmak. Çabalama.

Hep : Uyanık. Açıkgöz. Güncellenmiş. Çağdaş (argo terim). Güncel. Baht. Bilgili.

Woodwind instrument : Nefesli saz. (tahtadan yapılmış) üflemeli çalgı.

Flukes synonyms : nose flute, bombshell, strike, windowpanes, karmas, sole, fife, strikes, flatfish, every which way, by a fluke, honeys, dubious, by chance, chanqeable, accidentally, unprecedented success, by good fortune, doubtful, break, flukiest, changeful, surprisal, chinless, astable, ambivalent, double minded, honey, bonuses, waste matter, gas, karma, a bolt from the blue.

Flukes zıt anlamlı kelimeler, Flukes kelime anlamı

Conventional : Geleneksel. Konvansiyonel. Basmakalıp. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Atomik olmayan. Törel. Uzlaşımsal. İtibari. Alışılagelmiş. Konvensiyonel.

Tough : Sert (kösele vb). Zor. Suç batağı. Dayanıklı. Külhanbeyi. Güçlü. Baş belası. Kabadayı. Sert. Sağlam.