Foliate papilla türkçesi Foliate papilla nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Dilin art bölgesine dorsolateral olarak yerleşmiş bolca tat tomurcuğu taşıyan, insanda kalıntı halinde olan, birçok hayvanda ise iyi gelişmiş bir papilla tipi.
- Yapraksı papilla.
Foliate papilla ingilizcede ne demek, Foliate papilla nerede nasıl kullanılır?
Foliate : Yaprak vermek. Yaprak haline getirmek. Sır sürmek. Yapraklı. Yaprak biçiminde. Yapraklara ayrılmak. Yaprak biçimine sokmak. Yaprak süsü yapmak. Bol yapraklı. İnce katmanlara bölmek.
Papilla : Koni biçimindeki herhangi bir çıkıntı. kan damarları bakımından zengin olan ve kıl kökü içine giren dermis tabakası uzantısı. deride dermis tabakasının epidermis içine uzayan çıkıntıları. papilla. dilin üst yüzeyinde bulunan çeşitli biçimlerde olabilen ve tat alma tomurcuklarını taşıyan küçük çıkıntılar. Tomur. Meme. Kabarcık. Mukoza kabarıklığı. Meme ucu. Meme başı. Papila. Papil.
Foliated : Katmanlı. Yapraksı. Yaprağa benzeyen şekillerle süslenmiş. Yaprağa benzeyen. Katlı. Yaprakları olan. Yapraklarla kaplı. Yapraklı. Yaprak şeklinde.
Foliates : Yapraksı. Yaprak süsü yapmak. Yapraklanmak. Yapraklı. İnce katmanlara bölmek. Yapraklarla süslemek. Yaprak haline getirmek. Katmanlara ayırmak. Sır sürmek. Yaprak biçiminde.
Anal papilla : Balıklarda sindirim sisteminin en sonunda yer alan etimsi bir kabarcık. Anal papilla.
Circumvallate papilla : Duvarlı papilla. Dilin gerisindeki sulcus terminalis'te paralel uzanan 7-12 kadar büyük ve yuvarlak papilla.
İngilizce Foliate papilla Türkçe anlamı, Foliate papilla eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Foliate papilla ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.
Acacia : Akasya sakızı. Akasya. Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Salkım ağacı. Mimoza.
Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.
Aardvark : Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Foliate papilla synonyms : a cell, abambulacral area, aardwolf, abramis zone, a protein, a chromosome.

Bu kısımda Foliate papilla kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Foliate papilla ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Foliate papilla anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Foliate papilla ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.