• [#yem Yemek].
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Aş.
  • Azık.
  • İaşe.
  • Besin.
  • Nevale.
  • Genellikle insan yiyeceği için kullanılan, hayvanlarla ilgili olarak kullanıldığında yem ve besin anlamına gelen kelime.
  • Taam.
  • Yiyecekler.
  • Halkın geleneksel yollardan elde ettiği, koruduğu ve yaşaması için tükettiği her türlü bitkisel, hayvansal ve madensel ürün, özdek, yiyecek, içecek.
  • Yiyecek.
  • Gıda.
  • Yem.
 

Food ile ilgili cümleler

English: A refrigerator keeps food fresh for a long time.
Turkish: Bir buzdolabı yiyeceği uzun bir süre taze tutar.

English: Ali always checks to verify that no dyes are in any food he buys.
Turkish: Ali her zaman satın aldığı yiyeceklerde boya maddesi olup olmadığını kontrol eder.

English: Ali and Mary laughed about the time they had a food fight.
Turkish: Ali ve Mary yiyecek için döğüştükleri zaman hakkında güldüler.

English: After two days our food gave out.
Turkish: İki gün sonra yemeğimiz tükendi.

English: Activist groups for the environment and food safety question the product’s safety.
Turkish: Aktivist gruplar çevre ve gıda güvenliği için ürünün güvenliğini sorguluyor.

Food ingilizcede ne demek, Food nerede nasıl kullanılır?

Food additive : Gıda katkısı. Gıda katkı maddesi. Gıda maddesi katkısı.

Food additives : Tek başına besin değeri taşımayan, gıda ürününe bilinçli olarak doğrudan ve dolaylı katılan, ürünün görünüş ve yapısını düzeltmek veya koruma süresini artırmak için sınırlı miktarda eklenen maddeler, katkı maddesi. Gıdalardaki katkı maddeleri. Tek başına gıda maddesi olarak kullanılmayan ve gıdanın tipik bir bileşeni olmayan, gıda maddelerine dayanıklılık, çekicilik, kıvam, tat veya hazırlama kolaylığı sağlamak için katılan maddeler. Gıda katkı maddesi. Gıda katkı maddeleri. Besin katkı maddeleri. Gıda katkıları.

Food allergen : Alerjen. Gıda alerjeni.

Food allergy : Gıda yoluyla alınan ve genellikle protein yapısındaki kimi kimyasal maddelerin duyarlı bireylerde yol açtığı, immünolojik temeli olan hastalık tablosu. Gıda alerjisi. Bir yiyecek maddesine veya yem katkı maddesine karşı sindirim kanalı veya deride biçimlenen immün aracılı reaksiyon. genellikle köpeklerde, seyrek olarak da atlarda görülür, besin hipersensitivitesi. Gıda allerjisi. Besin allerjisi. Besin alerjisi. Besin veya besin bileşenlerine karşı alerjik reaksiyon.

Food and agricultural organization : Fao. Gıda ve tarım ile ilgili olan birleşmiş milletler kurumu. Gıda ve tarım teşkilatı. Birleşmiş milletler-gıda ve tarım örgütü. Gıda ve tarım örgütü.

Food and drug administration : Amerikan gıda ve ilaç dairesi. Gıda ve ilaç dairesi. (amerikan) gıda ve ilaç dairesi. Amerikan gıda ve ilaç kurumu. Gıda ve ilaç yönetim. Et ve et ürünleri dışında kalan gıdaların ve gıda katkı maddelerinin, ilaçların, kozmetik maddelerin insan ve hayvanlarda kullanım açısından güvenliğinden sorumlu amerika birleşik devletleri’ndeki ilgili teşkilat, fda. Fda.

Food and drink : Gıda ve içecek. Yiyecek içecek. Yaşam. Hayat. Yiyecek ve içecek. Beslenme. Canlılık. Gıda. Yenen ve içilen şeyler. Besin.

Food chain : Gıda zinciri. Besin ağı. Beslenme zinciri. Bir organizmanın bir öncekinden beslendiği ve enerji sağladığı, buna karşılık bir sonrakine besin ve enerji aktardığı organizmalar dizisi. Süpermarket imtiyaz hakkı. Bir organizmanın bir sonraki organizma için besin oluşturduğu organizmalar dizisi. Bir organizmanın kendinden sonraki en düşük seviyedeki canlıyı beslediği doğadaki beslenme düzenini tanımlayan piramit şeklindeki yapı. Bir ekosistemde beslenen hayvanlar ve bitkiler içinde yırtıcılar ve avları arasındaki beslenme ilişkisi. Besin zinciri.

Food and clothing : Gıda ve giyim.

Food card : Yemek karnesi.

İngilizce Food Türkçe anlamı, Food eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Food ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crop : Mahsul. Kalabalık. Dikmek. Kursak. Verim. Rekolte. Ekin. Kesip kısaltmak. Ekip biçme.

Chowed : Azarlamak. Kayıntı. Çin köpeği. Siyah renkli bir köpek.

Abdominal pain : Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı.

Nutritional : Beslenme ile ilgili. Besinsel. Beslenmeyle ilgili. Nutrisyonel.

Catering : Yiyecek içecek servisi. Tevzi. Yemek hizmeti. İkram servisi. Yiyecek içecek sağlama. Yeme içme. Hazır yemek teknolojisi. Tüketiciye hazır bir biçimde sunulmak üzere hazırlanan gıdaların ön işlemlerden ve pişirme işleminden sonra veya değişik saklama yöntemlerinin uygulanmasını takiben uzun süre korunarak depolanması ve tüketim öncesi ısıtma aşamalarını içeren, yapılan hazır yemek üretimi ve tüketiciye ulaştırılması işlemleri, katering. Yiyecek-içecek hizmeti.

Feed : Ot. Yiyecek vermek. Yemek yemek. Beslemek. Desteklemek. Otlatmak. Yapısında organik ve inorganik besin maddelerini bulunduran, belli oranlarda verildiğinde yetiştirciliği yapılan canlının sağlık, gelişme, üreme, verim gibi özellikleri üzerinde olumlu etki yapan maddeler. balıkları cezbetmek için olta iğnesine takılan veya tuzak ağlar içine konulan, sinek, canlı yem, yem solucanı gibi gerçek veya yapay balık yemleri. Besleme.

Feedstuff : Hayvan yemi (özellikle çiftlik hayvanları için). Hayvan yemi.

Chowing : Kayıntı. Siyah renkli bir köpek. Çin köpeği. Azarlamak.

Abdomen : Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Karın (böcek gövdesinde). Batın. Karnın altı. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen.

Drink : İçkiye harcamak. Emmek. Şerefine içmek. İçki içmek. Yutmak. Bitirmek. İçki. İçmek. Alkol almak. Buyurmak.

Food synonyms : intellectual nourishment, miraculous food, mental object, comfort food, cognitive content, victuals, victual, food product, foddered, nutriment, manna, abamectin, a dna, ate, fare, devour, abrades, devours, provender, micronutrient, abdominal palpation, edible, equipage, pabulum, nourishments, bite, commissariat, beverage, draw, dish, solid food, content, draws.

Food ingilizce tanımı, definition of Food

Food kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which goes to support life by being received within, and assimilated by, the organism of an animal or a plant. To supply with food. Nutriment. What is fed upon. Especially, what is eaten by animals for nourishment. Aliment.

Food ile ilgili yorumlar  

Bu kısımda Food kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Food ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Food anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Food ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.

Popüler Konular

En Son Yorumlar

  • Kasko: merhaba burçin hanım, mutlaka bir hukuk bürosu ile anlaşın ve hakkınızı arayın. başta masraf yapmış olacaksınız ama dav...
  • Kasko: merabalararacımla kaza yaptım aracım perte çıktı yanımda bi arkadaşımla ifade felan verdik kasko şirketine gitti araç sonu...
  • Görevsizlik kararı: görevsizlik kararının kaldırılması ne demek yada ne anlama geliyor...
  • 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı: 29 ekim ile ilgili şiir arıyordum ama bu yazı da çok işime yarayacak. ödevim için çok faklı bir makale oldu. çok teşekkür...
  • Elektron yakalama: Her nasıl ki yıldırımın oluşmasına mani olamıyorsak, onun toprağa akması için onu engellememeli, binalara ve eşyalara zar...