For all the world to see türkçesi For all the world to see nedir

  • Ele güne karşı.
  • Açık seçik şekilde.
  • Herkesin önünde.
  • Herkesin gözü önünde.
  • Tüm dünya görsün diye.
  • Ulu orta.

For all the world to see ingilizcede ne demek, For all the world to see nerede nasıl kullanılır?

For : Yönünden. Olarak. Dolayı. Zira. Ocak. Yüzünden. Yerine. -e göre. -e rağmen. Karşılığında.

All : Tümü. Berabere. Her şey. Alayı. Tüm. Hepsi. Bütünüyle. Tümüyle. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim. Tümünü.

The : Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belgili tanımlık. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer).

World : Ömür. Hayat. Sömürgeci devletlere, genel olarak günümüz dünyasındaki büyük güçlere karşı uluslararası düzeyde aralarında bir ölçüde dayanışma gerçekleştirmiş bulunan asya, afrika, güney amerika'nın geri kalmış devletlerinin tümü. Diyar. Evren. Toplum. Cihan. Arz. Yer.

To : -e kadar. Oranla. Karşı. Göre. Ya. Arasında. Kala. E doğru. E. İle.

All the world : Dünya alem. Herkes. Cümle alem. Bütün dünya. Elalem.

For all the world like : Tıpatıp aynı. Tıpatıp. Sanki bir kopyası.

 

For all the world as if : Tıpkı. -mış gibi. Aynı.

All the world of letters : Edebiyat alemi. Edebiyat dünyası.

For all ages : Tüm yaşlar için. Genç yaşlı herkes için. Her yaştaki insan için.

İngilizce For all the world to see Türkçe anlamı, For all the world to see eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak For all the world to see ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Openly : Açık olarak. Açık. Göz göre göre. Apaçık. Açıktan. Resmen. Alenen. Saklısız gizlisiz. Açıkça. Açık açık.

In full view : Tam göz önünde. Görünürde. Aleni olarak.

In public : Halkın önünde. Alenen. Elaleme karşı. Aleni olarak. Halka açık olarak. Ortalık yerde. Açıkça. Herkesin içinde. Milletin içinde.

Expansively : Taşarak. Coşkuyla. Açık açık. Yayılmacılıkla. Bol bol. Geniş kapsamlı. Genişleyen veya yayılan bir yolla. Alenen. Genişlemecilikle.

Publicly : Göstere göstere. Göz göre göre. Resmen. Güpegündüz. Halka açık olarak. Açıktan açığa. Açıkça. Halk tarafından. Alenen.