Foramen lacerum türkçesi Foramen lacerum nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Foramen laserum.
  • Atgillerde ve domuzda os occipitale’nin pars basilaris’iyle piramit kemiği arasında bulunan düzensiz geniş delik, foramen laserum.
  • Yırtık delik.

Foramen lacerum ingilizcede ne demek, Foramen lacerum nerede nasıl kullanılır?

Foramen : Çatlak. Yumurta kabuğundaki mikropil, kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikler gibi herhangi bir açıklık. foramen. Yumurta kabuğundaki mikropil, kemik veya zarsı yapılardaki küçük delikçikler, foramen. Foramina. Boşluk. Ağız. Açıklık. Geçit. Gözenek. Foramen.

Foramen alare : Foramen alare. Kanat deliği. Etçiller hariç diğer türlerde, atlas kanadının başlangıç kısmını delen ve fossa atlantise açılan delik, foramen alare.

Foramen alare caudale : Foramen alare kaudale. Köpekte ve atgillerde, basisphenoid’in proc. pterygoideus'unda bulunan canalis alaris'i n arka deliği, foramen alare kaudale. Kanat arka deliği.

Foramen alare parvum : Atgillerde, proc. pterygoideus'un arkasında ve for. opticum’un hizasında bulunan delik, foramen alare parvum. Foramen alare parvum. Kanat küçük deliği.

Foramen alare rostrale : Kanat ön deliği. Foramen alare rostrale. Köpekte ve atgillerde, basisphenoid'in pterygoideus'unda bulunan canalis alaris'i n ön deliği, foramen alare rostrale.

 

İngilizce Foramen lacerum Türkçe anlamı, Foramen lacerum eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Foramen lacerum ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A c deformity : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c kusuru.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdomen : Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Batın. Böcek gövdesinin alt kısım. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

A band : A bandı. Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

 

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Karın ağrısı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksen dışı. Abaksiyal. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı.

Foramen lacerum synonyms : abamectin, abdominal distention, abdominal ovariectomy, abattoir, a dna, abdominal palpation.