Forbidden türkçesi Forbidden nedir

Forbidden ile ilgili cümleler

English: Hunting game is forbidden in these tranquil woods.
Turkish: Bu sessiz sakin ormanda avlanmak yasaktır.

English: Breathing is forbidden here.
Turkish: Burada nefes almak yasak.

English: Hunting is forbidden in national parks.
Turkish: Avlanmak ulusal parklarda yasaktır.

English: Hunting game is forbidden in this tranquil wilderness.
Turkish: Avcılık oyunu bu huzurlu vahşi doğada yasaklanmıştır.

English: Hunting is forbidden now.
Turkish: Avcılık artık yasaklanmıştır.

Forbidden ingilizcede ne demek, Forbidden nerede nasıl kullanılır?

Forbidden area : Yasak bölge.

Forbidden band : Yasak bant. Bir katıda hiçbir eksiciğin yerleşemediği erke kuşağı. Yasak kuşak.

Forbidden by halachah : Yahudi geleneklerine göre müsade edilmeyen. Hallachac (tüm yahudi kural ve gelenekleri) tarafından yasaklanmış.

Forbidden by religion : Haram.

Forbidden city : Yasak şehir. İmparatorluk sarayı ve ofislere ev sahipliği yapmış (şimdi müzelerin bulunduğu yer) duvarla çevrilmiş olan pekin merkezi (çin).

Military forbidden zone : Askeri yasak bölge.

Forbidden degrees : Nikah düşmeyen akrabalık dereceleri.

Was forbidden to : -mesi yasaklandı. -masına izin verilmedi.

 

Forbidden of use : Kütüğe yazılı olup da koruma süresi biten ve yazımı yeniden yaptırılmayan markanın, bir süre başkaları eliyle kullanılmaması (bu süre 551 sayılı yasada 3 yıldır). Kullanma yasağı.

Forbidden transition : Yasaklı geçiş. Yasak geçiş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Öğeciksel nicem halleri arasında, nicemsel kuralları engellediği için yapılamayan geçiş. Eş bakışım yüzünden geçiş olasılığı olmayan, ancak öğecik, özdecik yapısındaki küçük bir tedirgi etkisiyle izgede gene de biraz görünebilen nicemsel geçiş.

İngilizce Forbidden Türkçe anlamı, Forbidden eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forbidden ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lid : Başlık. Gözkapağı. Kapak. Mani. Engel. Menteşeli veya bağlantısız kapak.

Without permission : Rıza olmadan. Destursuz. Onay olmadan. Yetki olmadan. Önceden sormadan. İzin almaksızın. Yetkisiz. İzin alınmaksızın.

Illegalized : Suç haline getirilmiş. İllegal ilan edilmiş. Kanun dışı deklare edilmiş. Yasadışılaştırılmış.

Barred : Çizgili. Çubuklu. Demirli. Parmaklıklı. Yollu. Parmaklıkla kapalı. Demirlenmiş. Demir parmaklıklı.

Interdict : Yasak etmek. Kadağa koymak. Önlemek. Yasaklama emri. Menetmek. Yasaklama. Mahcur. Hacir altına almak. Yasak etme. Yasaklama kararı.

 

Unauthorised : Ruhsatsız. Onaysız. Yasadışı (ayrıca unauthorized). Salahiyetsiz. Onaylanmamış. Lisanssız. İllegal. Gayri resmi.

Tabu : Tabulaştırmak. Konuşulması yasak şey. Dokunulmaz.

Unallowed : Müsade edilmeyen.

Unsanctioned : Onaylanmamış.

Ban : Afaroz. Vali (macar). Menetmek. Beyanname. Afaroz etmek. Yasaklamak. Bildiri. Banlamak. Boykot etmek.

Forbidden synonyms : outlawed, embargoed, forbiddance, interdiction, unauthorized, enjoinder, banned, taboo, absent without leave, illicit, bans, interdictions, impermissible, licenseless, verboten, nonaccess, enjoined, interdictum, interdicts, prohibited, out, interdicted, unlawfully, proscribed, interdicting, inhibited, inhibition, enjoinders, under a ban.

Forbidden zıt anlamlı kelimeler, Forbidden kelime anlamı

Permissible : Müsaade edilebilir. Olurlu. İzin verilmesi mümkünse. İzin verilebilir. Müsaadde edilebilir. Müsade edilebilir. Hoş görülebilir. Caiz. Hoşgörülebilir. Mubah.

Forbidden ingilizce tanımı, definition of Forbidden

Forbidden kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Interdicted. Prohibited.