Forfeit türkçesi Forfeit nedir

  • Zarar.
  • Kayıp.
  • İhmalden dolayı kaybedilen şey.
  • Bedel.
  • Ceza olarak vermek.
  • Ceza olarak kaybetme.
  • Ceza.
  • Yoksun kalmak.
  • Ceza olarak kaybetmek.
  • Bir hakkınından mahrum kalmak.
  • Kaybetmek.

Forfeit ingilizcede ne demek, Forfeit nerede nasıl kullanılır?

Forfeit money : Cayma parası. Sözleşmeden cayılması durumunda cayan tarafın öteki tarafa tazminat olarak bıraktığı güvenmelik. Cayma tazminatı. Pişmanlık akçesi. Pey akçesi.

Forfeit penalty : Tarafların birinin sözleşmeden cayması durumunda ödeyeceği tazminat. Cayma parası.

Forfeitable : Ceza olarak verilebilir. Kaybedilebilir. Önceden gidilebilir. Kaybolabilir. Vazgeçilebilir.

Forfeitableness : Vazgeçilebilir olma özelliği. Bırakılabilir olma özelliği.

Forfeited : Ceza olarak verilen. Haczedilmiş. Cezalı. El konulmuş. Zorla alınmış (mal mülk, arazi, para, vb.).

Nonforfeitures : El konulmama.

Forfeiture : Hakkı kaybetme. Bir hakkın yitirilmesi. Kaybedilen şey. Hakkın yitirilmesi. Belgeyi, yasalarda yazılı nedenlerle yürürlükten kaldırma. Teminat vs'nin yanması. Hakkın sukutu. Bir tecim belgitinin ilgilisine belirli süresi içinde bir uyarı yapılmaması nedeniyle belgiti düzenleyen ve alacağı üçüncü kişiye aktaran kişilere başvurma yeteneğinin yitirilmesi. yasa, sözleşme ya da yargıcı tarafından. Hakkın kaybedilmesi. Düşme nedenleri.

 

Forfeiture of patent right : Hakkın düşmesi. Yasalarda yazılı koşullara uyulmaması sonunda hakkın ortadan kalkması.

Nonforfeiture : Kayıp olmaması. El konulmama. Hakkın düşmemesi. Mal ve mülke el konulmama durumu (ekonomi).

Nonforfeitable : El konulabilir nitelikte olmama.

İngilizce Forfeit Türkçe anlamı, Forfeit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Forfeit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Derogation : İhlal. Ayrıklık. Zillet. Küçülme. Küçültme. Dokunma. Eksiltme. Kötüleşme.

Considerations : Mülahazalar. Karşılık. Önem. Düşünceler. Düşünme. Saygı. Göz önüne alma. Dikkate alınacak hususlar. Sebep.

Forego : Vazgeçmek. Önce gelmek. Bırakmak. Önceden gitmek. Önce gitmek.

Melt away : Eriyip kaybolmak. Yok etmek. Yok olmak. Eritmek. Uçup gitmek.

Bads : Perişanlık. Kötü. Küfürlü. Aynasız. Kokuşmuş. Batak. Kötülük. Şanssızlık.

Deceived : İhanet etmek. Keklemek. Yitirmek. Çarpmak. Aldatılan. Faka basmış. Aldatmak. Kandırmak. Aldanmış.

Devastation : Hasar. Harap etme. Yıkım. Haraplık. Mahvetme. Yakıp yıkma. Tahrip. Tahribat. Perişan olma.

Equivalent : Değerleri ya da işlevleri özdeş olan niceliklerin özelliği. Bilgisayar, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Muadil. Eşdeğer ağırlık. Eşit. Tekabül. Eşitlik. Denk. Karşılığı. Bir gram hidrojenin yerini alabilecek ya da onunla birleşebilecek öğenin gram olarak ağırlığı.

 

Decrement : Azaltım. Azalım. Azaltma. Eksilme. Azalma. Zayiat. Azaltma miktarı. Bir tarihten diğerine geçen sürede değerdeki azalma. Eksiklik.

Quittance : İbraname. Aklanma. Temize çıkma. Makbuz. Misilleme. Borçtan kurtulma. Affolunma. Alındı. Ücret. İbra kağıdı.

Forfeit synonyms : abandum, chuck away, detriments, casualties, lapse, damage, waive, bad, damnum, quid pro quo, loses, banes, amende, devastations, cost, criminal, forfeitures, detriment, avengement, give up, deprivations, average, get lost, price, lose, forfeits, abandon, forfeited, deficit, lacking, fines, discipline, quittances.

Forfeit zıt anlamlı kelimeler, Forfeit kelime anlamı

Claim : Hak. Sav. İstek. Herhangi bir işlem sonucu doğan akçalı hak. Gerektirmek. İstemek. İddia etmek. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Sahip çıkmak. Hak iddia etmek.

Won : Kazanan. Won (finlandiya terimi). Kazanıldı. Güney kore para birimi. Kazanç. Kazanmak.

Forfeit ingilizce tanımı, definition of Forfeit

Forfeit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : With to before the one acquiring what is forfeited. Lost or alienated for an offense or crime. As, to forfeit an estate by treason. To alienate the right to possess, by some neglect or crime. Mischief. To forfeit reputation by a breach of promise. Wrong. To transgress. To be criminal. To render one`s self by misdeed liable to be deprived of. Injury. In the condition of being forfeited. To lose, or lose the right to, by some error, fault, offense, or crime. Subject to alienation. To be guilty of a misdeed. Liable to penal seizure.