Formal nedir, Formal ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Baş örtüsünün arkadan bağlanışı.

Formal ile ilgili Cümleler

    Fork ile ilgili Cümleler

    • Bir forklifti nasıl çalıştıracağını bilmiyorsun, değil mi?
    • Ali bir forklifti kullanabilir.
  • Sadece bir formaliteydi.
  • Ali Mary'ye formalite icabı bir öpücük verdi.
  • Lütfen bu konuda endişe etmeyin. Bu sadece bir formalite.
  • Genellikle genç insanlar formaliteden hoşlanmazlar.
  • O sadece bir formalite.

Formal kısaca anlamı, tanımı

Form : Biçim, şekil. Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge

Forma : Biçim, şekil. Tek kâğıt tabaka üzerine basılan on altı sayfalık kırılmış kitap parçası. Öğrencilerin, sporcuların, bazı mesleklerde çalışanların giydikleri, bağlı bulundukları okul, spor kulübü veya meslekleri belirten tek tip giysi.

Formal kuvvet serisi : Yakınsaklığı araştırılmadan açılımı yazılan ve kullanılan kuvvet serisi.

Formal potansiyel : [ formal potansiyel, E° ] Elektrot reaksiyonunda yer alan bütün türlerin analitik derişimlerinin birim olduğu ve çözeltideki diğer türlerin derişimlerinin bilindiği zamanki, elektrot potansiyeli; ortama bağlı elektrot potansiyeli.

Formal yük : Nötral bir atomun değerlik elektronlarından, aynı atomun bileşiğindeki elektronların (Lewis yapısında) çıkarılmasıyla elde edilen sayı.

 

Formalin : Formaldehitin sudaki(%37-%50) çözeltisi. Formol. Formol çözeltisi.

Formalin pigmenti : Hücrelerin dışında bulunan hemoglobinin formalinle birleşmesi sonucu oluşan, uzun süre formalin çözeltisi içerisinde bekletilen kandan zengin doku örneklerinde oluşan çökelti. Kahverengi siyah veya yeşilimtırak siyah renkte, değişen büyüklüklerde ve köşeli granüller hâlinde görülür.

Formalitecilik : Formaliteci olma durumu.

Formaliteli : Formalitesi olan.

Formalitesiz : Formalitesi olmayan.

Protein kaynaklarının formaldehitle işlenmesi : Korunmuş protein.

Yağların formaldehitle işlenmesi : Yağca zengin materyal veya yağın formaldehitle işlenmiş proteinle emulsiye edilip korunması işlemi.

Formaldehit : Doymuş aldehitlerin ilk üyesi olan, renksiz, keskin ve yakıcı kokulu, mukozaları aşırı tahriş eden, kolayca alevlenen bir gaz.

Formalık : Forma yapmak için ayrılmış, forma yapmaya uygun. Herhangi bir sayıda forması olan.

Formalist : Biçimci. Bürokrat.

Formalite : Yerine getirilmesi kanunca zorunlu kılınan işlem. Önem verilmediği hâlde bir zorunluluğa bağlı olarak yapılmış olan biçimsel davranış.

Formaliteci : Özellikle resmî işlerde yöntemlere, tüzüklere sıkı sıkıya bağlanıp işlerin yürümesini güçleştiren kimse. Biçimci. Bir işi olduğundan fazla abartan, kurallara gereğinden fazla bağlı olan.

 

Formalizm : Biçimcilik.

Baş örtüsü : Kadınların saçlarını örtmek için kullandıkları örtü, başörtü, eşarp. Çarşaf. Taç.

Bağlanış : Bağlanma işi veya durumu.

Diğer dillerde Forfeyting anlamı nedir?

İngilizce'de Forfeyting ne demek ? : forfaiting