Fortunate türkçesi Fortunate nedir

Fortunate ile ilgili cümleler

English: I was fortunate to find a good job.
Turkish: Neyse ki iyi bir iş buldum.

English: He was so fortunate as it find a good job.
Turkish: İyi bir iş bulmak için çok şansı vardı.

English: I feel fortunate to have known you.
Turkish: Seni tanıdığım için kendimi şanslı hissediyorum.

English: He was so fortunate as to escape death.
Turkish: O, ölümden döndüğü için çok şanslı.

English: Ali volunteered a good deal of his time to helping those less fortunate than himself.
Turkish: Ali kendinden daha az şanslı olanlara yardım etmek için zamanının çoğunu harcamaya gönüllüydü.

Fortunate ingilizcede ne demek, Fortunate nerede nasıl kullanılır?

Be fortunate : İhya olmak. Uğurlu olmak. Şanslı olmak. Şans getirmek.

Was fortunate : Şans ondan yanaydı. Şanslıydı.

Fortunately : İyi ki. Bereket versin. Allah'tan. Neyse ki. Şans eseri. Bereket versin ki. Çok şükür. Şansa. Şükür ki. Tesadüfen.

Fortunateness : Şanslılık. İyi şans. Başarı. Mutluluk. Kısmetlilik.

Misfortunate : Talihsiz.

Fortuna : Kaliforniya eyaletinde şehir. Soyadı. (roma mitolojisi) talih tanrıçası. Amerika birleşik devletleri'nde birkaç şehir ve kasaba ismi. Kadın ismi. Kuzey dakota eyaletinde şehir.

 

Fortune cookie : Yiyen için içerisinde küçük bir kehanet içeren çin pastası. Talih kurabiyesi. Talih pastaları. İçinden fal çıkan çin kurabiyeleri. Şans kurabiyesi. Fal kurabiyesi.

Unfortunate : Yersiz. Başarısız. Olumsuzluk getiren. Kadersiz. Talihsiz. Kimsesiz. Zavallı. Mutsuz. Makus. Bahtsız.

Fortune cookies : Talih pastaları. İçinden fal çıkan kurabiyeler. Yiyen için içerisinde küçük bir kehanet içeren çin pastası.

Unfortunateness : Şanssız olma durumu. Kısmetsizlik. Talihsiz olma durumu. Zavallılık. Şanssızlık. Bereketsizlik. Nasipsizlik.

İngilizce Fortunate Türkçe anlamı, Fortunate eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fortunate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fortuitous : Beklenmedik. Tesadüfi. Rastlantı sonucu olan. Kazara. Kasıtsız. Geçici. Arızi. Şans eseri olan. Rastlantı sonucu.

Happy : Kutlu. Mutlu. Sevindirici. İyi. Şad. Ongun. Uygun. Yerinde. Sevinçli.

Jammy : Birinci sınıf. Şans. Kaliteli. Ballı.

Well : İyi. Bk. sahne altı. Kaynamak. Su kuyusu. Merdiven boşluğu. Memba. Pınar. Apartman boşluğu. Petrol kuyusu.

Felicitous : Uygun. Yerinde. İsabet. Hümayun. Mutlu. Münasip. İsabetli.

Blessed : Huzurlu. Mutluluk veren. Bereketli. Mübarek. Mutlu. Kutsanmış. Allah'ın. Kutlu. Kutsal.

Gleesome : Neşe dolu. Mutlu. Şen. Neşeli. Çok sevinçli. Zevk veren.

Benefic : Faydalı. Kazançlı. Karlı. Yararlı.

Elated : Coşkun. Memnun. Sevindirilmiş. Sevinçli. Mutlu. Kıvançlı.

Fortunate synonyms : heaven sent, auspicial, prosperous, providential, propitious, chancy, luckiest, privileged, born under a lucky star, beneficial, golden, advantageous, favourable, dexter, blest, well off, miraculous, lucky, salutary, happier, beneficent, better off, luckier, chancier, happiest, lucky dog, good, successful, in luck, auspicious, chanciest, sonsy.

 

Fortunate zıt anlamlı kelimeler, Fortunate kelime anlamı

Unlucky : Meymenetsiz. Fırsat yoksulu. Uğursuz. Başarısız. Şanssız. Bahtsız. Tekinsiz. Bahtı kara. Talihsiz. Aksi.

Underprivileged : İmkanları az olan. Temel sosyal haklardan yoksun. Temel sosyal olanakları kıt olan. Sosyal haklardan yoksun. Temel sosyal haklardan mahrum. Başkalarına sağlanan imkanları olmayan.

Unfortunate : Makus. Şanssız kimse. Şanssız. Bahtsız kimse. Kara bahtlı. Uygunsuz. Talihsiz. Bahtsız. Zavallı. Kimsesiz.

Fortunate antonyms : unsuccessful, cursed.

Fortunate ingilizce tanımı, definition of Fortunate

Fortunate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Auspicious. Coming by good luck or favorable chance. A fortunate investment. A fortunate concurrence of circumstances. Bringing some good thing not foreseen as certain. As, a fortunate event. Presaging happiness.