Fotoğraf nedir, Fotoğraf ne demek

Fotoğraf; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Fotoğraf" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Bu adam iyi fotoğraf veriyor." - A. İlhan
  • "Atatürk'ün hemen herkesin gördüğü, mektep kitaplarına kadar geçmiş bir fotoğrafı vardır." - A. H. Tanpınar

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Görüntülükte devinimsiz bir görüntü sağlamak için kullanılan bir dizi özdeş resim.

Bir filmdeki resimlerden çıkarılan fotoğraf, film fotoğrafı.

Fotoğraf aygıtıyla elde edilen resim; bir film görünçlüğünün, bir film çalışmasının ya da bir oyuncunun, fotoğraf aygıtıyla saptanmış resmi.

İngilizce'de Fotoğraf ne demek? Fotoğraf ingilizcesi nedir?:

photo (graph), picture, still

Fotoğraf hakkında bilgiler

Fotoğraf (Eski Yunanca φῶς (fos), φωτός (fotos)), “ışık (gök cisimlerinin)“, “aydınlık“ ve γράφειν (grafein), “çizmek“, “kazımak“, “resim yapmak“, "yazmak" kelimeleri birleştirilerek türetilmiş bir isimdir. Kelime anlamı, ışık yardımı ile iz bırakmaktır. Fotoğraf, cisimlerden yansıyan elektromanyetik radyasyonun toplanıp odaklanmasıyla oluşturulur. En yaygın rastlanan fotoğraflar insan gözünün görebileceği kalıcı görüntüler meydana getirin dalga boylarıyla olan fotoğraflardır.

 

Fotoğrafta en önemli unsur ışıktır. Işık üzerine vurduğu nesneleri görülebilir kıldığı gibi, fotoğraf oluşumunu da sağlar. Bu yüzden fotoğrafı çekecek makinedeki objektif de önem arzetmektedir. Objektifin diyafram değeri ne kadar küçükse içeriye giren ışık miktarı da o kadar çok olacağından fotoğraf çekiminde daha yüksek enstantaneler kullanılabilinecektir. Diyafram'ın 1, olması objektife gelen ışığın tamamının sensöre düşmesidir. Kaliteli ve pahalı lenslerin diyafram değerleri genel olarak 2,8 ve daha düşüktür.

Fotoğrafın çekilebilmesi için ışık şarttır. Işık herhangi bir kaynaktan cisime gelir. Cisimden yansıyan ışık bir algılayıcıya yani göze ya da filme ya da sensore geldiği zaman görünür olur ve renkleri konusunda bilgi verir. Cisimlerin renkleri üzerine gelen ışığın ışık ısısı ve ne kadarını absorbe edip ne kadarını hangi dalga boyunda yansıttığına göre algılanır. Örneğin beyaz duvar sarı ışık ile aydınlatıldığında sarı, mavi ışık ile aydınlatıldığında ise mavi renk olarak görünür. Ancak kırmızı renkli cisim yeşil ışık ile aydınlatıldığında siyah gözükebilir.

 

Objektifler ilk kamera sayılan camera obscuradan bu yana gelişme göstererek optik kusurları neredeyse tamamen giderilmiş hale gelmişlerdir. Geniş açı , normal odaklı ve tele objektif olarak kabaca 3 gruba toplanabilir. Aynı zamanda sabit odaklı ve değiştirilebilir odaklı(zoom) objektifler olarak iki ayrı grupta da toplanabilir.

Fotoğraf ile ilgili Cümleler

  • Kaç tane fotoğraf çektin?
  • Jale'nin fotoğraflarını albümüme koymak istemedim.
  • Fotoğraf çekiyor musun?
  • Fotoğraf çekebilir miyim?
  • Lütfen bana fotoğrafını gönder.
  • Fotoğraf çekebilirsin.
  • Fotoğraf bir grup kongre katılımcılarını gösteriyor.
  • Web sitelerinde benim fotoğrafımı kullanmaları için onlara izin verdim.
  • Bana senin bir fotoğrafını gönderebilir misin?
  • Ben fotoğraf çekmeyi severim.
  • Bana bir fotoğraf gönderebilir misiniz?
  • Fotoğraf bir aldatmacaydı.
  • Fotoğraf çekebilir misin?
  • Fotoğraf çekimi eğlencelidir.

Fotoğraf anlamı, kısaca tanımı:

Görüntü : Sayı doğrusu üzerinde bir sayıya karşı gelen nokta. Herhangi bir nesnenin mercek, ayna vb. araçlarla oluşturulan biçimi, hayal. Manzara. Gölge oyununda Karagözcünün perdeye yansıttığı görsel malzeme. Bir film üzerinde sıralanmış resimlerin gösterici yardımıyla ekrana art arda düşürülmesi sonunda hareketin yeniden kurulmasıyla ortaya çıkan görünüş, görüntülük üzerindeki hareketli resimler bütünü. Gerçekte var olmadığı hâlde varmış gibi görünen şey, hayalet.

Sabit : Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış. Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan. Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan.

Foto : Işık. Fotoğraf.

Fotoğraf çekmek : Fotoğraf makinesiyle görüntü tespit etmek.

Fotoğrafını almak : Fotoğraf makinesiyle görüntüsünü tespit etmek.

Fotoğrafhane : Fotoğrafçının çalıştığı, fotoğraf çekilen veya fotoğraf makinesi satılan yer, fotoğrafçı.

Fotoğraf makinesi : Fotoğraf çekerken görüntüyü duyarlıklı yüzey üzerinde tespit etmeye yarayan cihaz.

Enstantane fotoğraf : Enstantane.

Vesikalık fotoğraf : Resmî belge için gerekli olan, yüzün belirgin olarak seçildiği, belli ölçülerdeki fotoğraf, vesika fotoğrafı, vesikalık, vesikalık resim.

Aile fotoğrafı : Aile bireylerinin bir arada bulunduğu fotoğraf. Belli bir konuda iş birliği yapan güçlü kişilerin ortaya koyduğu görüntü.

Vesika fotoğrafı : Vesikalık fotoğraf.

Fotoğrafçı : Fotoğrafhane. Fotoğraf çeken veya basan kimse.

Fotoğrafçılık : Fotoğrafçının yaptığı iş.

Fotoğraflama : Fotoğraflamak işi.

Fotoğraflamak : Fotoğrafla tespit etmek, fotoğrafını çekmek, görüntülemek.

Aynı fotoğraf karesinde yer almak : Aynı karede yer almak.

Su altı fotoğrafçılığı : Su altında fotoğraf çekme mesleği veya işi.

Araç : Bir iş yapmakta veya sonuçlandırmakta gücünden yararlanılan nesne. Kişiler veya nesneler arasında bağlantı sağlayan şey, vasıta. Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Taşıt.

Malzeme : Gereç. Bir eserin hazırlanmasında yararlanılan bilgi ve kaynakların tamamı.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz.

Yöntem : Bilimde belli bir sonuca erişmek için bir plana göre izlenen yol, metot. Bir amaca erişmek için izlenen, tutulan yol, usul, sistem, prosedür, politika.

Aktar : Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.

Resim : Bazı eşyadan ve işlerden alınan vergi veya harç. Varlıkların, doğadaki görünüşlerinin kalem, fırça gibi araçlarla kâğıt, bez vb. üzerinde yapılmış olan biçimleri. Fotoğraf. Tören. Bunu yapmak için gerekli yöntemleri öğreten sanat. Açık gösterge, kesin sonuç.

Yunan : Yunanistan'da yaşayan veya Yunanistan halkından olan kimse, Yunanistanlı, palikarya.

Fotoğraf aygıtı : Fotoğraf çekmekte kullanılan aygıt.

Fotoğraf lambası : Fotoğrafı çekilecek nesneleri aydınlatmaya yarayan, çoğu zaman yansıtıcılı, ışık etkinliği özellikle yüksek akkor lamba.

Fotoğraf parlaklığı : Renk duyarlığı tanımlanmış, fotoğraf plaklarıyla çekilen yıldız resimleri üzerinde ölçülen parlaklık.

Fotoğraf tarzı : Olayları, varlıkları fotoğrafla çekilmişçesine son derece nesnel bir halde anlatma tarzı.

Fotoğrafla ödünç verme yöntemi : Ödünç vermeyi 35 mm.lik film üzerine fotoğrafla saptama yöntemi.

Diğer dillerde Fotoğraf anlamı nedir?

İngilizce'de Fotoğraf ne demek? : [Photograph] n. photo, photograph, shot

Fransızca'da Fotoğraf : photographie [la], photo [la]

Almanca'da Fotoğraf : n. Bild, Foto, Fotografie, Photo

Rusça'da Fotoğraf : n. фотография (F), фото (N), карточка (F), фотокарточка (F), фотоснимок (M)