Freedom türkçesi Freedom nedir

  • Onursal üyelik.
  • Hürriyet.
  • İnsanların doğa ve toplumun nesnel yasalarını bilinçli olarak kullanabilmeleri, böylece toplumsal gelişmeyi amaçlı olarak gerçekleştirebilmeleri, toplumun da, bireyin de gelişimi için zorunlu olan bütün özdeksel ve tinsel ön koşulları yaratabilmeleri durumu. genel olarak ya da belirli bir konuda kısıtlamalardan bağımsız olma.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • İrade.
  • Özgürlük.
  • Bağımsızlık.
  • Fahri üyelik.
  • Erkinlik.
  • Açık sözlülük.
  • Laubalilik.
  • Seçme hakkı.
  • İhtiyar.
  • İstiklal.
  • Muafiyet.

Freedom ile ilgili cümleler

English: Everyone has the right to freedom of peaceful assembly and association.
Turkish: Her şahıs saldırısız toplanma ve dernek kurma ve derneğe katılma serbestisine maliktir.

English: Everyone has the right to freedom of opinion and expression; this right includes freedom to hold opinions without interference and to seek, receive and impart information and ideas through any media and regardless of frontiers.
Turkish: Her ferdin fikir ve fikirlerini açıklamak hürriyetine hakkı vardır. Bu hak fikirlerinden ötürü rahatsız edilmemek, memleket sınırları mevzubahis olmaksızın malümat ve fikirleri her vasıta ile aramak, elde etmek veya yaymak hakkını içerir.

English: Everyone has the right to freedom of thought, conscience and religion; this right includes freedom to change his religion or belief, and freedom, either alone or in community with others and in public or private, to manifest his religion or belief in teaching, practice, worship and observance.
Turkish: Herkesin, fikir, vicdan ve din hürriyeti hakkı vardır; bu hak, din veya kanaat değiştirmek hürriyeti, dinini veya kanaatini tek başına veya topluca, açık olarak veya özel surette, öğretim, tatbikat, ibadet ve ayinlerle izhar etmek hürriyetini içerir.

 

English: At last, they purchased freedom with blood.
Turkish: Nihayet, onlar kanla özgürlüğü satın aldı.

English: A great number of students battled for freedom of speech.
Turkish: Çok sayıda öğrenci konuşma özgürlüğü için savaştı.

Freedom ingilizcede ne demek, Freedom nerede nasıl kullanılır?

Freedom and necessity : Özgürlük ve zorunluluk. İnsanların etkinlikleri ile doğanın ve toplumun nesnel yasaları arasındaki ilişki, bk. özgürlük, zorunluluk.

Freedom fighter : Mücahit. Özgürlük savaşçısı.

Freedom fighters : Bağımsızlık için savaşan grup (genellikle totaliter rejimden). Özgürlük savaşçısı. Özgürlük savaşçıları.

Freedom from care : Kaygısızlık.

Freedom of action : Sınırsız hareket özgürlüğü. Hareket serbestisi. Bağımsız olarak hareket etme özgürlüğü. Hareket özgürlüğü.

Freedom of association and protection of the right to organise convention : .

Freedom of association : Dernek özgürlüğü. Cemiyet özgürlüğü. Devlet tarafından müdahale edilmeden gruplar veya örgütler kurma hakkı. Örgütlenme özgürlüğü.

Freedom of speech : Konuşma özgürlüğü.

 

Freedom of conscience : Bireyin ahlak duygularına veya vicdanına göre hareket etme özgürlüğü. Vicdan hürriyeti.

Freedom of entry : Giriş serbestisi. Firmaların bir endüstri veya piyasaya girişinde herhangi bir engelle karşılaşmaması. Giriş serbestliği.

İngilizce Freedom Türkçe anlamı, Freedom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Freedom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Suffrages : Oy kullanma hakkı. Oy. Oy hakkı.

Decision : Hüküm. Kararlılık. Emir. Tüzel karar. Bilgisayar, hukuk, voleybol, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Hakemin türlü davranışlara ve durumlara uyan kuralları uygulaması. Sonyargı. Karar metni. Ara kararı.

Oldie : Moruk. Soğuk espri.

Detachedness : Farklılık. -e bir başka örnek. Ayrılık. Ayrı olma. Ayrılmışlık. Tarafsız olma. Tarafsızlık.

Autonomies : Bir milletin kendi kendini idare hakkı. Otonomi. Özerklik. Muhtariyet.

Fiats : Karar. Buyruk. Resmi izin. Emir. Yetki. Hüküm.

Civil liberty : Beşer hukuku. İnsan hakları. Kişisel özgürlük. Süreç içerisinde başkasına zarar vermediği müddetçe kişinin istediğini yapabilmesi hakkı. Kişisel dokunulmazlık.

Candor : Açıkyüreklilik. Doğruluk. Açıklık. Toksözlülük. Açık kalplilik. İyi kalplilik. Samimiyet. Tarafsızlık. İçtenlik.

Alienation : Aliyenasyon. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Aralarını açma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Ötekileştirme. Yabancı emek. Devir. Soğutma. Devretme. Dengesizlik.

Choice : Güzide. Seçkinler. Kaliteli. Elit. Seçkin. Üstün. Tercih. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Çare.

Freedom synonyms : political liberty, svoboda, grandfather clause, free rein, diplomatic immunity, levity, exonerations, waiver, amnesty, familiarity, fiat, freewill, adaptive behavior, indemnity, irresponsibleness, independency, eligibility, blank check, liberty, right of choice, outspokenness, aged, behests, promethean, decreeing, aesthetic, unfree, immunities, freedoms, blank cheque, gaffers, suffrage, independence.

Freedom zıt anlamlı kelimeler, Freedom kelime anlamı

Unfree : Özgürlüğü iptal etmek. Özgür veya serbest olmayan. Tekrar yakalamak.

Free : Erkin. Serbest. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Rahatlatmak. Bedava. Ücretsiz. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan. Özgür. Serbestçe. Bağımsız.

Susceptibility : Duyarlık. Yatkınlık. Suseptibilite. Duyarlılık. Alınganlık. Uygulanan kıvıl ya da mıknatıs alana göre, özdeğin içindeki bir noktada alanın ne olacağını bildiren katsayı. Hassaslık. Etkileniriik. Hassasiyet. Hastalığa bağışıklık olmaması.

Freedom ingilizce tanımı, definition of Freedom

Freedom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being free. Exemption from the power and control of another. Independence. Liberty.