French türkçesi French nedir

  • Fransa ile ilgili.
  • Etten kemiği ayırmak.
  • Fransız.
  • Sebzeleri veya eti pişirmek için ince ince dilimlemek.
  • Fransızlar.
  • Bir kişiye oral seks yapmak.
  • Fransız öpücüğü vermek.
  • Fransızca ile ilgili.
  • Fransızca.

French ile ilgili cümleler

English: "I can count from 1 to 100 in French now." "Wow that's great. How about counting backwards from 100 to 1?" "No, that's still impossible for me."
Turkish: "Ben şimdi Fransızca 1'den 100'e kadar sayabilirim." "Vay bu harika. Peki 100'den 1 kadar geriye doğru saymaya ne dersin?" "Hayır, o benim için hala imkansız."

English: "Speak to me in French too - not just in German!" "No, because once I start, it'll become a habit and then how am I supposed to improve my German?"
Turkish: "Benimle Fransızca da konuş, sadece Almanca değil!" "Hayır, çünkü bir kez başlarsam bu bir alışkanlık olacak ve ben nasıl Almancamı geliştireceğim?"

English: A French language edition of this novel has also been published.
Turkish: Bu romanın Fransızca dilindeki edisyonu da yayınlandı.

English: "The Little Prince" by Antoine de Saint-Exupéry has been translated from French into many languages.
Turkish: "Küçük prens" Antoine de Saint-Exupéry tarafından fransızca dilinden bir çok dile çevirildi.

English: "The French language flows." "Yes, like diarrhea flows."
Turkish: "Fransızca dili akar." "Evet, bir ishalin aktığı gibi."

 

French ingilizcede ne demek, French nerede nasıl kullanılır?

French barley : Frenkarpası. Frenk arpası.

French bean : Çalı fasulye. Taze fasulye.

French beans : Çalı fasulyesi. Taze fasulye.

French brace : Panoları tutturmak için çerçeve köşelerine konulan destek. Köşe desteği.

French brandy : Konyak.

French curtain : Bir yandan yukarı doğru açılırken, öbür yandan çapraz olarak yanlara doğru açılan tiyatro perdesine verilen ad. Fransız perdesi.

French dairy simmental cattle : Fransa’dan köken alan, 1 yüzyılda fransa’ya getirilen bernese ırkından orijin alan, kırmızı beyaz alaca renkli, et ve süt verimi yönünde yetiştirilen sığır ırkı. Fransız sütçü simental sığırı.

French bread : Baston francala. Fransız ekmeği (francala). Baget. Dar uzun ekmek. Francala. Fransız ekmeği.

French door : Camlı kapı. Çift kanatlı camlı kapı. Balkon kapısı.

French capital : Fransa'nın başkenti.

İngilizce French Türkçe anlamı, French eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak French ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gaul : Galya. Galyalı.

Romance : Kuyruklu yalan. Cazibe. Uydurmak. Düşsel nitelik. Macera. İçli aşk ve serüven romanı. Şişirmek. Düş. Büyü. Latince kökenli diller.

 

Latinian language : Latin dil ailesinden diller. Latin dili.

Walloon : Valon dili. Valon.

Frenchmen : Fransız erkeği.

Frenching : Et veya pirzoladan iç yağı veya kemik kesmek. Sebzeleri veya eti pişirmeden önce ince dilimlere kesmek. French.

Frenchie : (resmi olmayan) fransız olan kişi. Fransa'nın yerlisi ya da vatandaşı (ayrıca frenchy).

Gallic : Galya'ya ait. Fransa'ya ait. Galyumlu. Galik. Gal diline ait. Galyuma ilişkin. Gallik. Galya ile ilgili.

Gaullic : Galya'ya özgü (batı avrupa'da antik bölge). Galya ile ilgili. Fransa'ya özgü.

French synonyms : langue d'oc french, langue d'oc, old north french, romance language, langue d'oil french, norman french, anglo french, langue d'oil, french language, frenchman, canadian french, anglo norman, franco, frenches, frenchy, the french, frenched, old french.

French zıt anlamlı kelimeler, French kelime anlamı

Uncommunicative : Çekingen. Az konuşur. Ağzı sıkı. Konuşkan olmayan. Az konuşan. Ketum.

French ingilizce tanımı, definition of French

French kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to France or its inhabitants. The language spoken in France.