Frengi nedir, Frengi ne demek

Frengi; denizcilik, tıp alanlarında kullanılan bir terimdir. kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Genellikle cinsel birleşmelerle bulaşan, tedavi edilmediğinde inme, körlük, delilik vb. sonuçlara kadar varan, döle de geçerek vücutça ve akılca sakat bir soyun yetişmesine yol açan bir hastalık, yenirce, sifilis
  • Gemi güvertelerinde, suların dışarıya akması için bordalara açılan delik.

Yerel Türkçe anlamı:

Kilidin zemberek kısmı.

Yapılarda direklerin arasına eğik olarak çakılan direk.

Frengi hakkında bilgiler

Frengi (Sifiliz), spiroket bakterisi Treponema pallidum pallidum alttürünün sebep olduğu cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. Bulaşmanın başlıca rotası cinsel temastır; aynı zamanda anneden cenine, hamilelik ya da doğum sırasında bulaşabilir, bu doğuştan gelen frengi ile sonuçlanır. Treponema pallidum ile alakalı olarak insanlarda görülen diğer hastalıklar arasında veremdutu (pertenue alttürü), pinta(carateum alttürü) ve endemik frengi (endemicum alttürü) bulunmaktadır.

Frenginin bulgu ve belirtileri, ortaya koyduğu dört aşamaya göre değişkenlik gösterir (birincil, ikincil, latent ve üçüncül). Hastalığın ilk aşamasında klasik olarak şankr/çıban (sert, ağrısız, kaşıntısız bir deri ülseri) ortaya çıkar, ikincil frengide, çoğu zaman avuç içleri ve ayak tabanlarında yayılmış döküntü görülür, latent frengi az belirti gösterir ya da hiç göstermez, üçüncül frengi ise frengi kabarcıkları, nörolojik veya kardiyolojik belirtiler sergiler. Fakat, bu hastalık, sıklıkla görülen atipik görüntüler ortaya koyduğu için “büyük kopyacı” da olarak bilinmektedir. Teşhis genellikle kan testleri yoluyla konulur; ancak bakteriler mikroskop altında da görülebilir. Frengi, antibiyotikler ile etkili bir şekilde tedavi edilebilir, özellikle kas içi penisilin G (nörosifiliz için damar içi olarak verilen) tercih edilir, yoksa seftriakson kullanılır, penisiline karşı şiddetli alerjisi olanlarda ise oral doksisiklin ya da azitromisin uygulanır.

 

Frenginin 1999 yılında dünya çapında 12 milyon insana bulaştığına inanılmaktadır ve vakaların %90’dan fazlası gelişmekte olan ülkelerde görülmüştür. 1940’larda penisilinin yaygın bir şekilde bulunması sayesinde çarpıcı biçimde azalan hastalık oranları, milenyumun başında insan bağışıklık eksikliği virüsü (HIV) ile kombinasyon halinde birçok ülkede artmıştır. Bu artış kısmen erkeklerle seks yapan erkekler arasındaki korunmasız cinsel uygulamalar, artan rastgele cinsel ilişkide bulunma, fuhuş ve bariyer yöntemleriyle korunmanın azalması ile ilişkilendirilir.

Frengi, dört farklı aşamadan birinde kendini gösterebilir: birincil, ikincil, latent ve üçüncül, dahası ırsi de olabilir. Frengi, kendini farklı görüntülerle ortaya koyduğu için Sir William Osler tarafından “büyük kopyacı” olarak adlandırılmıştır.

 

Frengi kısaca anlamı, tanımı:

Genel : Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne).

Cinsel : Cinsiyetle ilgili, cinsî, eşeysel, seksüel.

Tedavi : Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme. Çeşitli yöntemlerle hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma, terapi.

Sonuç : Öz, özet. Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü.

Hastalık : Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Ruh sağlığının bozulması durumu. Aşırı düşkünlük, tutku.

Fren : Bir makinenin, herhangi bir taşıtın hızını kesmeye veya onu durdurmaya yarayan mekanizma.

Birleşme : Birleşmek işi.

Edilme : Edilmek işi.

Delilik : Deli olma durumu, cinnet.

Varan : Bir olayın tek kalmayıp arkadan daha başkalarının gelebileceğini anlatmak için birden başlayarak sıra ile sayıların başına getirilen bir söz.

Vücut : İnsan veya hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Akıl : Düşünce, kanı. Bellek. Öğüt, salık verilen yol. Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us.

Sakat : Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü. Bozuk veya eksik.

Bakteri : Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.

Frengi asalağı : En çok 13 mikron uzunluğunda ve 0.3 mikron eninde olup, 9-10 keskin kıvrımlı bir burguyu andıran ve frengililerin hemen bütün dokularında rastlanabilen pek ilkel hayvan.

Frengi çıbanı : Frengi hastalığının ilk belirtisi olarak, vücudun çeşitli bölgelerinde, en çok da üreme organlarında ortaya çıkan ağrısız çıban; frengi çiçeği, frengi yarası.

Frengi uru : Frengi kökenli şişkinlik

Frengili : Frengi hastalığına tutulmuş olan.

Frengistan : Osmanlılarca Avrupa'ya verilen ad.

Diğer dillerde Frengi anlamı nedir?

İngilizce'de Frengi ne demek? : adj. syphilitic

n. syphilis, lues, pox

n. frank

Fransızca'da Frengi : syphilis [la], vérole [la]

Almanca'da Frengi : n. Franzosenkrankheit, Speigatt, Syphilis

Rusça'da Frengi : n. сифилис (M), шпигат (M)