Frock türkçesi Frock nedir

  • Frak.
  • Kadın giysisi.
  • İş elbisesi.
  • Cüppe giydirmek.
  • Rop.
  • Cüppe.
  • Geniş elbise.
  • Dini göreve atamak.
  • Elbise.
  • Redingot.
  • Cübbe.

Frock ingilizcede ne demek, Frock nerede nasıl kullanılır?

Frock coat : Redingot. Frak.

Smock frock : İş önlüğü. İş gömleği.

Frocked : Geniş elbise. Elbise. Papazlığa atamak. Cüppe. Dini göreve atamak. İş elbisesi. Rop. Cübbe. Frak. Cüppe giydirmek.

Frocking : Frak. Elbise. Cüppe giydirmek. Dini göreve atamak. Geniş elbise. Rop. Cüppe. İş elbisesi. Kadın giysisi. Papazlığa atamak.

Frocks : Elbise. Geniş elbise. Redingot. İş elbisesi. Cüppe giydirmek. Dini göreve atamak. Rop. Frak. Cübbe. Kadın giysisi.

Disfrocked : Papazı makamından almak. Papazlıktan çıkarmak. Elbisesini çıkarmak. Papazlık makamından almak.

Unfrocking : Papazlıktan çıkarmak. Elbisesini çıkarmak.

Unfrocked : Papazlıktan çıkarmak. Elbisesini çıkarmak.

Unfrock : Papazlıktan çıkarmak. Elbisesini çıkarmak.

Defrocking : Papazı makamından etmek. Meslekten menetmek. Papazlıktan çıkarmak.

İngilizce Frock Türkçe anlamı, Frock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Zip fastener : Fermuar.

Clothe : Zenginleştirmek. Bürümek. Üstünü örtmek. Sarmak. Güzel bir dille anlatmak. Giysi sağlamak. Giydirmek. Örtmek. Kaplamak. Renklendirmek.

 

Robes : Lata. Giysi. Uzun elbise. Sabahlık. Bornoz. Kaftan.

Shift : Bir bilgi birimindeki öğeleri (ikilleri, sayamakları, damgaları) sola ya da sağa doğru taşıma, bk. aritmetiksel kaydırma, mantıksal kaydırma. Ekip. Çözüm. (araçtaki yük) bir tarafa kaymak. Değişme. Geçirmek (bir yerden başka bir yere). Değiştirmek. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Çare. Yer değiştirme.

Smock : Büzgü yapmak. Büzgü yapmak (bluz vb.). Gömlek. Elbisede petek büzgü yapmak. Önlük. Petek büzgü. İş önlüğü. Önlük (ilikli ve kollu). Büzgülü bol gömlek.

Caparisoning : Haşe. Örtü. Süsleme. Giysi. Donatmak. Giyecek. Süslemek. Haşe örtmek. Eyer örtüsü.

Appareling : Giysi. Kıyafet. Giyim kuşam. Kılık. Süs. Donatmak. Üst baş. Giyecek. Esvap.

Clothes : Esvap. Çul. Giysi. Üstbaş. Yatak takımları. Örtüler. Giyim kuşam. Üst baş. Giyecek.

Hemline : Etek ucu. Kıvrım yeri çizgisi. Etek. Etek çizgisi. Etek boyu. Elbise veya paltonun etek kenarı.

Frock synonyms : coatdress, woman's clothing, shirtdress, mother hubbard, enclothe, pinny, frock coat, frocking, cassocks, gown, coveralls, swallow coat, gaberdine, frocked, gowned, overalls, garb, clawhammer coat, evening dress, costumed, apparel, pinafore, penguin suit, dungaree, caparisons, kirtle, vest, dress suit, sheath, caparisoned, attire, dress, jumper.

 

Frock zıt anlamlı kelimeler, Frock kelime anlamı

Undress : Gündelik elbise. Üniforma. Dökülüp saçılmak. Soyunmak. Ev elbisesi. Sargısını açmak. Soymak. Elbiselerini çıkarmak. Giysilerini çıkarmak.

Frock ingilizce tanımı, definition of Frock

Frock kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, a coarse shirtlike garment worn by some workmen over their other clothes. A smock frock. As, a marketman`s frock. A loose outer garment. Especially, a gown forming a part of European modern costume for women and children. To clothe in a frock.